• $28,8906
  • €31,2438
  • 1863.01
  • 7913.76
30 Haziran 2023 Cuma

Kutsallarımıza saldırmak özgürlük öyle mi?

Kurban bayramını idrak ettiğimiz günlerdeyiz. Kestiğimiz kurbanların temel amacı Allah'a yakın olduğumuzu göstermektir. Zira bizi Allah'a yaklaştıran şeylere kurban denilir. Bayramlarda ailelerimiz, komşularımız, dostlarımız ve millet olarak ortak değerlerimizi yaşatarak onlarla yakınlaşırız. Çocukluk dönemlerimizin en unutamadığımız zamanları bayramlardır. Çünkü en güzel hatıralarımız o dönemlerde yaşanmıştır. Kurban bayramında insanların en önemli üç hasletini de hatırlarız. Hz. Hacer'in samimiyetini, Hz. İbrahim'in sadakatini ve Hz. İsmail'in teslimiyetini.

Bayramlarda büyükşehirler boşalır. Bu bayram biraz daha fazla olduğunu müşahede ettim. Bu seyahatler sıla-i rahim için yapılırsa bayramın ruhuna uygun olur. Ancak bayramı aile, komşu, eş-dost ziyaretleri dışında bireysel bir tatil olarak algılamamak gerekir. Bayramı ruhuna uygun biçimde idrak edersek geleneklerimizin devamını sağlar, çocuklarımızın sosyalleşmelerine imkân verir, yolumuzu gözleyen büyüklerimizin hasretlerini gideririz.

Divan-ı Lügati't-Türk'te bayram kelimesi Farsça bezrem/bezram olarak geçiyor. Anlamı 'sevinç' ve 'eğlence' günü demektir. Müslümanların böyle anlamlar yüklediği bilindiği için de saldırıları bugünlerde yapan kötü niyetliler var. Müslümanların kutsal değerlerine saldırarak öfkelenmemize neden oluyorlar. Geçmiş dönemlerde İsrail'in Filistin'e saldırıları, Peygamber efendimize, kutsal kitabımıza ve Müslümanlara saldırıların bazıları bayramlarda yapılmıştı. Şimdi de yine bir bayram günü İsveç'te Stockholm camisinin önünde bir sapkın tarafından Kur'an-ı Kerim yakıldı. Ocak ayında ise bir başka sapkın olan Rasmus Paludan, Stockholm'deki Türk büyükelçiliği önünde aynı saldırıyı gerçekleştirmişti. Üstelik bu alçak saldırıları polislerin koruması altında yapmıştı.

Peygamber efendimize, camilerimize ve kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'e yönelik saldırıların arttığı bir dönemdeyiz. Üstelik bu saldırıların insan hakları konusunda mangalda kül bırakmayan ülkelerde olması dikkat çekiyor. Konu İslam ve Müslümanlar olunca insan hakları görmezden geliniyor. Peygamber efendimize hakaret içeren yayınları düşünce özgürlüğü gören ülkeler başörtüsünü yasaklıyor. Herkesin özgür olarak yaşam tarzına saygı duyduğunu söyleyen ülkeler çarşafı yasaklıyor.

Dünya genelinde yükselen İslam karşıtlığı ve Müslüman düşmanlığı hastalıklı bir düşüncenin ortaya çıkardığı nefret suçudur. İsveç'in meseleye sadece Türkiye'nin NATO'ya üyeliklerini engelleyeceği için bakmaları da bu hastalıklı bu düşüncenin başka bir tarafı. Zira İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, saldırı hakkında "Yasal ama uygun değil. Sakin olunması ve İsveç'in uzun vadeli çıkarları için neyin en iyi olduğunu düşünmesi gereken bir zamanda yaşıyoruz" diyor. Milyarlarca Müslümanı inciten ve yaralayan bir eylemi yasal olarak tanımlıyor ve ülkesinin çıkarlarına vurgu yapıyor.

Kutsallarımıza saldırmanın adı özgürlük olmamalı. Milyarlarca Müslümanı inciten, öfkelendiren ve tepki duymalarına neden bu saldırıları 'düşünce özgürlüğü' olarak tarif etmek akıl tutulmasıdır. İsveç, kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'e yönelik saldırıya sadece NATO'ya üyeliklerini engellediği için karşı duruyormuş gibi yapmamalı. Bu saldırıların olduğu İsveç ve diğer ülkeler bu meseleyi Müslümanlara saldırı içeren bir nefret suçu olduğu için karşı durmalılar. Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güçlü duruşu ve tepkisi olmasa Müslümanlara yapılan hakaretleri görmezden gelecekler. Milyarlarca Müslümanın izzetini koruyan tutumuyla ülkemizle gurur duyuyoruz. Kutsal değerlerimize yapılan saldırıları kınıyoruz.

<p>Belediye Başkanı Av. Abdurrahman Dursun, Akşam TV Muhabiri Esma Nur Ülker'in sorularını yanıtladı

TürkMedya Ailesi Sultangazi Belediyesi'ne Misafir oldu

Taraftar bu transfere çok şaşıracak! İşte Fenerbahçe'nin stoper listesi

Yargı'nın Ceylin'i Pınar Deniz'in eski hali görenleri şaşırttı! Estetiğim yok diyordu ama...

Davinson Sanchez'den Falcao itirafı! ''Her şey söylediği gibi oldu''