• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
01 Kasım 2012 Perşembe

Kadıköy'de bayram

İşten çıkıp Maslak üzerinden iskeleye inmeye çalışırken öğrendim, deniz yoluyla yapılan tüm boğaz geçişlerinin köprüdeki lazer şov nedeniyle iptal edildiğini. Saat de tam yasağın ve gösterilerin başladığı saat. Niyetim, Bağdat Caddesi'ndeki fener alayına katılmak. Orada yaşıyorum ve mahallede olmak istiyorum haliyle. 'En iyisi metrobüs' deyince şoför kendinden emin şekilde ve Zincirlikuyu'da kilitlenince yol, mecburen indim araçtan. Metrobüse akan insan nehrine karıştım kös kös. Resmi tatil şerefine olacak ki balık istifi yerine İstanbullu'yla diz dize oturarak vardım karşı yakaya. Bir kısım yolcunun Fener formalı oluşuna cık cık'lanıp maça gider gibi cumhuriyet yürüyüşüne gitmelerine de huysuzlandım içimden.
MACERA BAŞLIYOR
Söğütlüçeşme'de inenlere kulak kabartınca hem sahil, hem de minibüs yolunun tıkalı olduğunu anladım ve kalabalığın peşine takılıp tren istasyonuna ulaştım. Meğer maç da varmış! ve formalı vatandaşlar maça gitmekteymiş. Suadiye istasyonuna iner inmez tezahüratlar alkışlar duyulunca yanımdakilerden biri, 'A ha Fener gol attı!' diye şakaladı yanındakisini. 'Aman İsmeeeet...' diye bozdu tabii derhal karısı. Kadıköylü cumhuriyet kalabalığına karışmamız ise birkaç saniye alıyor sadece. Caddeye çıkan ara sokaklar insan seli. Puset ve insan daha doğrusu. Kafacığı insanların beline gelen bir çocuk annesine soruyor; 'Nerden anlayacağız yürüyüşün başladığını?', 'Müzik çalar herhalde bilmiyorum ki, ben de ilk defa katılıyorum' diyor anne. Aa telefon kilit, internet yok. Hadiii tam da instagram'layacaktım ortamı. Hiç sırası değil ama düşünmeden edemiyorum, deprem olsa (Allah korusun) internet eli mahkum gidecek ve sonra n'olacak?         
ANARŞİK ROMANTİK
Yürüyüşün en popüler sloganı;
'... baksana / Kaç kişiyiz saysana' Defalarca tekrarlanıyor alkışlarla (noktalı yeri doldurunuz, en az 3 harf)! Çiftlerin erkek olanları sözleşmiş gibi kadınların(ın) arkasında yürüyor sıkı sıkı. Kurt kapacak sanki! 'Hissediyor musun?' diyor biri fısır fısır. 'Hıııı' diye kıkırdıyor kadın. Yoluma bakıyorum ben canım bana ne. CHP otobüsüne büyük sevgi ve tezahürat gösteriyor halk. Fener gibi, CHP klişesine de katılmıyorum Kadıköy'ün o ayrı. Hiçbir çıkarım yok yani cumhuriyetten. Öylesine sahipleniyorum. Candan gönülden ezelden. Oy vereceğim bir parti'm bile yok şu memlekette anlıyor musun sayın Sezen!
BİR PARTİ'M BİLE YOK
Kek gibi bir başımayım. Ne iktidarın 'halk' dediğiyim, ne 'çıkarcı' deyip parmak salladığı. Adamdan sayılmıyorum. Temsil bile edilmiyorum şu memlekette. Normal, işinde gücünde, dünyalı bir vatandaşım öylesine. Esamem bile okunmuyor dolayısıyla bu fanatik siyaset ortamında. Eve gidip kız kurdumun doğum gününü kutluyorum (5 yaş!) ve yorgunca uyuyoruz. Naçizane anarşik bir 29 Ekim de böylece bitiyor. Memleketinde 'hiç' sayılarak.

Halkın Artist'i
HAFTADA beş gün 'Artist' programına başladığımdan beri her türlü toplu taşıma aracında boy gösterir oldum, ne hikmetse. Tam trafik saati biten yayın sağolsun, cici papileri çantaya tıkıp botları giydiğim gibi kah vapurdayım, kah metrobüs, kah tren, füniküler, metro, hatta eski dost otobüs, minibüs, dolmuş. Yetmediği yeri de tabanvayla tepiyorum! Tam Kadir Topbaş'ın hayalindeki İstanbulluyum anlayacağınız...
ÖRNEK İSTANBULLU
İstanbul-kart'ım bile var ki canım oldu resmen. Zorda kalan bir vatandaşa otobüs ısmarladım hatta dün. Karttan önce benzer (daha da vahim) durumlarda kaldığımdan biliyorum ne bela bir yokluk olduğunu. Duraklarda, iskelelerde, istasyonlarda gişeler ve o gişelerde de tonton biletçiler olurdu eskiden ne güzel. Ben toplu taşıma kullanmayalı o ton ton biletçilerin yerini türlü çeşit jeton makineleri otomatlar filan almış.
YOLA GELDİM HAMDOLSUN!
Başlarda epeyi sersem sahnelerin kahramanı oldum, bir sarışın için zorlu serüven zira! 20 liranın üstünü demir 1'lik olarak avucuma boca eden makinelerle kavgalar, iskele görevlilerine yönelik 'madem bur'da dikiliyorsunuz, jeton satsanız incileriniz mi dökülür' türü histerik çıkışlar vs. Nıhahaa çaplı sırıtmalardan başka sonuç elde edemedim, ayrı. Yola geldim, sen mi büyüksün ben mi İstanbul! diye tepinmek yerine gittim kendime kent-kart aldım sonunda. İnceden bir bozguna uğramışlık, bir sistem adamı olmuşlukla buhrana kapıldığım oluyor ama n'aparsın. Büyük şehrin derdi de büyük, sayın gece gündüz arşınlayan. SATC efsanesi Carrie'mizin jenerik sahnesi gibi artistik nitekim hayatım, hamdolsun.

Hope Tweet Hope: 'İBB güzelim Göztepe gül parkını rezil etmiş. Kalitesizlik salgın bir hastalık gibi yayılıyor tüm ülkede.

<p>Pendik'te drift yaparken iki sürücüden biri kaza yaptı, diğeri yoldakilerin üzerine aracını sürdü

İstanbul'da drift dehşeti! Otomobili vatandaşların üzerine sürdü

Yer siyah, gök beyaz; şampiyon Beşiktaş!

Filistinlilerin evleri yerle bir oldu

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı