• $8,2788
  • €10,0856
  • 488.528
  • 1460.9
06 Haziran 2013 Perşembe

Gezi’den çıkan medya notları

Medyanın gerçek sahiplerinin iktidarlar değil izleyiciler olduğunu öğretti “Gezi direnişi”. Sosyal medyada gelişen boykot ve protestolar, haber kanallarını geç de olsa hizaya soktu. Bu “ayarı” en doğru okuyup hızla telafiye başlayan kanal NTV.
- Sokaklar yanarken “penguen belgeseli” yayınlayarak seyirciyi çıldırtan CNN Türk, hak ettiği “CNN Penguen” lâkabını unutturmak için çok çalışmak zorunda.
- En kriz günde Başbakan’la canlı yayın fırsatı yakalayan Habertürk TV ise; toplumsal çıkarlardan, haber refleksinden uzak, sorumsuz, pasif yayıncılığın listesinde 1 numaraya yerleşti. (Sonrasında ulaşan; yayınlarına herhangi bir baskı gelmediği, kararlarının tamamıyla yönetim sorumluluğunda olduğu yolundaki açıklamaları ise, kanalın sergilediği KUSURLU imajı daha da perçinledi.)
- Ne olduğu hakkında tevatürden geçilmeyen SOSYAL MEDYA ise, ana akım medyanın üç maymunu oynadığı günlerde kazandığı BAŞROL sayesinde, “yeni” medyanın kurumsal değil bireysel olduğunu ortaya koydu. Sokağın çığlığını, önce evlerinde habersiz bırakılan insanlara, sonra da dünyaya duyurdu. (Başbakan’a “baş belası” olarak görünen de bu olsa gerek.)

En büyük ortak hata:
“Suskunluk” ve “yanlı” habercilik kadar büyük bir başka sorun da şu: Yayına geçip kameraları sokağa çevirdi nihayet medya. Ama yorumlardan ve ünlü simalardan geçilmiyor ekranlar. Direnişin gerçek kahramanı olan HALKIN SESİ nerede peki? Herkes “halkın gücü”nden söz ediyor ama kimse halka mikrofon uzatmıyor...
- Hayatlarında ilk defa bir mesele uğruna sokağa dökülen bütün o öğrenciler, anne babalar Taksim’de, gece gündüz öylece duruyor. “Sen neden buradasın?” diye soran yok fakat!
- Gezi direnişini “ülke meselesi” boyutuna taşıyan SADE VATANDAŞ’ın sesi televizyonda yok. Halkın kendini ifade etmesine aracılık etmiyor medya. Varsa yoksa siyasiler, ünlü Gezi’ciler, ünlü-ünsüz yorumcular.
- Tava tencere, pencere direnişçileri? Gündüz işe akşam direnişe giden mahalle direnişleri? Puset bebekleri? Nineler? Okul çocukları? Ev kadınları? Aile babaları? Sloganlarla, marşlarla, kornalarla direnen bütün o insanlar? Medya onları nasıl oluyor da merak etmiyor? 100 yılın hareketi var sokakta. Ama medya ünlü konuğa fikslenmiş, kanserojen bir “içerik” illetinin pençesinde.

Kelime Oyunu biter mi?
“Kelime Oyunu” adlı yarışma programı kişisi İhsan Varol (Bloomberg HT), medyanın en kötü sınavını verdiği sırada sergilediği performansla büyük yankı uyandırdı. “Sansür”, “Çapulcu”, “Çanaktutma”, “Barikat”, “Tazyiklisu”, “Gazmaskesi”, “Diktatör” gibi soru kelimeleriyle, programda müthiş bir gündem eleştirisi sergiledi. Hemen ardından da, Kelime Oyunu’nun bittiği/bitirileceği söylentileri yayıldı. An itibarıyla net bilgi yok. Sonucu ne olursa olsun; İhsan Varol kazandı. Her şeyi göze aldığına şüphem yok, bu tavrı sergilerken. Söz konusu “ülke” iken koltuk nedir ki?

Hello Tweetheart: 
Doğu’dan bir tweet: Van Gölü kıyısında purolarımızı tüttürüp viskilerimizi içerken Batı’daki olayları konuştuk...” (@ysrsckn)

 

 

 

<p>Mescid-i Aksa'yı savaş alanına çeviren İşgalci İsrail'in Filistin halkına yaptığı zulüm tüm dünya

Mescid-i Aksa'da 'Erdoğan' sloganları

Süper Lig'in yeni takımı GZT Giresunspor, coşkuyla karşılandı

Galatasaray, Yukatel Denizlispor maçı için şehre geldi

Deniz salyasından gübre, tarım ilacı ve temizlik malzemesi yapacaklar