• $9,6133
  • €11,171
  • 558.56
  • 1494.14
24 Temmuz 2012 Salı

Portakal, hedef ve popüler kültür

49. Uluslararası Antalya Film Festivali'nin jüri başkanlığına Hülya Avşar'ın seçildiğinin açıklanması polemik yarattı. Jüri başkanlığına medyatik bir ismin seçilmesi ne kadar doğalsa, bu seçimin tartışılması da bir o kadar doğal. Zira ülkenin geleneksel uluslararası sinema ödüllerinden biri söz konusu. Çoğu sinema yazarının/eleştirmeninin 'iyi oyuncu ama magazin figürü' eleştirisiyle katıldığı tartışmaya en absürt açılım ise Ali Eyüboğlu'ndan geldi. Tartışmada taraf olanlar üzerinden 'tartışmanın kendisini' eleştiren Eyüboğlu'na göre, 'Hedef Hülya değil magazin' imiş. Ve diyor ki Eyüboğlu; 'Kendilerini 'klasik kültür'ün 'kanaat önderi' olarak görenlerin çoğu 'popüler kültür'den nefret eder. Küçümserler ve ötekileştirirler 'popüler kültür'ü...' 

POPÜLER KÜLTÜR VS MAGAZİN
Alınganlık etmiş boş yere Eyüboğlu. Özellikle de şu iki noktada:
- 'Kendilerini 'klasik kültür'ün 'kanaat önderi' olarak görenlerin çoğu 'popüler kültür'den nefret eder': Sinema yazarlığı/eleştirmenliği klasik kültürün kanaat önderliği değil bilakis popüler kültür işçiliğinin ta kendisidir. Çünkü sinema, popüler kültürün en büyük kalesidir. Dolayısıyla hiçbir sinema eleştirmeni popüler kültürden nefret etmez. Etse etse 'yerli' magazin dili ve anlayışından nefret edebilir. Ki bu yüzden de kimse suçlanamaz, zira sinemamızda var olan 'yerellik' sıkıntısı, magazinimizde kat be kat mevcuttur. Ve bundan sıkıntı duymak değil duymamak problem teşkil edebilir genel olarak.
- 'Küçümserler ve ötekileştirirler 'popüler kültür'ü': Yine yanlış maalesef, Sayın Eyüboğlu. Popüler kültür altın devrini yaşıyor ve evrensel köprüleri bizzat sinema perdesinde kuruluyorken, popüler kültürü küçümsemek ancak ve ancak popüler kültürü 'magazinden ibaret' algılamakla mümkün olabilir. Tam da sizin yaptığınız gibi. 'Ötekileştirme' faslına ise hiç girmeyeyim. Trendy deyişi cümle içinde kullanmak pahasına, haksızlık etmişsiniz tüm 'ötekilere'. Yerli magazinin sorunu gerçekten de bu işte. Tüm değer ve kavramları suni bir çerçeveye oturtabilme hızı ve cüreti. Deniz Seki'den değil Hülya Avşar'dan söz ediyorsunuz, ne ötekileştirmesi? Üç eleştirmen 'cık olmadı' dedi diye, magazin kraliçesi 'ötekileştirildi' yası mı tutacağız şu tatlı polemik ortamında? İnsaf. Hazırola geçip alkışlamak zorunda mı herkes?

MİDE AĞRISI DEĞİL SİNEMA
Öte yandan anlıyorum da Ali Eyüboğlu'nu. Yıllarca ülser tadında sinema eleştirisine tanık olmuş bu ülkede, eleştirmenlerin sevilmemesi de normal bir yere kadar. Ama onun panzehiri de magazini kutsamak değil, kimse kusura bakmasın. Makul bir ortasını bulmak mümkün bu işlerin. Sinema da 'dokunulmaz' değil, magazin de. Eski bir 'iyi oyuncu' jüri başkanı olabilir pekala. Ve sinema eleştirmenleri de onu yakıştıramayabilir o koltuğa pekala. Ama buradan yola çıkıp 'magazini' mağdur göstermeye çalışmak tek kelimeyle absürtlük olur. Medya baştan aşağı magazinken, içinden 'kültür' geçen bir küçük an dahi olmasın mı şu koca panayırda? Bu ne aç gözlülük?        

KİM OLSAYDI MESELA?
'Hem medyatik hem cesur seçim kim olurdu?' derseniz, Sibel Kekilli'yi tek geçerim. Başarısını dünya çapında kanıtlamış ve üstelik küllerinden doğmuş bir sinema meleği. Yok yok dengeler buna müsait değil derseniz de, Hatice Aslan derdim. Dünya sinema kamuoyu için anlamı ve önemi ortada. Magazinin, reklamın hasını da yapardı üstelik eminim. Yönetmen/oyuncu şart değil yapımcı da olur idiyse eğer, Zeynep Özbatur Atakan olabilirdi ki, Nuri Bilge Ceylan'ın Cannes başarılarının arkasındaki kraliçedir kendisi. Uluslararası bir festivalin jüri başkanlığına gayet uygun isimler var, görüldüğü gibi. Takip eden senelerde onları da jüri başkanlığı koltuğunda görmeyi isteriz. Magazinin de kültürün de cesur ve heyecan verenini dilerim hepimize.

Hope Tweet Hope:
'Bir kadının en savunmasız anı, sağ eline oje sürerken olan an.' (@PuCCaa)

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı

İstilacısı aslan balığı Ege'de de yayılıyor