• $7,3549
  • €8,8955
  • 410.151
  • 1528.82
24 Kasım 2012 Cumartesi

Mini ile bikini asıl 30'dan sonra giyilir!

Boş ve hoş bir polemik sardı yine ortamı. Vay efendim, 30'dan sonra bikini giyilir mi? Nazlanmaya hacet yok bayılıyoruz ülkecek geyiğe. Yoksa böyle çerez bir soru... Neyse, bu vesileyle biraz gerçeklerden söz edelim. Faşizan moda dünyasının taptığı (şuursuzca tüketime adanmış) 20'ler, 'kadın' için hiç de öyle matah yıllar değildir. Ah o, kendine ve aynalara nice umutsuz savaş açılan zalim 20'ler! Yeni karıştığın yetişkin ve 'erkek' dünyanın baskısıyla yenilgiye doymayan pehlivana bağlarsın 20'ler boyu. Ne vakit 30 çalar kapıyı... İşte o kapıdan bir aydınlık dolar nihayet içine. Satmışım dersin anasını! Ve satarsın.
PEKİ NEDEN 30'DAN SONRA?
'Ana' deyince 'satmak' deyince havalanan cinsiyetçi kalkanlarınızı indiriniz ve iniş tamamlanıncaya kadar lütfen yerinizde kalınız sayın yolcu. İşte 30'dan sonra mini ve bikini giymek için denenmiş ve garantili gerekçeler:
BİR: Victoria's Secret meleği falan değilseniz; 'bacağım niye kalın?', 'popom niye bibuçuk porsiyon?', 'memem niye tahta?' gibi cevapsız sorularla zehir olan 20'ler boyu ağız tadıyla ne bikini ne de mini giyebilirsiniz!
İKİ: Ne diyet paklar, ne spor. Vücudunuzla barışmak için asıl gereken 30'ların kapıyı çalmasıdır!
ÜÇ: Fizik olarak şanslı olsanız da, ağzında gümüş kaşıkla doğan zengin bebelerden değilseniz; mininizin altına layık renk renk stilettolara harcayacak parayı ancak 30'larda kazanmaya başlarsınız!
DÖRT: 20'ler boyu her dediğine gönülsüz de olsa takıldığınız ve bedeninizle pişmanlık ilişkisine hapsolmanıza yol açan moda çokbilmişlerine, 'açıl şöyle arkadaşım, yettin ama aaa!' deme cesaretini ancak 30'larda bulursunuz. Bir daha da bırakmazsınız!
BEŞ: Alışveriş canavarı, vitrin baskısı, 'bu yılın modası' gibi hurafeleri edip vücuduna ve nihayet 'kafana göre' giyinme özgürlüğüne erişmek de yine 30'ların nimetleri arasındadır!
ÖNEMLİ NOT: Tombiş bacaklarına/ayaklarına sıkış sıkış mini şort-babet geçiren teenager kurbanlarla ilgilensin artık birileri de, bir zahmet! 'Sana her şey yakışır' diye diye canına okudunuz neslin.

'Sanat sadece arzu ve imzayla ilgilidir'
Kültür sanat kamuoyunu coşturan Contemporary İstanbul'un flaş işlerinden birine Pilot standında rastladım. Güncel sanatın parlak isimlerinden Halil Altındere, 'sanatçı ve koleksiyoner' arasındaki ilişkiyi çok sade ve zeki bir hamleyle güncel sanata dönüştürmüş. Hikaye şöyle; Mudo markasıyla tanınan koleksiyoner Mustafa Taviloğlu, sanatçıya bir çek imzalıyor ve koleksiyonuna katacağı yeni eseri beklemeye başlıyor. Sanatçı Altındere ise, Taviloğlu'nun verdiği çeki büyütüp imzalayarak kendisine geri veriyor! Koleksiyoner Taviloğlu ile sanatçı Altındere'nin bu
işbirliğinden ortaya çıkan eser, sanatın ve sanat piyasasının bugününü anlamak açısından son derece çarpıcı. Sanatçının bir diğer işi 'Tips for Artists' ise; 'satmak' isteyen sanatçılara über güncel altın akçeler niteliğinde. Sanat yaparken piyasa özeleştirisi de yapan böyle işler hem gülümsetiyor, hem kafa açıyor. Tavsiye ederim sayın meraklısı, artistik haftasonları...

Hope Tweet Hope:
'Dersle alakalı gülüyorduk hocam.' (@slmbenbalcocuk)

<p>'Yıl 1908... Osmanlı topraklarında ikinci Meşrutiyet ilan edilmişti ve Meclis'i Mebusan o günkü a

Bunlar kimin milletvekili?

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik