• $7,5399
  • €8,9781
  • 413.268
  • 1541.98
22 Mart 2012 Perşembe

İnsanoğlu kuş misali

Geçtiğimiz günlerde dördüncü yaşını kutlayan Psikeart dergisinin Yabancılaşma sayısında rastladım bu başlığa: İnsanoğlu kuş misali. Yabancılaşma denen ruhsal göçmenlik için nasıl da isabetli bir tarif! Fizikselden çok duygusal anlamda 'kuş misali' insanoğlu, sahiden de. Olaylar sürpriz şekilde gelişir ve hooop iyi bildiğin şey ters-yüz olur. Duygular 180 derece değişir, tanıdıklar yabancı, yakınlar uzak olur. Birden. Kış yerini bahara, yaz yerini güze bırakır. Hayatın, o ezbere bildiğin sokak olmaktan çıkıverir. Aniden. Yabancılaşırsın. Kendine. Çevrene. Dünyaya. Bir gün, bir hafta, bir ay, bir yıl önceki sen ile aynada gördüğün arasında... Dağlar vardır artık. Vazo kırılmış, resim yırtılmıştır. Dergiye dönüp Tahir M. Ceylan'ın, başlığını ödünç aldığım yazısına bakabiliriz bu noktada (Psikeart, sayı 17, sf.18-23)

İDEALİN KAYBOLUŞU

'... Sanırım sistem, insanı en zayıf halkasından yakaladı: Bencillik. İnsan bencil olduğu için hiç bir moda davranıştan geri kalmamak uğruna, uzatılan havuçları yuttu ve kendini yok etti. Gelmiş geçmiş en büyük akıl olan Kant şöyle demişti: Kendini sevmek, her zaman suçlu olmasa da, bütün kötülüklerin kaynağıdır.'
***
 '... Nesne kaybedilir belki ama hemen peşinden de insanın içinde inşa edilir. İçimizdeki inşaat ölüme kadar devam etmektedir: Kimisi sarsılan konumunu, kimisi kırılan onurunu, kimisi yaşamadığı gençliğini inşa eder. Kaybeden insanların yüzünde, üzüntüden çok yorgunluk vardır, inşaattan bıkmış amelenin yorgunluğu... Melankoli dediğimiz şey odur, yorgunluktur. Bu neye benzer? Yatırım yapılmış fabrikanın iflasına, çalışılmış imtihandan kalmaya, çok sevilmiş kadından olmaya...'
***
'... Kimse içinde direnme gücü bulmadıkça travmasıyla karşılaşmak istemez. Yitirilen nesnenin, dönmeyeceği halde peşinden koşmak, zannedildiği gibi onu yeniden elde etmek için değildir, aksine kırıla kırıla kendini nasırlaştırarak, onun yokluğuna karşı direnç kazanmak içindir (...) Altını tart, kurşunu tart, insanı tart, insan hepsinden ağırdır; onu ağırlaştıran da, nesnesini kaybetse de kendini kaybetmeyen, her koşulda kendini inşa eden felsefesinin varlığıdır.'
***
'Bir zamanlar İskoçya'da kuşlar bir akıl hastanesinin camlarını patlatarak intihar ederlermiş. Meğer hastalar verilen hapları yutmaz camdan fırlatır, kuşlar da onları yere düşmeden yutar, göğün yüzünde iki tur attıktan sonra delirip hapın fırladığı camda kurşun gibi patlarlarmış. İnsan bugün kuştan az mı deli?'

Home Tweet Home:
'Canım sıkılıyor İsmet - Mustafa Kemal Atatürk, 1934' (@Ceelall)

<p>Cumhurbakanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye - ABD ilişkilerine dair açıklamalarda bulundu. Kal

'NATO savunma sistemine entegre edilmeyecek'

8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajları! Anlamlı, en güzel Kadınlar Günü mesajları!

Dünyanın sonuna ilişkin tarih verdi! NASA'dan korkutan açıklama

Sosyal medyadan servis ettiler... Haftanın yalanları