• $7,3399
  • €8,9389
  • 437.349
  • 1536.11
21 Nisan 2012 Cumartesi

Beslenme biliminde 9 yeni eğilim!

Simge Çıtak
Simge Çıtak
YAZARIN SAYFASI

Şişmanlık tüm dünyada hızla artarken 'zayıf olmak' daha fazla gündeme geliyor. Çok ironik bir durum...
Dünya Sağlık Örgütü'nün istatistiklerine göre; 400 milyon obez, 1,6 milyar da fazla kilolu insan var. 2015 yılında şişman nüfusunun daha da artması; obezlerin 700 milyona, fazla kiloluların da 2,3 milyara çıkması bekleniyor. Ayrıca başka bir araştırmaya göre, tarihte ilk kez, aşırı beslenen insanların sayısı, yetersiz beslenen insanlarınkine eşit.

"diet.20120420202832.jpg"
Kalp ve damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, bazı kanser türleri, kas iskelet sistemi hastalıkları gibi hastalıkların oluşmasına, yaşam kalitesinin azalmasına ve ölümlere yol açan obezite, sadece küresel boyutta bir halk sağlığı problemi olmakla kalmayıp, ülke ekonomilerine olumsuz yönde etki eden bir unsur olarak da karşımıza çıkıyor. Peki, neden şişmanlıyoruz? Çünkü; çok yiyoruz ve ne kadar yememiz gerektiğini bilmiyoruz. Çoğu insanın bir porsiyonun ne kadar olması gerektiği konusunda hiçbir bilgisi yok. Porsiyonlar giderek büyüyor.
Çok yemenin yanında; fiziksel güç kullanımını azaltan teknoloji, artan refah düzeyinin beraberinde getirdiği kalori tüketimi, şekerleme ve fast-food'a yönelik yoğun pazarlama stratejilerinin artması da şişmanlık salgınını tetikliyor.
Bu nedenle beslenme biliminin son yıllarda en önemli konusu zayıflama! Bu hafta, Gıda Mühendisliği Kongresi'nde 'Beslenme Biliminde Yeni Eğilimler' konulu bir konuşma yaptım. Bu konuşmanın satırbaşlarını  paylaşmak istiyorum.
1- ACİL ÇÖZÜM ARAYIŞI
İnsanlar sabır göstermek yerine hemen çözüme ulaşacaklarını düşündükleri yöntemleri uyguluyor. Bunlardan çok yaygın olan ikisine bakalım...
Protein ağırlıklı beslenme: Böyle bir beslenme hayat boyu sürdürülemez. Ayrıca karbonhidrat yemediğiniz zaman metabolizmanın dengesi bozulur.
Detoks programları: Protein, demir, çinko, fosfor ve B grubu vitaminlerini yeteri kadar almadığınız için vücudunuza zarar verirsiniz. Sağlıklı ve kalıcı olarak kilolarınızdan kurtulmanız da mümkün olmaz.
2- HAYATIMIZA GİREN YENİ KAVRAMLAR
Beslenme alışkanlıklarının değişmesi yeni kavramların da hayatımıza girmesine neden oldu.
Antoksidanlar ve organik  beslenme gibi... 
3- SİHİRLİ SÖZCÜK 'LIGHT'
Neye 'Light' derseniz, o besine karşı müthiş bir talep oluyor. Ancak insanlar light ürünleri kalorisiz diye düşünerek normal gıdalardan daha fazla yemeye yönelebiliyor ve sonuçta aldıkları kalori miktarı aynı oluyor.
4- 'ZAYIFLATIR'IN BÜYÜSÜ
İlaç ambalajı kullanılarak, 'zayıflatır' ibaresiyle bitkisel kökenli ürünler satılıyor. Ancak bunlar, bilinçsiz kullanıldığında insan sağlığını tehdit edebilir. 
5- BESİN İÇERİKLERİNİN TÜKETİCİYE BİLDİRİLMESİ
Artık bazı restoranlar mönülerinde, kilolarını kontrol etmek isteyenler için yemeklerin kalori bilgisini bulundurmaya başladı. Bazı firmalar da tüketicilerini bilgilendirmek için etiketlerde besin öğesi içerikleri ve kalori bilgisini yazmaya başladı.
6- ÇOCUKLAR VE BESLENME
Küçük yaşta bilinçsiz diyetler, ileriki yaşlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Halbuki hamilelikten itibaren doğru beslenmek, yeni doğanı bilinçli beslemek ve çocukluktan itibaren sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmesi için doğru örnek oluşturmak yeterlidir. Önümüzdeki yıllarda okullarda beslenme eğitimi verilmeye başlanacak.
7- SAĞLIKLI VE SAĞLIKSIZ
Evde, kendi kontrolümüzde hazırlanan yiyeceklerin sağlıklı; ev dışında yediğimiz gıdalarınsa içeriklerini bilmediğimiz için sağlıksız olduğuyla ilgili bir ön yargı var. Ama aslı sorun beslenme bilgimizin olmaması. Doğru beslenme bilgisine sahip olan kişi, nereye giderse gitsin diyetini düzenleyebilir. Besinler 'sağlıklı' ya da 'sağlıksız' değildir. Bu durumu bizim yaptığımız kombinasyonlar belirler. Yapılan kimi araştırmalar, yıllarca beslenmemizden çıkarmamızın tavsiye edildiği bazı besinlerin (yumurta ve kahve gibi) ne kadar sağlıklı olduğunu göstermiştir.
8- GIDA ENDÜSTRİSİNDE GELİŞMELER
Firmalar, 'hazır yiyecek' formüllerini geliştirerek daha sağlıklı gıdalar üretmeye çalışıyor. Tam buğday kullanımı artarken, trans yağ, şeker ve sodyum azaltılıyor.
9- BESLENMEDE PSİKOLOJİNİN ÖNEMİ
Kişilerin sadece yediklerinin değil, yeme nedenlerinin de önemli olduğunun farkına varıldı. Kişilerin beslenme bozukluğu yaratan içsel sorunlarını fark etmeleri için destek çalışmaları, kitaplar ve beslenme bozukluğuyla ilgili çalışan psikologlar hayatımıza girmeye başladı.

SONUÇ: Son yıllarda beslenmeyle ilgili kazanılmış doğru bilginin yanı sıra, bir o kadar da yanlış bilgi ve alışkanlık var. Bunu düzeltmenin tek yolu da kişilerin kendileri ve aileleri için doğru beslenmeyi öğrenmeleridir.
Diyet imajını değiştirmeliyiz. Bunun için de dört aşama gerekli: Yediklerinin farkına var (kendini tanı); beslenmeyi öğren; hayatına uygun beslenme programını hazırla; bilinçli beslen.

<p>İki ülke arasında gerçekleştirilen istikşafi görüşmelerin 61. turu tamamlandı. Bir sonraki turun

Atina ile hangi konular masada?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sosyal medyada en çok paylaşılan mantık soruları

40 kilometrelik alanı kaplayan Nazik Gölü'nün yüzeyi buzla kaplandı