• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
03 Aralık 2020 Perşembe

Yollu Kadın

Elbette vaktimiz, CHP konuşarak harcanmayacak kadar kıymetlidir.

Ancak, CHP bize sosyal hadiseler hakkında çıkarımda bulunacağımız o kadar fazla done veriyor ki…

Partide yaşanan cinsel taciz skandalları sonrasında yaşanan süreç, CHP’yi yöneten aklın en büyük sermayesinin imaj olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Partili tacizciler gündemden düşsün diye, İmamoğlu’na suikast gibi saçma sapan bir iddia gündeme sokuldu.

Kendilerinden başka kimsenin haberdar olmadığı bir suikast girişimi engellenmiş.

Elbette mızrak çuvala sığmadı.

Sosyal medyada “Tacizci CHP” etiketi aldı yürüdü.

Bir şekilde yüzleşmek gerekti bu skandalla.

Barış Yarkadaş, kendince yapılması gerekeni dile getirdi.

Kaftancıoğlu Yarkadaş’ı şov yapmakla itham etti.

Ardından yandaş kanallar devreye girdi.

Tele1’in bir ara İmamoğlu’nu eleştirir gibi yapıp, akabinde finansal gerçekle karşılaşınca “Aman efendim ben ettim siz etmeyin” diyen ekran yüzü Can Ataklı çıktı ve kendince hadiseyi yorumlamaya kalktı.

Efendim, Ataklı’nın muhteşem yorumuna göre iki yetişkin insan arasında yaşanan hadise, kadının yollu gibi görünmesi sebebiyle vuku bulmuş.

Yollu Kadın! K büyük.

K büyük, zira kadın küçük yazılamaz. Kadına bayan denilemez, hatun denilemez, avrat denilemez, kız da denilemez. Derseniz cinsiyetçilik yapmış olursunuz.

Lise talebesi kıza kadın dememiz emredildi.

Fahişeye “seks işçisi” dememizi bile emrettiler. Sanki seks bir işmiş gibi bu sosyal asalaklığı, ahlaksızlığı, fuhuşu bile bir iş olarak tanımlamamızı emrettiler.

Cinsiyetçiyiz ya hepimiz, hepimiz sapığız ya, bizlere paralel ahlak kodeksleri dayattılar.

Hem İstanbul Sözleşmesi yaşatır.

Kadın diyeceksiniz!

Dün öğrendik, yollu kadın da diyebiliyormuşuz. Özgürlük alanımız genişledi.

Yıllar yılı aşağılık siyasetlerini, muhafazakâr çevrelere karşı baskıcılıklarını kadın üzerinden yürütmemiş gibi...

Sanki vaktiyle “bu hanıma haddini bildiriniz” diyen Ecevit’e “Kadınlar had bildirilecek yaratıklar değildir, sen haddini bil!” demişler gibi

Başörtüsü, kamusal alan diye diye erkeklere vuramadıklarını, dindar kesimin kadınlarına vurmamış gibi…

Kızları okul kapılarında payimal etmemişler gibi…

Utanmadan bizlere Türkçe öğrettiler.

“Bayan denmez terbiyesiz”… Oysa ben konuştuğu Türkçe itibariyle zaten bayan diye bir kelime kullanmayan bir çevrede büyümüştüm ve bana bunların üst jenerasyonu olan boyalı teyzeler “Kadın denmez ayıp! Bayan diyeceksin” diye öğreticilikte bulunmuştu yine…

Sağ olsunlar, jargonumuzu yine genişlettiler. Yollu kadın diye bir sınıf olduğunu öğrendik.

Bundan sonra yollu diyebileceğiz, zira “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır Mahallesi”nin müftülerinden birisi fetva verdi.

Hem yollu kadınların bir miktar mıncırılabileceklerini, yanaklarından makas alınıp duvara kıstırılabileceklerini de öğrendik.

“Bu o kadar da kötü bir şey değil” dedi zira Ataklı.

Kadın neticede yollu.

Muhtemelen yine cehaletimiz sebebiyle aslında ne dediğini anlamamışızdır.

Ancak söylediği açık “Parti içi muhalefet böyle olmaz; kol kırılsın, yen içinde kalsın. Kapının önüne koyun hepsini ancak kamuoyunda tartıştırtmayın. Ensar diye türkü okumaya devam edelim. Kadın da zaten yollu olarak anlaşılabilecek hareketler içine girmiş” diyor.

Evlilik içi tecavüzden, yani kocanın karısına tecavüzünden bahsedenlerin sözcüsü, yollu kadının taciz edilmesinin o kadar da kötü bir şey olmayacağından bahsetti.

Evli kadın kocasına karşı yeterince yollu sayılmıyormuş demek bunu da öğrendik. Evli erkekler kulaklarına küpe etsin, eşinizin yollu olması rah-ı muhabbette bir ön şarttır!

Her şey bir yana, asıl şunu öğrendik:

Bunların değer diye savundukları her şey, reel politik uğruna kullanmakta bir beis görmeyecekleri araçlardan ibarettir!

Yeter ki tekerleri dönsün.

<h3>Başkan Erdoğan'dan 'Siber Vatan' mesajı</h3><h3>'DİJİTAL DÜNYADA...'</h3><p>Başkan Erdoğan, Resi

15 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Türkiye'nin ''en yüksek ayaklı viyadüğü'' Eğiste Viyadüğü'nde yüzde 22'si tamamlandı

Balıkçıların buz tutan nehirdeki zorlu mücadelesi