• $9,2428
  • €10,7967
  • 529.904
  • 1432.8
17 Mart 2012 Cumartesi

George Clooney'e kalan

Yıllar önceden beri aklıma gelip duran karanlık bir fantezi var: Birbirini çok seviyor gibi görünen ve ömrünü birlikte geçiren bir çiftimiz var. Kadın ölüm döşeğinde. Gözleri adamın gözlerinde, elleri ellerinde... Vedalaşıyorlar iken kadın birdenbire bir başka erkeğin ismini söylüyor, 'Ben hep onu sevdim...' diyor ve ölüyor. Kadın ile erkeği yer de değiştirebilirsiniz hikayede. Takıntım, bu durumda kalanın 'adam' olması değil, bu durumda kalan birinin kayıpları ve altüst olan duygularıyla nasıl baş edebileceği... Durup dururken tüm bir ömrün 'yalan' olduğunu öğrenmesi ve hesap soracağı yegane kişinin artık orada olmayışı...
George Clooney'nin başrolünde yer aldığı Alexander Payne filmi Senden Bana Kalan - The Descendants'ı geç de olsa izledim ve çok benzer bir hikaye içinde buldum kendimi. O kadar müthiş oynamış ki Clooney, Matt King denen o adamı... The Artist'e de bayılmama rağmen, Oscar'ın George Clooney'nin hakkı olduğuna eminim artık. Fonda Hawai şarkılarının Dalgacı Mahmutluğu, önde ise büyümeye çalışan iki kız çocuğunun tam zamanlı babası olma durumuyla baş etmeye çalıştığı sırada, romantik hayatının üzerinden buldozer geçen bir adam... İnsan olmak, kadın olmak, erkek olmak, ebeveyn olmak üzerine düşünmeye bol bol fırsat bulacağınız bu filmi izlemediyseniz, aman diyorum. Aman yakalayın, kaçmasın.

Patlak bir komedi
İkifilm birden yazısı planlamamıştım ama kısmet, sayın okuyan. Sırada Patlak Sokaklar: Gerzomat adlı absürt komedi var. Vizyonun yenilerinden kendisi. 'Sütü seven kamyoncular' olarak nam salan internet fenomeni ekibin beyazperde açılımı olarak Türkiye'de bir ilk, bu film. Kendilerine Bates-MotelPro diyen ve arkalarına Abdullah Oğuz desteğini alan ekibin zaferine kayıtsız kalmak imkansızdı benim için. Heyecanla karışık bir merakla gittiğim galada izledim bu sebeple filmi. Pişman mıyım? Hayır. Çünkü dediğim gibi, kayıtsız kalamayacağım kadar merak uyandırıcı bir konseptti bu beyazperde macerası benim için. Tavsiye eder miyim peki? Evet ama şöyle ki; yanınızda mutlaka 12-16 yaş civarı bir ergenle gitmenizi öneririm sinemaya. Eminim o çok eğlenecek ve siz de, çocuk sevindiren yetişkinlerin duyduğu türden bir haz duyacaksınız. Toplamda da herkes memnun olacak! Bulduğum optimum çözüm budur.

Erguvanları beklerken
İllallah dedirten martın kazma kürek yaktırması bitecek ve tomurcuklar açacak yakında. Öbek öbek erguvanlar basacak İstanbul'u ve Boğaziçi pembelere bürünecek. Boğaz turları da başlayacak yavaştan. Çaylar, simitler, martılar da peşi sıra. Beni bugünlerde erguvanlar kadar sabırsızlandıran bir diğer şey ise, 'Boğaz Hakkında Her Şey' kitabı.
BOĞAZ HAKKINDA HER ŞEY
25 yıllık rehber, tarihçi, seyahat yazarı ve sevgili dost Saffet Emre Tonguç'un Pat Yale ile birlikte hazırladığı 'Boğaz Hakkında Her Şey', Boyut Yayınları'ndan çıktı. Boğaz yalılarının görülmemiş fotoğrafları eşliğinde müthiş bir çalışma. Tarihi Yarımada'dan Cankurtaran ve Sahil Surları'na, Rumeli Feneri'ne, Anadolu Yakası'nda ise Kadıköy ve Moda'dan başlayıp Anadolu Feneri'ne kadar Boğaz köyleri dahil toplam 34 konuyu kapsıyor bu rehber kitap. Hafta sonu için bundan ala meşgale düşünemiyorum. Israrla tavsiye ediyorum.

Home Tweet Home:
'Biseksüellik cumartesi akşamı biriyle çıkma ihtimalinizi anında ikiye katlar - Woody Allen' (@ArdaUskan)

<p> </p>

Arabeskin 'Babası' kim?

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor