• $28,9919
  • €31,2252
  • 1866.62
  • 7913.76
12 Haziran 2023 Pazartesi

Önce helalleşme sonra hakaret

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu helalleşme çağrısı yapmıştı. CHP'nin toplumun çeşitli kesimlerinde açtığı yaraları sarmak amacıyla bir helalleşme kampanyası başlatmıştı. Ancak helalleşmenin seçim çalışmaları kapsamında yürütülen bir siyasal propaganda olduğunu o dönemde de söylemiştik. Zira Kılıçdaroğlu, mesela başörtülülerle helalleşmeyi kişisel olarak ifade ederken kurumsal hiçbir özür beyan edilmedi. Seçimi kaybettikten sonra millete yönelik hakaretleri ise helalleşmenin sadece seçim nedeniyle uygulamaya konulan bir propaganda faaliyeti olduğu daha net biçimde görüldü.

Seçimden 12 gün sonra bir televizyon programına katılan Kılıçdaroğlu'na seçimi kaybetmesinin nedenleri soruluyor. "TRT izleyen köylüler" cevabıyla milleti aşağılıyor. "Kentlerde oturan insanların tamamı demokrasiden yana oy kullandı" diyen Kılıçdaroğlu, "Okuyan, tartışan, özgürlükçü, sosyolojik olarak kentli dediğimiz kitle yüzde 51 oranında Kılıçdaroğlu demiş." diye devam ediyor. Bu cümleleri duyunca insan gerçekten şaşırıyor. Kentlerde oturan ve Kılıçdaroğlu'na oy verenler demokrasiden yana oy kullanıyorsa kırsalda oy kullananlar neden yana oy kullanmış oluyor? Kılıçdaroğlu kendisine oy verenleri "okuyan, tartışan ve kentli" olarak görüyor. Kendine oy vermeyenler ise okumayan, köylü ve cahiller öyle mi? Kılıçdaroğlu'nun CHP'ye ve kendine oy vermeyenlere yönelik hakaretleri yeni bir durum değil.

Hatırlayalım; Kılıçdaroğlu, 24 Kasım 2020 tarihinde Öğretmenler Günü'nde partisinin grup toplantısında partisine oy vermeyen öğretmenleri hedef alarak "Hâlâ iktidarın peşinde giden öğretmen varsa, kimse kusura bakmasın, ben ona öğretmen demem" demişti. Benzer açıklamaları esnaflar, emekliler, hakimler, sanatçılar ve birçok meslek grupları içinde yapmıştı.

Son 21 yıldır AK Parti karşısında sürekli yenilgi yaşayan CHP, yenilginin nedeni olarak gördüğü milleti suçladı. CHP'ye genel başkan olduğu günden bugüne girdiği her seçimi kaybeden Kılıçdaroğlu da benzer şekilde vatandaşı suçladı. CHP elitleri kaybettikleri her seçim sonrasında millete makarnacılar, göbeğini kaşıyan adamlar, cahiller, eğitimsizler gibi haksız ithamlarda bulundular.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2021 yılında katıldığı çevrim içi toplantıda bir defa daha "makarnacı" hakaretini kullandı. Kılıçdaroğlu, "Aile destekleri sigortasını, 1974 yılında Türkiye Cumhuriyet devleti Parlamento'da Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 102 sayılı sözleşmesini kabul ederek, aile destekleri sigortasının getirilmesini taahhüt etmiştir. Bu yasayı çıkarmıyorlar. Neden? Yoksulluğu yönetmek ve yoksulların oylarını almak için. Onlara; bak sana bir paket yardım yaptım, sana şu paketi verdim, sana makarna verdim, sana şunu verdim. Sen de bana oyunu ver." ifadelerini kullandı. İzzetiyle yaşayan milletimizi bir makarnaya oy tercihini değiştiren onursuz insanlar olarak nitelemek bu milleti tanımamaktır. O nedenle 14 Mayıs 1950 tarihinden beri seçimlerden ağır yenilgiler almaya devam ediyorlar.

CHP sadece bugün değil 1950'den itibaren kaybettiği her seçimden sonra "aldatılmış seçmen" söylemini kullanarak milletimizi suçladı. Kılıçdaroğlu'nun köylüler ve köylerle ilgili açıklamaları ülkenin gerçeklerinden ne kadar uzak olduğunu da gösteriyor. Sözde sosyal demokrat bir partinin bu sınıfsal yaklaşımı akıl tutulmasıdır. Vatandaşları kategorize ederek oy vermediği için aşağılayıcı ifadeler kullanmak CHP'nin tarihsel mirası olduğu gibi milletimizin kahir ekseriyetinin CHP'yi sürekli olarak sandıkta yenmesi de tarihi bir mirastır. Bu dışlayıcı, ötekileştirici söylemleri nedeniyle önümüzdeki seçim propagandası döneminde helalleşecek yeni kesimler ortaya çıkarmak da Kılıçdaroğlu'nun CHP'ye bırakacağı miras gibi görünüyor.

Anne, bebek ve çocuk festivali kapılarını açtı

Dikkat: Bu otomobiller 350 bin TL ile 450 bin TL arası! Kaçıran adeta pişman oluyor

Gaziantep sise büründü

ŞOK 9 Aralık kataloğu: 2359 TL'ye airfyer, 7299 TL'ye dik süpürge fırsatı!