• $7,3655
  • €8,9558
  • 436.774
  • 1536.11
22 Aralık 2011 Perşembe

Kızarmış soğan kokusu

Yalnız yaşamanın iyi ve kötü yanları üzerine düşünüyorum bir süredir. Akşamları bir araya toplanılan evlerde yaşamaya alışkınların gözünde ne buruk bir kelimedir 'yalnız'... Halbuki başka pencereden bakanlar gayet iyi bilir algıdaki o burukluğun yanıltıcı yanını. Yalnızlığı için çok mücadele ve emek vermiş biri olarak benim için gurur vesilesidir mesela yalnız yaşama işi. Bu yoldakileri destekler, tereddütte olanları da teşvik ederim daima. Türkiye standartlarına göre çok erken yaşta giriştiğim için bu işe, çoğu kişiden iyi biliyorum nelere mal olduğunu. Maliyeti düşünüyor insanlar ilk etapta (haklı olarak) ama kaça patladığından daha önemli parametreleri var bu tercihin. Bir sürü şey öğretir çünkü insana yalnız yaşamak. Başka hiçbir türlü öğrenilemeyecek şeyler. Öğrenilmişini bulup alamaz insan çarşıdan pazardan. Kredi kartına böldürüp sahip olunamaz dolayısıyla o 'pahalı' bilgiye. Birey olmayı, birisi olmayı öğretir en başta. Ki, sokak hayvanlarının şahsiyetinin ve bilgeliğinin sırrı bile bu esasen.
EVDEN ÇIKMADAN SEVİLMEZ EV
Kalabalık evlerde 'biz' kanunları işler normal olarak. Sokakta ise sadece 'ben, sen, o'yuz ve altı üstü bir 'yabancı'dan başkası değiliz. Önün arkan sağın solun yabancı. Değer yargısı üretmeyi öğretir dolayısıyla yalnız yaşamak. Kimse sana şöyle böyle yap demezken, neyi nasıl yapacağını bulmayı öğretir. Ve sanılanın aksine, evi sevmeyi öğretir insana. Çeşitli huzursuzluklar nedeniyle mümkün mertebe erken çıkıp geç gitmeye uğraşırken başkaları, ortak hayat sürülen evlere... Yalnız yaşayan koşa koşa gider 'anahtarını kendi aldığı' tek kişilik evine. Zorunlulukların, uyulması/kaçılması gereken kuralların değil, bizzat özgürlüğün kalesidir çünkü yalnız yaşayanın lügatinde 'ev'.
ANAHTARIMI  KENDİM ALDIM
'Tek taşımı kendim aldım'cılığın light dünyasında ne kadar tutar benim şarkım tartışılır. Ama kafası çalışan kızlar görüyorum bazen. Tanıyorum. Bir şekilde ailelerini ikna edip atıyorlar kendilerini sokağa. İş buluyor, ev tutuyor, birbirlerine tutunuyor ve hayatlarını kazanıyorlar. Büyük saygı duyuyorum onlara. Aşk meşk kadar da 'evden' kurtulmak için evlenir çünkü bizde 'kızlar'. Hiç romantik değil bu söyleyeceğim ama gerçek; kadınlar arasında en popüler istihdam kurumu 'evlilik' hala. Töre vs. gibi sert koşulların hüküm sürdüğü coğrafyalarda yaşayanlara değil lafım. Şehir kültürüne sahip kızlardan söz ediyorum.
BU ŞEHRİN KADINLARI
Zengin bir kocaya rastlamak ümidiyle şehrin altını üstüne getirmekten daha büyük hedefleri olmayan, var olan hiçbir işi beğenmeyen, kıymetli popolarını kaldırmalarını gerektiren hiçbir şeyin ucundan tutmayan, uyanık oldukları tüm zamanlarını bilmem ne keyfi peşinde koşmaya adamış 'fırsatçı' kalabalıktan söz ediyorum. Sosyal medya canavarları, in mekan avcıları, Steve Jobs'un oyuncaklarının aşıkları, babişkolarının bankalarının iyi müşterileri onlar. Her şeye 'tıklayarak' ulaşmak en büyük maharetleri. Vitrinlere duydukları tutkunun birazını hayata karşı hissetseler keşke. Tek taştan önce, tek başına yaşama fikrinden büyülenseler keşke. Bir kadın için Bay Mükemmel'in koluna girmekten çok daha gurur verici çünkü hayatını kendi başına kazanmak.
TENCERE DİBİN KARA
Aman aman sevin de kimseye söyleme diye cık cık'layanlar için 'yalnız yaşamanın ennn kötü yanı'na kırıyorum direksiyonu derhal. Tencere kaynamaz genelde tek kişilik evlerde. Yalnız yemeyi sevmiyorsanız hele de benim gibi, eliniz bir türlü gitmez ocağa. Arwen'in kuru mamasına göz dikmişliğim bile vardır açık söyleyeyim.  Hala beceremiyorum yemeği bir kişilik yapmayı. Dört kişi fiks doyar benim ölçümle. Fakat o değil de, tencere kaynamayınca da ev 'ev' olmuyor sayın kardeşim. En sevdiğim şey, akşam saati apartmana sızan güzel bir yemek kokusu. Her gün ne pişiriyorlar ben de bilmiyorum, ama fena halde soğan kavurmak geliyor içimden. Gerisi de gelir kısmetse.

Şimdi kısa bir ara
Yılın sonuyla birlikte taşınma burcuna girdim, sayın okuyan. Dilerim bu son kiralık evim olsun artık. Yeni yıl, yeni ev, yeni hayat formülünü oturtmak için sıkı çalışmak zorundayım bu hafta. İzninizle kısa bir süre ortadan kayboluyorum bu sebeple. Dönüşte anlatırım gelişmeleri. Kolay gelsin cümleten.

Home Tweet Home: Şimdiki Zaman Eczanesi: 'Mesaj like'lamaktan nasır tutan parmak ilacı geldi'. (twitter.com/sevimgozay)

<p>İki ülke arasında gerçekleştirilen istikşafi görüşmelerin 61. turu tamamlandı. Bir sonraki turun

Atina ile hangi konular masada?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ağrı Dağı göçmen kuşlara ev sahipliği yapıyor

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler