• $7,3609
  • €8,957
  • 436.612
  • 1536.11
29 Ekim 2011 Cumartesi

Eşkıya on air

Fazıl Say olup dalasım geliyor ekrana. Haber mi alıyoruz, 80'lere gazlayan minibüslere doluşup şoför dicey'liğine mi maruz kalıyoruz belli değil. Gündüz kadın kuşaklarını eleştirmek adetten ya hani - 'ya ağlıyoruz ya göbek atıyoruz' diye diye. Enn bi çok izlenen ana haberler çok mu farklı kafada? Fonda acıklı bir müzik olmadan ciddi bir mesele aktarmak imkansız mı gerçekten bu ülkeye mesela? Ne çaresiz bir TV dilidir bu. Otomatiğe bağlanmış gidiyor sittin senedir. Büyük acılar, ölümler, yıkımlar, kıyımlar, yitirilmiş kıymetler anlatılıyor değil mi? Be arkadaş, damar bir müzikle kulakların pası alınmadan girilemiyor öldür Allah konuya. 'Arkası Yarın' sanki (!) Girsene şu lanet habere. Direkt. Dümdüz. Doğal sesle. Yok ille duyguları şahlandıran, ciğerleri dağlayan melodilerden bir demet. Dramatik sesle başında sonunda makamlı bir metin konuştun muydu reyting tavan. İçine de son heceleri uzatmalı bir muhabir mizanseni (!) Çek alttaki acılı müziği, ne içerik kalıyor çoğu zaman ne bilgi ne de gerçek etki. Haber bitince yallah Kuzey Güney'e, Fatmagül'e, Feriha'ya niye sarıyor ahali, soruyor musunuz gerçekten? Yok ki aslında dizilerden farkı ana haberin. Ajitasyon kırbaçlarınızla uyuşturdunuz milleti yıllardır. Laçka ettiniz sinirleri. Ağlamakla gülmek arası, sinir krizinin eşiğinde bekleşiyor herkes. Gün oluyor teröre kurban verdiklerine, gün oluyor depremde yitirdiklerine, geri kalan zaman da işte dizi masumlarına ağlayıp duruyor millet zaplaya zaplaya. Halkın istediğini veriyorsunuz ama siz. Öyle ya.

HANGİ HALK BUNU İSTER?
Dünyanın en ilkel yayıncılığını yapıyorsunuz efendiler. Kolayı seçen sizsiniz. 'Yağmacılık' bunun adı. Duyguları talan etmek... Acının bari 'magazini' olmayaydı değil mi? El insaf. Ama acının da, isyanın da, gerçeğin de, yalanın da dili dibine kadar magazin artık. Önümüz arkamız gecemiz sabahımız vıcık vıcık magazin. Cinayet çözmesiyle ünlü (!) magazin sarısı bir densiz çıkıp ruhsuz şuursuz konuşuyor diye şaşacak ne var söyler misiniz bu ortamda? O gibilere o hakkı, o cesareti, o maaşı veren de göz yuman da aynı zihniyet. 'Ya, bu çok reyting alıyor ama günah bu millette, kaldıralım şu pespayeliği' demeye diliniz varıyor mu hiç? 'Ne veriyor bu millete bu' diye soruyor musunuz bir günden bir güne kendinize? Garabeti ganimet bilmekten geri duruyor mu bir Allah'ın kulu? Kimsenin alıp evine götürmek istemeyeceği ucubeler üretmekten vazgeçiyor musunuz? Başına sonuna daya müziği. Bas araya az sonrayı gitsin. 'Yer' nasılsa. Bir, üç, beş kişi değil, tüm bu sorumsuz yayıncılık sisteminin aktörleri suçlu bu işte. Konuşan tokuşan kafalar da, izdivaç tacirleri de, sado mazo diziler de, çalgı çengi habercilik de.  

DAYAN TÜRKİYE
Görülmemiş sayıda kanal bir olup ortak yayın yaptı, yardım topladı Van için. Türk televizyonculuğunun zirvesi niye bu biliyor musunuz? 'Hayır kurumu' vazifesine yarar çünkü bizde televizyonlar en çok. Normal zamanda kafa basmaz kolay kolay 'iyi' bir şey yapmaya. 'Afet' gibi olağanüstü haller, şoklar gerekir ille. 'Halk bunu istiyor' inanışı burada tamı tamına gerçektir işte. En temel haklarından 'yoksun' bırakıla bırakıla, birileri yiyip diğerleri baka baka her şeye muhtaç hale getirildi çünkü halk. Doktordan hastaneye, her türlü hizmet ve piyangoyu ('eş' dahil) televizyondan ummaya mecbur, bir buruk 'hedef kitle'... Her kımıldadığında morfini basmak yerine biraz saygı duyup biraz 'adamdan' saysanız keşke bu velinimeti. Neyse. Cumhuriyet Bayramı bugün. Fonda çalacak müzik çoktan seçildi, ağlayıcılar çoktan tutuldu. Ne yap et, bilinci açık tutmaya bak Türkiye.    

Home Tweet Home: Çok yakında yürürlüğe girecek olan 'Duble Yol Vergisi' sayesinde bir sonraki depremde mağdurlar 5 yıldızlı otelde barınacaklar. (volkanoge)

<p>İki ülke arasında gerçekleştirilen istikşafi görüşmelerin 61. turu tamamlandı. Bir sonraki turun

Atina ile hangi konular masada?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Herkes memleketinde yaşasaydı illerin nüfusu kaç olurdu?

Sosyal medyada en çok paylaşılan mantık soruları