• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
08 Aralık 2011 Perşembe

Karaoke-bar izlenimleri

Fazla sulu fazla çocuksu bulur ve uzak dururdum karaokeden. Büyük gafletteymişim meğer, sayın müdavimi olan. Geçen gün bir gittim ki ne göreyim; ne acılar, ne damarlar, ne efkarlar aman Allah! Sınırsız 'jilet' aradı durdu gözlerim mönüde. Ağlamaya, acı çekmeye meraklı milletiz eyvallah da, karaokenin bile bu derece ağdalı olabileceğini gerçekten tahmin etmemiştim. Yer, Ataşehir'in göbeği bu arada.

AYRILANLAR KULÜBÜ

Damsız girilmez kuralı yok, bilakis aşk acısından kıvranan yalnızların beşer onar, gruplar halinde aktığı bir hadise. Dolayısıyla masalar haremlik-selamlık. Mikrofonu eline alan tutturuyor ennn damarından bir ayrılık parçası. Yakarıyor da yakarıyor sevdiğine. Kalpler fena halde yalnız anlayacağınız bu karaoke ortamında. Fakat öyle şarkılar söylendi ki, çoğunu hayatımda ilk defa duydum. Zifiri karanlık bir sound ve insanı lime lime eden, zincirlere vuran sözler. Hele bazı şarkıların gönderildiği 'orada olmayan kadınların' yerinde olmayı hiç ama hiç istemezdim gerçekten. Eğlenceyi bu denli ağıta çeviren her ruh durumundan korkarım ben, sayın ölümüne seven. Aman diyeyim.    

KENDİN SÖYLE KENDİN AĞLA
Neşeli, matrak şarkılar söylemek isteyen tek grup bizdik. Ve zaten de bu yüzden bizim şarkıları arkaya atıp durdular gece boyu. Saatte bir falan, yalandan bi yarım kuple çalıp isyanımızı bastırdılar. Sonra gene dayadılar bol acılı istekleri. Müşteri öyle istiyormuş... Müşteriye 'müşteriyi', halka 'halkı' mazeret gösteren zihniyetin de hastasıyım bu arada. Müşteri dediğin ben, bizzat, kendim oluyorum canım efendim. Kimden bahsedip duruyorsun 'müşteri müşteri' diye? Neyse bu başka yazının konusu.

SAHNE KORKUSU
Artık kedilerin bile bildiği o meşhur gece hayatı klişesi burada da varlığını hissettiriyor. Kulüplerde yaşanan, dans edip eğlenmek yerine olduğu yere kazık gibi kakılıp birbirini süzme adlı gece kulübü sendromu var ya... Burada da aynen geçerli. İnsanlar masa-sandalyelerine zamklanmış gibi. Şarkı söylemek için ciddi yarış var ama sahne genelde boş. Utanıyorlar desem, şarkı söylemek sahneye çıkmaktan çok daha riskli bir iş. Sahnede gözler üzerine çevrilecek diye korkuyorlar ama şarkıyı rezil oldum filan demeden ciyak ciyak söylüyorlar maşallah. Ne iş anlamadım.

PROFİL NASIL?
Korumalarıyla çıkıp türküsünü söyleyen bile oldu, o kadar diyeyim. Emel Sayın'dan Mavi Boncuk'u söylemeye daha da ısrar edersek ayağımıza sıkarlar diye tırstık bu yüzden. Boğaz eğlencesine gider gibi pul-payet ful mini giyinen de vardı, kot-tişört takılan da. Üstü bowling ve oyun salonu olan bir binanın alt katı olmasına rağmen fosur fosur sigara içildiğini de sözlerime ekleyeyim. Usul de şöyle ayrıca karaokede: İki adet şarkı dosyası var, biri yerli diğeri yabancı. Garsonlar kağıt-kalem bırakıyor ayrıca masalara. Seçip yazdığınız istekleri birer birer DJ'e ulaştırıyorsunuz. Sizin şarkı başlayınca mikrofon sizi nasıl buluyor onu anlamadım yalnız. Biliyorsanız onu da siz bana yazıverin.

Müjdat Gezen'in Homoti'si ve Törkiş Tivitır
Amerikalılar, Müjdat Gezen'in 1987'de çektiği ve yayınlamadan çöpe attığı video filmi 'Homoti'yi keşfetmiş, çok tıklayıp çok gülüyorlarmış diye sosyal medyada bir kompleks bir kompleks. Çakma E.T. uyarlaması olan Müjdat Gezen'in Homoti'si Türk sinemasını rezil ediyormuş da... Müjdat Gezen zaten nasıl sanatçıymış da... Twitter'la birlikte tavan yapan bu linç etme kültürü ciddi kabak tadı verdi artık. Üç-beş zamanı bol çapulcunun önderliğinde toplanan 'ünlü' meraklısı kalabalıkların, şehitlerden depreme, dinden cumhuriyete, futboldan sanata her bir olayda fanatiklik edip durması... Cahil cühela söylemlerle oradan oraya hücum edip en hamasi duygularla, kim nereye çekse oraya saldırması... Buyurun size Törkiş Tivitır! Bu saldım çayıra 'medya', bu ülke hakkındaki tüm umutları yok etmekten başka şeye yaramıyor artık. Sorarsa da iletişim ha. Zombiliğin bu kadarı.

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Bülent Turan, 1915 Çanakkale Köprüsü inşaatında incelemelerde bulundu

Doğada yaptığı yemeklerle kentleri tanıtıyor