• $7,369
  • €8,975
  • 441.97
  • 1551.57
25 Şubat 2012 Cumartesi

Pembe metrobüs

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Esmerer'in resmi sunumunu önümüzdeki günlerde yapacağı, 'kadınlara özel metrobüs' önerisi var İstanbul'un gündeminde. Otobüs taciziyle kaç yaşında tanıştığımı hatırlamaya çalışıyorum da bu vesileyle... İlkokula gitmiyordum sanırım henüz. Benden iki yaş büyük ablamla beni, fortçu dostlarımızdan(!) nasıl saklayacağını şaşırırdı canım annem. Dört bir 'yanımızı' kollamak için ahtapot gibi sarılır, o haldeyken bir de kendini koruma mücadelesi vermek zorunda kalırdı. Diğer kadın yolcular gibi tıpkı! Daha büyük talihsizlikler içine doğmamışsa, her kız çocuğunun; hayattaki tehlikeler arasından ilk öğrendiği, 'otobüs tacizcileridir' bizim illerde. Erkeklerden nefret ede ede büyürüz bu yüzden. Üzgünüm, ama öyle. Düşmandır. Sinsidir. İkiyüzlüdür. Fırsatçıdır erkekler. 'Bütün erkekler böyledir, alayı tacizcidir' filan demiyorum, yok yere üzerinize alınmamanızı rica ediyorum. 'Ezici' çoğunluktan söz ediyorum. Onlar kendilerini biliyor. Eminim siz de onları. Kalabalık bahanesiyle usul usul yaklaşıp, ılık ılık 'dayar' onlar her fırsatta. Ama büyük ama küçük bir tepki gösterdiğinizde ise; heyecanlarını gizlemeye çalışmaktan yorgun o riyakar suratları ve ter kokulu o yapış yapış koca gövdeleriyle horozlanır, 'hanım hanım!' diye kendilerini müdafaaya girişirler hemen. Etraftakiler de mal mal bakar öyle. İfadesiz gözlerini de vücudunuza dikerler, 'tacize 'değecek' nesi var, nesi yok!?' gibilerden. Kendi kendine tribe girmiş 'histerik' durumuna düştüğünüzle kalırsınız. Aranızdan hava geçecek kadar uzaklaşarak iyi niyetini topluma acilen ispatlayan(!) 'masum' adam, birazdan otobüse uygun tembel ritimlerle bütün 'sıcaklığını' salar yeniden! Öyle ya... Madem bu, ayağı yorganına bir türlü denk gelemeyen şehirde yaşıyorsun, mecbursun bu 'soft' ilişkiye! Her bindiğin otobüste sürtüle sürtüle bilenmeye.
'Türk kızları, Türk kadınları şöyledir böyledir' diye ahkam kesmeyi marifet sayanlar bilmezlikten gelir ama; gösterişli, cicili bicili, yırtmaçlı minili giyinmek, kelle koltukta gezmekle eştir kadın için. İyi ihtimalle sazlı sözlü tacizlerle kurtarırsınız günü, kötü ihtimalleri ise saymaya gerek yok! Zararsız tacizi iltifat zanneder bu yüzden çoğu kadın buralarda. Salyalar uzaktan akıyor, gözler delip delip geçiyor diye sevinir saf saf: 'Ay çok güzelim, herkes bana bakıyor!' O salyalar üzerine akacak olursa maazallah, hakim amca da aynısını söyleyecektir oysa: 'Tahrik sebebiyle, sanığın salıverilmesine/cezasının 'kuş' kadar olmasına...'   
Sokak modası filan da yeşermez memlekette bu yüzden. İnsanlarımızın ne kadar renksiz giyindiğinden yola çıkarak mutsuz toplum resmine vardırılan tespitler ironiktir bu açıdan. Ne kadar renksiz, ne kadar paspal giyinirsen sokağa çıkarken, o kadar güvendesindir maalesef. Yoksa bu iş zor Yonca, çok zor... Pembe panjurlu ev hayalleri çoktaaan yıkılan şehirli kadını, 'pembe metrobüs' bir nebze teselli edebilir diye düşünüyorum bu açıdan. Renkli hafta sonları.

Home Tweet Home:
Farkındalık çiğnedikçe ağızda büyüyen ve bir türlü yutulamayan dev bir lokma olur bazen. (Şule Öncü)

<p>'Burası bizim topraklarımız. Ne  kadar yerli olursak o kadar sağlıklı bakarız'</p><p>Osman

Türkiye'nin Batılılaşma serüveni

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Josep Borell ile görüştü

Ticaret Bakanlığınca ''fahiş fiyat'' denetimi yapıldı