• $7,3399
  • €8,9389
  • 437.349
  • 1536.11
03 Aralık 2011 Cumartesi

Korku (konulu)

Aklımıza kötü kötü şeyler getirmemeye çalışırız ama genellikle 'Üç Harflilerden' hepimiz çekiniriz. Çocukluk hariç. Çocuklukta en travmatik şeyler bile gülmece malzemesidir malum. Bayağı popüler bir etkinlikti misal, toplaşıp korku-gerilim hikayeleri anlatmak, canlandırmak (!) Kendimden küçükleri bayılacak hale getirdiğimi, sonrasında ise kahkaha komasına sokarak işin içinden sıyrıldığımı net hatırlıyorum. Muzurluktan başka şey değil tabii. Elektriklerin sık sık kesildiği uzun kış gecelerini hatırlayın, sayın 80'lerde çocuk olan. Ruh çağırma geyiğine dadanmadık mı sonra topluca? Neyse ki gençlik-korku filmlerindeki bahtsız ecnebi dostlarımızın başına gelenler gelmedi başımıza - en azından yakın çevremde bir musibet yaşanmadı. 'Fazla kurcalamaya gelmez' diyenlerin safına geçtim büyüdükçe ve arayı açtım korku camiasıyla. Falcıdan filan da ciddi tırsarım hala. Falcıya meraklı olup da, 'sende büyü var' lafını duymayan yoktur nitekim. Kilit cümle velhasıl. Elini veren kolunu kaptırır ille.
MUSALLAT 2
'Musallat 2'nin özel gösterimine giderken de tedirgindim açıkçası. Birinci filmi seyretmemiştim (korku engellidir gerçi sinemamız, önyargısızım diyemem haliyle) ama filmin yönetmeni Alper Mestçi'nin, 'korkutmak' için elinden geleni yaptığı kulağıma gelmişti. Sahiden de film beni epeyi rahatsız etti.
'A-hahaha çok korktum!?' demeden izledim gayet. Gözlerimi kapatıp çığlık attığım bir sahne var ki hele, ne olduğunu asla söylemeyeceğim. Başka başka favori sahneler de var ayrıca 'sen en çok neresine bakamadın?' yarışında adı geçen. Yapımcı Banu Akdeniz'in seriye duyduğu heyecana bakılırsa üçüncü Musallat'ı da izleriz. Ki Üç Harfliler de bunu ister zannediyorum (bırrr!). Başrol oyuncusu Türkü Turan'ı bu ara çok filmde görmek dışında major sıkıntı yok diyebilirim sonuç olarak. Mert Fırat da çıkacak sandım hatta bir ara ve daha çok korktum. Öyle bir şey olmadı neyse ki. Gönül rahatlığıyla gidip korkabilirsiniz.

Halil Sezai
'İsyan/Duman' adlı şarkıyla duydum sesini ilk. O nasıl bir şarkı söyleyişti öyle? Kimdi ki bu adam? Kimlerdendi? Oyuncuymuş ve de şarkılar yazar söylermiş... İncir Reçeli'nin başrolündeydi aynı zamanda. Merakla izledim hemen. Ama ne yalan söyleyeyim, film de oyunculuklar da pek beni saracak türden değildi. Adamın şarkı söyleyişi eşsiz benzersizdi. Ve benim asıl ilgilendiğim de buydu. Aradan aylar aylar geçti ve o acayip sesli adamın, Halil Sezai'nin ilk albümü çıktı sonunda: 'Seni Beklerken'... İlk dinleyişim sırasında yazıyorum bu yazıyı, ki şarkı isimlerine bile bakmadım henüz. Fakat şu kadarını söyleyeyim ki, başka kimsenin ağzına bu türlü yakışmayacak şarkılar yapıyor bu adam. Ve onları kimsenin söyleyemeyeceği gibi söylüyor... Efkarlı bir nefes, tekinsiz bir ruh, eşittir Halil Sezai. Paralayana kadar dinleyeceğim bir albüm olmuş sonuç olarak. Teşekkürler ediyorum dinleyici olarak ve de tavsiye ediyorum, sayın ruhdaş.

Home Tweet Home:
Üç Harfliler de bizden söz ederken Beş Harfliler diyor mudur ki acaba? (kmlsvb_)

<p>İki ülke arasında gerçekleştirilen istikşafi görüşmelerin 61. turu tamamlandı. Bir sonraki turun

Atina ile hangi konular masada?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sosyal medyada en çok paylaşılan mantık soruları

40 kilometrelik alanı kaplayan Nazik Gölü'nün yüzeyi buzla kaplandı