• $8,3181
  • €10,0878
  • 489.199
  • 1444.87
27 Haziran 2013 Perşembe

Medya manzaraları

19 yıl önceydi. Mesleğe yeni girmiş tıfıl bir asistandım. Parası azdı, iş ağırdı filan ama içerik müthişti dostum. Hayatım boyunca sevip sayacağım insanların arasına düşecek kadar da şanslı bir başlangıçtı. 
Hayatın anlamı bu olsa gerekti. Sımsıkı sarıldım mesleğe. Yorgun ama çok mutlu birkaç ayın sonunda kriz patlak verdi. Yarımızı işten attılar. Ağlaya ağlaya haykırdım; BU NASIL OLUR!? İşini iyi yapan, birbirinden iyi insanları nasıl böyle sorgusuz sualsiz, gerekçesiz işten atarlar? Gidenler de kalanlar da benden büyük, benden akıllı, benden deneyimliydiler. Güldüler, gözleri dolu. “Ne ilk ne de son bu” dediler. “Bizde medya böyledir”. Yarım kalan ekip daha da çok çalışarak işimizi yapmaya devam ettik. İş kutsaldı. Yayıncılık sorumluluktu. Bir ay geçti geçmedi bizi de attılar. SSK’larımızı ödemedikleri çıktı ortaya üstelik. Haksız hukuksuz öylesine şutlandık, gece gündüz çalışırken. Ağlamadım bu sefer. Büyüdüm birden. Kirayı ödeyemediğim için evimden de atıldım o ay. Derken, aynı ekip daha iyi bir yerde bir araya geldik. Sonraki yıllarda başka başka yerler, yeni yeni ekiplerle buluştuk. Gün oldu azaldık, gün oldu çoğaldık ama mesleğe hiç küsmedik. 
Her seferinde küllerimizden doğduk. Medya kaygandı. Medya acımasızdı. Medya ruhsuzdu. Yaşlar yanarken alkış tutup halaya duran kurukafalar vardı. Kirli hesapların, türlü kötülüklerin suretleri... Hep oldular. Hep olacaklar. Ama medya tarihi, o satılık alkışları değil ibadet gibi yapılan “işleri” yazar. Bu kesin bilgi ve ilahi adalet medyacının can dostudur. 
AKŞAM’a veda eden Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya’nın şahsında, tüm gidenlere ve kalanlara selam ile.  

Twitter twitter olalı  
- Hezeyan potansiyeli hep pusudaydı. 
- Sahte hesapların arkasına saklanıp alçaklık yapan hep vardı. 
- İlkel tatminler yaşamak için ona buna saldıran doluydu. 
- Yalanın, ucube hırsların haddi hesabı yoktu. 
- Linç edecek kişi arama-bulma iştahı dur duraksızdı. 
- Ergen karakterli sosyal medyada serin duruş pek azdı. 
- Toplumsal ve kişisel defoların mikro karakterli dev aynasıydı. 
Ama; 
- Nasıl oluyor da, iktidar koltuklarından TT (trend topic) peşine düşülüyor, hashtag kovalama şenlikleri düzenleniyor, akıl almıyor. 
- İşi gücü yok mu bunların? 
- Twitter twitter olalı böyle eziyet görmedi. 

Haliç Tersanesi de... 
Babamın işçi olarak emekli olduğu Haliç Tersanesi’nin İstanbul’a veda haberi düştü az önce gündeme. 2 Temmuz’da ihale varmış. Yat limanı, AVM, otel filan olacakmış. 1455’te Fatih Sultan Mehmet’in kurduğu Tersane-i Amire yok olup gidiyor yani..? 
Vay canına. Masal gibidir oysa o kapı. Ne dünyalara açılır. Koca koca gemiler, tanklar, makine daireleri arasında çalışan neşeli ustaların arasında büyüdük biz ablamla. Babamın sabah akşam Eminönü iskelesinden Galata köprüsünü yayan geçerek arşınladığı o yolu çocuk adımlarla ezberledik. Tüm tersane halkı gibi. Böylesi bir canlı tarihi muhafaza etmek varken yıkmak niye? Şehir müzesi için Haliç Tersanesi’nden ala miras mı var? Hani bundan böyle bir otobüs durağı bile değişirken İstanbulluya soracaktı İBB? Bundan sonradan kasıt hangi “bu” acaba?  

Hello Tweetheart: “Hangi kapıyı çalsam karşımda barok acı.” (@ozenyula)

<p>Meteoroloji'nin son verilerine göre hafta ortasında hava sıcaklıkları yükselecek ve yağışlı hava

Ramazan Bayramı'nda hava durumu nasıl olacak?

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı