• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
23 Ağustos 2021 Pazartesi

Tanıklık

B.

Babür Şah, 1528 yılında Hindistan'ın Nepal sınırı yakınlarındaki Ayodhya şehrinde kendi adıyla anılan bir cami inşa ettirdi.

Babri Mescid adı ile anılan bu cami, Hindular tarafından Tanrı Rama'nın doğduğu şehir olduğuna inanılan Ayodhya'nın simgesi idi.

Ta ki, 1992 yılında toplanan 300 bin Hindu bu ihtişamlı camiyi yerle bir edene kadar...

Tanrı Rama'nın şanını yüceltmek için, birkaç yüz yıl önce ülkelerine gelen Müslümanların tapınağını yıkmayı ve Rama tapınağını yükseltmeyi amaçladıklarını söylüyorlardı.

15. Yüzyıl'da İspanya'da vuku bulan Reconquista'nın bir benzeri motivasyon ile, dünyanın başına 7. Yüzyıl'da musallat olduğuna inandıkları bir musibetten kurtulmayı isteyen insanlar kervanına Hindular da katılmıştı. Olan biten bundan ibaretti.

19. Yüzyıl'ın paylaşım pazarlıkları esnasında ortaya çıkmış olan bu motivasyona, nesiller boyunca çeşitli suretlerde tanıklık ettik.

Önce Kırım'dan tehcir olunanların hüzünlü yolculuklarına tanıklık etti dedemin bilmem kaçıncı dedesi.

Dedemin babası 20. Yüzyıl'ın ilk büyük soykırımı olan Balkan soykırımından kurtulup da Anadolu'ya sığınan muhacirlerin makhuriyetine şahitlik etti.

Balkanları İslamsızlaştırmak için büyük bir tahribata giriştiler. Gerçi Zigetvar'a gidip de Ali Paşa Kilisesi'ni ziyaret eden herkes, onun aslında bir Ali Paşa Camii olduğunu görür. Kültürel hafıza Macaristan'da da bulunmuşluğumuza halen tanıktır.

Dedem Kıbrıs için verilen savaşa tanıklık etti.

Ve fakir, çocukluğumdan beri bir yerlerin bizlerden temizlenme çabasına tanıklık ederek büyüdüm.

Doksanlarda, Bosna'da, Kosova'da sürüp giden kavga da bir benzer demografi savaşıydı. Çetniklerin ağzından aynı sözler dökülüyordu. Kosova Savaşı'nın intikamını, Balkanlar'ın fethini tersine çevirerek almak isteyenleri kaşıyla-gözüyle gördük.

Myanmar'da, Filipinler'de yaşananlar bu cümleden şeylerdir.

Ayasofya için verilen kavga da, Taksim Camii mücadelemiz de, Gezi sonrası yaşananlar da aynı motivasyonun kendince karşımıza çıkardığı safdillere ve bedhahlara karşı verilen mücadelelerdi.

İster inanın ister inanmayın...

Endülüs'te İslam sekiz yüz sene hükümferma idi. Biz İstanbul'da henüz altı yüz senedir var değiliz. Bir Reconquista emeli, ecdadın kabirleri ile münevver kılınmış bu topraklara yönelmemiş zannediyorsanız hata ediyorsunuz.

Ve kaderin hayret veren cilvesidir ki, İspanya'dan sürülmeleri ile birlikte Yahudi Müslüman demeden muhaceret yoluna düşen herkesin melcei bizim yurdumuz olageldi.

Şimdi Asya'nın, Ortadoğu'nun çeşitli bölgelerinden insanlar umudu yine bu topraklarda arayarak yollara düştü.

Acı, can sıkıcı ama gerçek...

Misafir misafiri sevmez, ev sahibi ikisini de sevmez. Bir acaip huzursuzlukla etrafa bakıp, umudu bizde arayan garibanlara homurdanmakla meşgulken bizler, asıl konsantre olmamız gerekenden uzaklaşıyoruz.

Sığınacak yeri olmayanların, bizlerin yani, candan aziz vatanı Müslüman Türk'ün vatanı olarak muhafaza etme savaşımız en büyük savaşımızdır.

Bizim dünya üzerinde gidecek bir melceimiz yok. O sebeple buradayız. O yüzdendir ki Akşam'da yazmak bendeniz için bu kavganın bir parçası olarak pek kıymetli. Yaşadığımız devrin kavgasına fakir bu sütundan tanıklık ediyorum.

Bu şuurla, Muazzez hanımın yedisinde Bismillah dedim.

Rahmet olsun hanımannemize.

Veminallahittevfik

<p>Akşam Gazetesi Yazarı Kurtuluş Tayiz, 'Markar'ı çok erken kaybettik. Markar hayat, yaşam doluydu.

'Anıları ve geride bıraktıkları bize ışık tutacak nitelikte'

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi