• $7,3453
  • €8,9222
  • 437.988
  • 1546.68
30 Temmuz 2011 Cumartesi

İndim havuz başına

Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemizde yüzmenin bir ata sporu olması beklenirken, vatandaş bu konuda tamamen özgür iradeye terk edilmiştir. Ecnebi dünya, denizi olsun olmasın ilkokulda yüzme öğretirken çocuklarına, beden eğitimi derslerinde ikişer sıraya sokulup marş marş'lanırız biz. Ters takla atamazsak filan da notumuz kırılır. Deniz kültürü olan ailelerde yetişenler hadiseden sağ çıkar nihayet ama... El yordamıyla yüzme öğrenmeye gönül veren çoğunluk telef olur durur yaz aylarında üçer beşer. Tatil köylerinde, havuz başlarında filan da manzara bu yöndedir. Turist aileler çoluk çocuk, kadın, erkek standart bir yüzme bilgisine sahipken ve eylemi spor olarak benimsemişken, bizde resim farklıdır:
- Genç erkek grupları: Havuza en hacimli atlama dalında sulu performanslara girişir ve şüphesiz ortamın en eğleneni ve cık cık'lananı olurlar.
- Yetişkin kadınlar: Çoluk çocuğa, yanı sıra havlu ve eşyalara göz kulak olmak, acıkan aile bireylerini doyurmak gibi işlerle meşgul olurlar.
- Sevgililer: Elleri ayakları buruşana kadar tuzluk-karabiberlik gibi yapışık vaziyette suyun ortasında dururlar. Karaya çıktıklarında ise yağlama süsü verilmiş bitmez bir fanfini tuttururlar.
- Genç kızlar ve alımlı hatunlar: Tavuk-şiş usulü güneşin altında döne döne, yağlana yağlana, cep telefonuyla oynaya oynaya helak olurlar.
- Benim gibiler: Şemsiyenin altında bir tomar gazete ve kitaba gömülür, çaktırmadan ortamı izlerler. Serinlemek için havuza girdiği anda da kaburga dolaylarına, atlama performansında menzilini şaşırmış toy bir bünye isabet ettirirler - bkz. ezik, 1 aya geçer dedi doktor.  
- - -
Dolayısıyla yüzme işi bizde - sporcuları bir kenara ayırırsak: 'Boğaz çocuğu' profiline sahip 50 yaş ve üzeri kuşağın, yaz kış demeden faydalandığı bir kıyı aktivitesidir. Halbuki ilkokuldan itibaren herkesin hayatına giren bir spor olmuş olsa idi (keşke); denizleri temiz tutma içgüdümüz de gelişirdi. İhtiyaç duyduğu şeye iyi bakar çünkü insan. Denizle iyi bir ilişkisi olan, bakılacak ve çöp atılacak su muamelesi yapmaz kolay kolay.

Depremzede çocuklardan ne istediniz?
Mersin Büyükşehir Belediyesi, Türk-Japon kardeşliğinin başkenti olduğunu (kendi tabirleri) ilan etmek için görülmemiş bir işe imza atmış. Felaketlerin yaşandığı bölgeden 20 depremzede çocuğu Mersin'e davet etmiş ve Belediye Sarayı'nda bir etkinlik düzenlemiş. Vali, Büyükşehir Belediye Başkanı, Mersin Japon Dostluk Derneği Başkanı, Türk-Japon Kültürel Etkileşim Derneği'nin üyeleri filan da törene katılmış. Uzun uzun konuşmalar yapmışlar adet üzere. Ve fakat Japonca çeviri olmaksızın! Çocuklar sıcaktan bunala bunala fotoğraf çekip durmuş anlamadıkları konuşmalar boyunca. Nihayet bittiğindeyse deprem görüntüleri izlettirmişler çocuklara!? Akıl, insaf ve empatiden yoksun, talihsiz bir iş olmuş sonuç olarak. Protokole topluca güneş mi çarptı ne olduysa, acısı çocuklardan çıkmış. Geçmiş olsun değerli Türk-Japon kardeşliği...

Maksat spor!
İngİltere'de 1500 kadın denekle yapılan bir araştırma, kadınların %76'sının spor olsun diye seviştiğini ortaya çıkarmış. Çünkü 1,5 saatlik seks 150-300 arası kalori yakıyormuş. İyi güzelmiş de, şu 1,5 saat meselesine takılmış durumdayım ben. Ayık adama rastlamanın deveye hendek atlatmaya eş olduğu İngiltere'de kim kiminle 1,5 saat sevişiyor meraktayım. Palavracı bunlar sayın vatandaş, mübarek Ramazan öncesi panpiş panpiş araştırmalar. Hiç işte!

Home Tweet Home: Buyurunuz: Birinin size aşık olduğunu nasıl anlarsınız? http://on.fb.me/qQVeWm (twitter.com/Askdoktoru)

<p><span>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Ekipleri HDP Binası'na 6 saatlik

Kandil değil HDP binası

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Muğla'da tarım alanları su altında kaldı

40 kilometrelik alanı kaplayan Nazik Gölü'nün yüzeyi buzla kaplandı