• $28,9197
  • €31,3565
  • 1885.95
  • 8087.24
17 Ağustos 2023 Perşembe

İhtiyacımız “Bana ne lan” demektir

B.

Çocukluk yıllarımı geçirdiğim İstanbul'un Fatih semti ekseriyetle mütedeyyinlerin yaşadığı bir yerdi ve benim çocukluğumda mütedeyyin semtler, kendilerini zaman zaman kolektif aşağılık kompleksiyle görünür kılardı. "Siz bizi çok yanlış tanıyorsunuz; bizim evimizde de elektrikli süpürge, televizyon, mikser, fritöz var. Biz de aslında moderniz..." Kime neyi izah ediyordular şimdiki aklımla izah edemiyorum. Teknolojiyle modern olmayı ayırt edemediği için, mecburen her ikisini de yücelten bir kompleksti bu. "Canınız cehenneme!" demeyi beceremeyen bir muhitin çocuğuyum maalesef. Sizinkilerin kendilerini beğendirmek için kendilerini paraladığı gestapo kılıklılar da bir acayipti o ufunet yüklü seksenlerde. Bir turist, ecnebi tavırlı bir kimse, ne bileyim Melek Subaşı'nı andırır birini görmeyegörsünler, hemen başlarlardı gerdan kıvırmaya. Dedim ya, kolektif bir aşağılık kompleksiydi sari olan ve Avrupa'nın üzerinde dolanan hayalet gibi her köşeye sirayet etmişti.

Biz İmam Hatip çocuklarına vaz edilen de aynı kompleksten hissemend bir nasihatti. Çok çalışıp onların alanlarında onlardan daha başarılı olmalıydık. "Bana ne lan" deme lüksümüz yoktu. Böyle bir hakkımız yoktu büyüklerimize sorsanız. Bizler, onların sahasında iyi olmalıydık. Genelde "bana ne lan" diyenlerden, bir ayrık otu olmam hasebiyle bunu sık sık söyledim. Dayak da yedim azar da işittim.

Halen imanım var, bize gerekli olan "bana ne lan"dır. Fakat illa ki lan! Bu çelebilik bize bol geliyor; altından püfür püfür mazinin yaranmacılığı esiyor. Terliyiz, dokunuyor.

Tiyatronun mahiyeti hakkında bir iki kelam etti ya bendeniz; o ezilmiş sahtiyandan hassasiyetini haleldar etmiş bizimkilerin. Kültüre ve sanata hürmet edilmeliymiş. Daha kaç gencimizi bu hürmet gösterisi ardına müstetir ezikliğe kurban vereceğiz? Onların kutsalını yücelterek, gençlerimize gaye kılan eziklerimiz, "leküm dinüküm veliye din" sözünü papazlarla karşılaşırsak diye çıkınlarında muhafaza ededursun; türkücü olmak için evden kaçıp soluğu Unkapanı'nda alan, tutunamayınca da kötü yola düşen taşralı heveskârlar gibi, gençlerimiz bunlardan olmak için yollara düşüp olmadık bataklarda bulmadı mı kendini?

Üsküdar kafelerinde oturup, melankolik demlerde şiirler okuyan, der nihayet-i haz şarabın meddahı olan İslamcı gençlerin demkeşliğini methede ede, bizden olmayan bir bohemliği kendi elleriyle üretmedi mi bu meraklılar?

Hepi topu kırk kişiyiz. Bu yollara kurban edecek gencimiz yok bizim. Arkasını sizden bir arka planla dolduramadığınız her yanaşmacılık, sizi ve sizden olanı alıp pa-i mal ediyor. Sadece tiyatroya değil, benzeri bütün artı değer kurumlarına öteleyici bir burnu büyüklükle yaklaşmak durumundayız. Seksenlerden kalma ezikliğimizin buna mani olmasına rıza gösteremeyiz. Efendim Müslümanların bir sinema dili yokmuş... Eee? Kaddafi gibi bir deli bunun cevabını verdi bize. Kuralına uygun oynarsan Anthony Quinn, Hz. Hamza oluveriyor birden.

Kimin yaptığıyla ilgilenmiyorum. Alakamı teksif ettiğim nokta bellidir. Kimi antikitenin küllerinden diriltilmiş kimi yeni icat edilmiş paralel dinleri yüceltme zorunluluğumuz yoktur. Aksine bunları dışlamak, küçük görmektir vazifemiz.

Bundan fazlası laf-ı güzaf.

<p>Beşiktaş Kulübü'nün olağanüstü seçimli genel kurulunda 7 bin 271 oy alarak siyah-beyazlı kulübün

Hasan Arat: Türkiye'ye örnek olsun

Türkiye'nin tek su altı deniz parkı! Yıldızkoy'da mikroplastik tespit edildi

6 Aralık 2023 ŞOK aktüel ürünler kataloğu

Merapi Yanardağı kül püskürttü! Patlamalar nedeniyle 11 dağcı hayatını kaybetti