• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
31 Ekim 2011 Pazartesi

29 Ekim'in gücü

Çocukluğumun 29 Ekim'lerinde elimizden tutup Vatan Caddesi'ndeki törenleri izlemeye götürürdü annem. Evimizin bayrağını asmayı asla ihmal etmezdi babam. 'Bando'ya girince yaşadığım heyecanı hele hiç unutmam ilkokulda. Annem ve kardeşlerimin de olduğu kalabalığın alkışları arasında çocuk gözlerim dolu dolu, vur Allah vuruyordum trampete. Vatan için çalıyor çalıyor çalıyordum... Ki patladı benim trampet, dayanamadı şahlanışıma. O pilili beyaz bando eteği ve sırmalarla bezeli o kırmızı ceketle yarışacak bir kılıkla karşılaşmadım bir daha... Öyle deli bir cazibe. Büyüyüp de anne eli tutmadan gezmelere terfi edince törenlere gitmez oldum tabii. Okul boğazımıza kadar törendi zaten. Doyurdular resmiyete. Okuldan bunca uzakta geçen şimdiki zamanlarda ise, topluca marş söylenen her yerde gözlerim dolu dolu, boğazım düğüm düğüm yine. Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının iptaline şahitlik ettiğimiz bu 29 Ekim'in etkisi hele bambaşka... Bağdat Caddesi ve Kadıköy ruhu, iptallere inat ayağa kalktı. Herkes çıktı evinden. Tüm Kadıköy giyinip kuşanıp, el ele kol kola omuz omuza caddeye aktı. Puset puset bebekler, ellerde bayraklar... Ata'mızın, şehitlerimizin posterleri başımızın üstünde... Kırmızı-beyaz bantlar alınlarda, kaşkollar boyunlarda... Hüzünlü ama mağrur... Dost, candan bir kalabalık... Olay yerine yürüme mesafesinde olmasam imkan yok o saatte ulaşmaya. Bağdat Caddesi trafiğe kapanmış. Cumhuriyet için yürüyenlere ait bütün yollar. Belediye Başkanı'nın TIR'ı Göztepe 60. Yıl Parkı'na ulaştığında Onuncu Yıl Marşı söylendi hep bir ağızdan. Ben hayali trampetimi bir kez daha patlattım o an. Gözlerim ıslak elimde değil. Şehitlerimiz ve depremde yitirdiklerimiz için saygı duruşuna geçildiğinde binlerce insanın olduğu o alanda bir çıt olsun duyulmadı. Tek bir bebek ağlamadı. Tek bir kuçu havlamadı. Ki bolca vardı konvoyda onlardan. Kimse ama kimse saygıda en ufak bir kusur etmedi. İstiklal Marşı'nı okuduk sonra hep birlikte... Şehitlerimizin adı teker teker okunduğunda 'Burada!' diye haykırdık... Cumhuriyet yemini verdik... Ve usul usul, çocuklarını bayraklarını omuzlayıp evine döndü Kadıköy. Aklımızda o haklı soru: 'Cumhuriyet Bayramı törenleri neden iptal edildi?' Birbirimize bunca ihtiyacımızın olduğu böyle buruk bir günde daha sıkı sarılmamız gerekirken Cumhuriyet'e... Ne mutlu ki Kadıköy bunu yaptı.

<p>Çevre dediğimiz hadisenin sadece devletlere bırakılamayacağını söyleyen Oğuzhan Bilgin, konuya il

'Çevre, dünya ve tabiat bize emanet olarak bırakıldı'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor