• $7,54
  • €8,9922
  • 414.064
  • 1541.98
27 Mart 2012 Salı

En karanlık oda

Sağlık ve mutluluk yetilerimizin anne karnında geçirdiğimiz süreçte öğrendiklerimizle şekillendiğini ortaya koyan çalışmalar var. Araştırmacılara göre, doğmadan önce öğrendiğimiz en güçlü bilgilerden biri, annemizin sesi. Hamilelik boyunca annemizin sık sık dinlediği şarkı ya da sürekli izlediği dizinin jenerik müziği de doğmadan öğrendiklerimiz arasında! Kimi tatlar ve kokuları da doğmadan öğreniyoruz... Doğduktan sonra, hatırlanan bu tatlara göre tercihler yapabiliyor ve annemizin yediği güvenli şeylere yönelebiliyoruz! Başka deyişle - annenin yatkınlığı ölçüsünde - kültürel tatlar ve baharatlar hakkında eğitilmiş olarak doğuyoruz. Çılgınca olan şu ki; hayatta kalma mücadelesindeki gücümüz ve tehlike karşısında gösterdiğimiz reflekslerin hızı da anne karnında edindiğimiz bilgilere dayanıyor. Bilim yazarı Annie Murphy Paul'un bu konuda verdiği etkileyici örnek şöyle:

KITLIK KIŞI
1944 sonbaharında, 2. Dünya Savaşı'nın en karanlık günlerinde, Alman birlikleri Batı Hollanda'yı abluka altına almış, gelen tüm gıdaları geri çeviyordu. Son yılların en şiddetli kışıydı ve o kadar soğuktu ki kanallardaki sular donmuştu. Kısa sürede yiyecek kıtlığı başladı ki pek çok Alman günde yalnızca 500 kaloriyle - savaştan önce tükettiklerinin çeyreğiyle - hayatlarını sürdürüyorlardı. Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kaldılar. Yiyecek stokları tamamen tükenmişti. Toplu ölüm haberleri yayılmaya başlamıştı. 5 Mayıs 1945'te, Hollanda'nın müttefik kuvvetler tarafından özgürlüğe kavuşturulmasıyla abluka umulmadık bir şekilde kalktığında, 'Kıtlık Kışı' 10.000 kişiyi öldürmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü. Ancak etkilenen bir başka popülasyon daha vardı - kıtlık süresince anne karnında bulunan 40.000 fetüs!

SAVAŞ ONLAR İÇİN HALA BİTMEDİ
'Kıtlık Kışı'ndan onlarca yıl sonra araştırmacılar, anneleri kıtlık döneminde hamile olan kişilerin, anneleri normal koşullarda gebelik dönemini atlatmış kişilere göre; ileri yaşlarında daha fazla obezite, diyabet ve kalp hastalıklarına yakalandıklarını belgelediler. Bu kişilerin doğum öncesi yaşadıkları açlık deneyimi vücutlarını çok farklı yönlerde değiştirmişti. Peki rahimdeki yetersiz beslenme neden daha sonra hastalıklara yol açıyor? Anlaşılan o ki fetüsler - anne karnında - çevreden ipuçlarını alıyor ve kendi fizyolojilerini ona göre şekillendiriyor. Kendilerini, rahmin diğer tarafında tanışacakları dünya için hazırlıyorlar.

KÜÇÜK İNSANIN BÜYÜK BİLGİSİ
Fetüsün belirlemelerinin ve sezgilerinin temelinde annesinin yedikleri var. Hamile bir kadının tükettiği yemek bir bolluk masalı ya da amansız bir mahrumiyet günlüğü gibi bir hikaye yaratıyor. Ve bu hikaye fetüse, gelecekte hayatta kalmasını kolaylaştıracak genel durumlara adaptasyonunu sağlayacak bilgiler aktarıyor. Sorun şu ki; anne bir anlamda yanlış hikaye anlattığı zaman, fetüs için problem oluşuyor. Alman 'Kıtlık Kışı'nın çocuklarına olan da buydu. Öğrendikleri dünya ile doğdukları dünya aynı değildi (Kıtlık ve savaş, onların vücudunda hala devam devam ediyor başka deyişle). 

YA SİZİN MASALINIZ?
Aşk ve ilişkilerde başımıza bela olan güvenlik duygusu ve korkularımızın da yine anne karnında geçirdiğimiz süreçte öğrendiğimiz ilk bilgilerle şekillendiğini söyleyen uzmanlar da var. Geçmişimizin o en karanlık odasına geri dönüp, neyi nasıl toparlayacağımız konusuyla baş başa kalmış gibiyiz bu açıdan! Ruhsal bahar temizliğine girişmek için isabetli mevsimdeyken aklınızda bulunsun, sayın karanlıktan korkmayan.

Home Tweet Home:
'Her nerede değilsem, orada mutlu olacakmışım gibi gelir - Charles Baudelaire' (@GafMakinesi)

<p>Türk dizileri yurt dışında tarih yazıyor. İster Güney Amerika'ya gidin ister Balkanlar'a, Orta As

Türk dizileri tarih yazıyor, şer odakları boş durmuyor!

Sosyal medyadan servis ettiler... Haftanın yalanları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı