• $9,4976
  • €11,0568
  • 548.46
  • 1519.25
15 Mart 2012 Perşembe

Benim çocuğum

Dindar ya da olası 'kindar' nesillerden değil, her daim kem gözlere maruz kalan, hatta kaşla göz arası dövülüp öldürülen çocuklardan, içinde yaşadığımız şu homofobik dünyanın 'üvey' evlatlarından söz ediyorum: Lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transseksüeller... Hiç düşündünüz mü, onlardan birinin kendi çocuğunuz olduğunu ya da olabileceğini? 'Piyango'nun size de vurabileceğini (teşbihte hata olmaz)? 'Size de çıkabilir' diyordu ya reklam... Tam da o hesap aslında ailelerin durumu. Kimse bilmiyor 'ya çıkarsa!' ne yapacağını. Ya da zaten bildiği o 'gerçekle' nasıl baş edebileceğini... Tahtalara vuruyor, dilinizi ısırıyor, 'ağzından çıkanı kulağın duysun zındık!' diyorsunuz belki... Ziyanı yok, okumaya devam ediniz lütfen.

BAĞIMSIZ BİR BELGESEL

Çok farklı bir varoluş mücadelesi veren ebeveynler var aramızda. Bir gün birdenbire, çocuğunun eşcinsel ya da trans olduğu gerçeğiyle yüz yüze gelmiş ve neyi nasıl yapacağını bulma-bilme yolunda nice badireler atlatmış aileler onlar... Sonunda, tümüyle şeffaflaşmışlar. Önce birbirlerine, sonra topluma ve en nihayet dünyaya karşı... 2008'de, LİSTAG adı altında bir araya gelmişler. LGBTT bireylerin aile ve yakınlarına yönelik bir destek ve dayanışma grubu LİSTAG. Homofobi, transfobi, ayrımcılık ve nefret suçlarına karşı çeşitli aktiviteler düzenliyor. İtalya, Almanya, İngiltere, İspanya gibi diğer ülkelerdeki aile gruplarıyla bir araya geliyor. Geçen yıldan bu yana ise bir belgesel film çekiyorlar: 'Benim Çocuğum'

AKTİVİZM DEĞİL 'AİLE' FİLMİ

Boğaziçi Üniversitesi'nden, öğretim görevlisi ve bağımsız belgeselci Can Candan'ın yönetmenliğinde başlayan ve yürüyen proje, şu an maddi ve manevi destek bekliyor hepimizden. Bağımsız belgeselciliğin doğası gereği kişisel birikimlerle yola çıkmış bir film çünkü bu. Belli bir yol kat etmişler bugüne kadar ancak para bitince durmak zorunda kalmışlar. Konsolosluklar başta olmak üzere çeşitli sponsorluk başvurularında bulunmuşlar tabii. Tartışmalara yol açan bir kararla, artık yalnızca 'aile' filmlerine destek vereceğini açıklayan Kültür Bakanlığı'na da başvurdular hatta en son... Süreç nasıl işleyecek, hep birlikte göreceğiz. Fakat asıl hedef, kitle fonlama yoluyla bağış toplayarak bu yıl, bu filmi bitirmek! İnternet üzerinden toplanan bu bağışlar 10 dolar gibi cüzi rakamlardan başlıyor. Dileyen herkes bağışçı olup, elini taşın altına koyabilir.  www.listagfilm.com adresinden hem bağış, hem de film hakkındaki tüm diğer bilgilere ve de fragmana ulaşabilirsiniz. 'Bu bir aktivizm filmi değil, insanların ortak noktasını hedefleyen bir film' diyor, yönetmen Can Candan.

PEKİ BU FİLM NE ANLATIYOR?
'Ben bir transseksüel annesiyim. Öğrendikten sonra iki sene onu 'düzeltmeye' çalıştım. İstanbul'da gezmediğim psikiyatr, yatır, kilise, cami, adak, kesme şeker, Oruç Baba kalmadı. Her şeyi denedim. Bu konuda uzman bir doktora gittiğimde teşhis konuldu: 'Çocuğun transseksüel, kabule geç.' O gün 16 yaşında bir erkek çocuğumu kaybettim ama orada 16 yaşında kocaman bir kız çocuğum dünyaya geldi.'
Küçücük bir parçasını alıntıladığım şekilde, bu ailelerin tamamıyla gerçek öz yaşam hikayelerini anlatıyor bu film bize. Yönetmen Candan'ın deyimiyle, 'Cinsiyet, cinsel kimlik, cinsel yönelim, cinsellik, insan olmak, kadın ya da erkek olmak, aile olmak gibi bizim sorgulamadan kabul ettiğimiz şeyleri sorgulayarak aslında çok özgür bir alan açıyorlar. Yaptıkları o anlamda son derece özgürleştirici, dönüştürücü, devrimsel ve ümit vaat eden bir şey.' Diliyorum ki, bağışlar hedeflenen rakama bir an önce ulaşır ve 'Benim Çocuğum' hak ettiği finale kavuşur.    

Home Tweet Home: 'Kimse hayat kadar sert vuramaz - Rocky Balboa (2006) (@SineFabrika)

<p>Eğitimlerini aldılar, küreklerini hazırladılar. Bu kez doktorlarıyla beraber hastanede değil, kay

Kansere karşı kürek çektiler

Türkiye'ye has uçak! Motoru dursa bile uçuyor

Çorum'da anne ile kızı aynı üniversitede eğitim görüyor

Kayseri'de Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait mozaikli yapı bulundu