• $7,3794
  • €8,977
  • 442.359
  • 1548.04
11 Ocak 2011 Salı

Meral Okay: 'Küstüremezler'

Show TV'nin olay dizisi Muhteşem Yüzyıl'ın muhteşem setini görmek üzere gittiğim TEM stüdyolarında, senarist Meral Okay'la sohbet imkanı bulunca merak edilen bazı soruların cevabını aldım:

- Proje ilk kimden çıktı Meral Hanım?
-Benden.

- Ne zamandan beri çalışıyorsunuz üzerinde?
-İki buçuk yıl. İlk 1 yıl kendim çalıştım. Sonraki 13 ay tarihçilerle beraber. Son 5-6 ay da ekiple birlikte çok yoğun çalıştık. Haftada 3-4 kez bir araya gelip arşiv belgeleriyle, slaytlarla, resmen tarih dersi gördük danışmanlarımızdan.

- Kaç danışmanınız var?
-İki. Tarihçi Doç. Dr. Erhan Afyoncu ve sanat tarihçisi Dr. Deniz Esemenli. Ki, kendisi 22 yılını Topkapı Sarayı'nda geçirmiş, oradan emekli olmuş bir sanat tarihçisi. İlber Ortaylı'nın direkt tavsiyesi ile bir araya geldik. İlber Ortaylı net olarak; 'Bugün 'harem'i en iyi bilen kişidir Deniz Ekemenli' dedi. Çalışmalarda esprisi oluyor zaten, 'hareme' gelince Deniz, 'selamlığa' gelince Erhan'a geçiyor söz.

- Kaç sezon planladınız diziyi?
-Üç sezon. Şu an dokuzuncu bölümü yazıyorum. Ve her bir bölümü, danışmanlar tarafından kelime kelime okunup onaylanıyor bu senaryonun. Özellikle devletle ilgili diyaloglar tamamen gerçeğe sadık kalınarak şekilleniyor. Başka türlüsü mümkün değil zaten. Kafamıza göre iş yapmıyoruz burada. 

- Tepkiler ne hissettiriyor peki size?
-Ben öyle iflah olmaz bir iyimserim ki, çok şaşırıyorum olanlara. Bu ülkeyle ilgili öyle umutlarım var ki benim... Küstüremezler. Biz bir yol açıyoruz sonuçta ve ilk olmak en zoru. Arkamızdan gelenler rahat edecek. 

- Neden bu kadar sert oldu sizce tepkiler?
- İzlemeden tepki gösterdiler çünkü. 'Şerbetiniz Padişahım' diyoruz dizide, onlar 'Vay padişaha içki içirdiler' diye ayaklanıyor. Kızları Harem'e alırken muayeneden geçiriyoruz - ki gerçek bu, uydurmuyoruz - onlar, 'Vay kızlara ağda yaptılar' diye gürültü koparıyor. Yok ki dizide böyle şeyler. İzleseler neyin ne olduğunu anlayacaklar.  
Yüzü gözü kan revan içinde Hürrem (Meryem Uzerli) giriyor o sırada odaya. 'Kim yaptı sana bunu?' deyince, kırık ve tatlı Türkçe'siyle tüyoyu veriyor Hürrem: 'Mahidevran tabii! Ama iyi oldu o ceza çekecek!' Bu sahneyi önümüzdeki bölümlerde izleyeceğiz ve Hürrem'in önlenemez yükselişine tanık olacağız tabii. Ben oradayken 3. bölüm çekiliyordu, ancak başka sır veremem sevgili okuyucu. Şu görkemli seti bir de ben gezeyim en iyisi.

3 MİLYON DOLARLIK SET
En tak tuk topuklarımı giymekle ne iyi etmişim! 2100 metrekareye kurulan Topkapı Sarayı'nı parmak ucunda geziyorum. Hamamda düşüp kafayı mermer kurnaya geçirmek de var ama ne çare, sesli çekim devam ediyor. Fısır fısır not alıyorum: Çiniler Kütahya, kumaşlar Vakko, halılar özel yapım, tamamı gerçek olan mücevherler, 30 kişiyle iki ayda hazırlanmış. Oyuncular hariç 200 kişi çalışıyor prodüksiyonda. Sırf animas-
yon ekibi 20'den fazla. Vay be, Türk dizi sektörü için acayip heyecan verici. 
Yönetmenliği üstlenen Taylan Biraderler'in biri sette, diğeri montajdaydı ben sarayda gezinirken. Görüntü yönetmeni Aydın Sarıoğlu'nun gözler kan çanağı. Derken Halit Ergenç görünüyor, gayet enerjik. Bir buçuk yıl beklemiş bu rolü. Çocuğunun annesi Mahidevran'a yaptığı yüzüğü Hürrem'e verince kan çıktığını kaçırıyor ağzından. Ee, çok kadın çok problem.

KANUNİ'NİN HÜRREM TUTKUSU
Padişahları 'kadın düşkünü' gibi gösteriyorlar diyenler iyi okusun lütfen. Kanuni hakkında zaten mümkün değil bu. Çünkü adam bilakis Hürrem düşkünü. Tutkusunun en önemli sebebi de Hürrem'in onu çok güldürüp eğlendirmesi. Dansla, raksla, güzellikle değil sade. Komik, fırlama bir kadın basbayağı. Adını bile buna göre vermiş padişah, 'yüzümü güldüren' demekmiş Hürrem.

Okulda hiç de meraklısı olmadığım tarihi, bu pencereden görmekten son derece memnunum ben. Ecdadımız için yok yere endişelenmek yerine, bir şeyler öğrenmeye konsantre olmakta fayda var ayrıca. İsteyen açsın birinci elden okusun. O kadar zahmet çekemeyecek olanlar da otursun dizi keyfi yapsın. Seven olur, sevmeyen olur normal. Ama boş yere kasmaya hiç lüzum yok. Çünkü hiç kimse tarihine hakaret etmek için böyle bir masrafa da, bunca zahmete de girmez.

<p>Çevre dediğimiz hadisenin sadece devletlere bırakılamayacağını söyleyen Oğuzhan Bilgin, konuya il

'Çevre, dünya ve tabiat bize emanet olarak bırakıldı'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dünyanın en saçma yasakları! Bunları ilk kez duyacaksınız

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında