• $7,442
  • €9,0463
  • 443.145
  • 1573.37
11 Nisan 2012 Çarşamba

Terapi: Sağlam bir eleştiri

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Nişantaşı veya Bağdat Caddesi'nde bir terapiste gitmek adeta popüler kültürün gereklerinden biri.
Ötekini artık ne kadar dinliyoruz ki? Bu soruyu şöyle de koyabiliriz: Bizi kim ne kadar dinliyor ki? Hatta gelin bir adım ötesine geçelim. Dinliyoruz ama anlayabiliyor muyuz?
Bu anlamıyla psikoterapi, bu çağda büyük bir imkan.
Tam bu noktada devreye bu kültürün son derece sağlam eleştirisini yapan bir kitap devreye giriyor.
Son yıllarda erbabı olduğu mesleğe; geleneğe, bilime, moderniteye ve bağlı kurumlarına içeriden en tutarlı eleştiriyi getiren bir imza var kitabın altında. Prof.Dr. Kemal Sayar.
'Terapi odası değer-bağımsız bir alan mıdır yoksa bütün kuramlar gibi modern terapi kuramlarının da berisinde bir kültür ve ideoloji saklamakta mıdır?'' 
Sayar, bu şifa yönteminin kültürel çözümlemesini yapıyor.
Rahiplerin, şamanların yerini alan terapistlerin rolünü sorguluyor.
'Psikolojik insan' kavramını deşiyor.
Kitapta son derece önemli ve yerinde   sorular var:
Modern terapiler, bireyselleşme ve özgürlüğe vurgu yaparken, insanı toplumsal ve kültürel bağlamından uzaklaştırıyor mu?
Modern terapiler eliyle yalnızlaşma, katı bireycilik, yabancılaşma veya Narsisizm gibi modernliğe mahsus bazı 'hastalıklar' çoğaltılıyor mu? Terapi, kimileyin çözümünü hedeflediği sorunları, kendi eliyle üretebilir mi?
Kitaptaki bölümler, (Modern bir inşa olarak psikoterapi; Issız adamdan ilişki içindeki benliğe: İçimdeki öteki; psikoterapide farklı bir duruş) ayrı ayrı sorular ve yanıtlar şeklinde oya gibi örülmüş.
'Süperego kendini cezalandırmanın değişik nevrotik biçimlerini açıklama yetebilir, ancak tam olarak açıklayamadığı, açıklamak için fırsat vermediği şey ahlaki bakış açısıdır. Kişinin, bir şeye, o şey kendi başına değerli olduğu için değer vermesi. İşte bu durum, Freud'un bütün ilgilerin kişisel çıkarlardan kaynaklandığı yollu indirgemeciliğiyle açıklanamaz'' gibi son derece sağlam sürprizli cümleler sizi saatlerce düşünceye sevk edebilir.
Kemal Sayar'ın, 'Seninle aynı durumu yaşamışcasına ıstırabını anlıyorum'' mottosuyla vücut bulan 'Radikal empati'' önermesi terapsitlerin üzerinde tartışması gereken yepyeni bir alan sunuyor.
Bu fikriyata neden olan ise kitabın sonunda bir Tom Waits şarkısında saklı, 'Biraz yağmur hiç kimseyi incitmez''. Kemal Sayar'ın genç bir danışanıyla ilk karşılaşmasında, 'Hiç doğmamış olmayı dilerdim'' cümlesi onu şöyle sarsmış:
'Varlığın ıstırabı bu kadar saf, bu kadar katıksız, kalbe bu kadar işleyen bir biçimde edilebilir miydi? Anlamak ve hissetmek bizi insan kılar. Bu arınışla insan oluruz. Samimiyet ruhun özgürlüğüdür'' diyen Kemal Hoca, -İnsanın kendisini tavaf eden hacı olduğu bu zamanda- Rilke'den şu mısraları çölümüze su niyetine fırlatıyor, ''Terapi mi? Ya şeytanlarımı kovayım derken, meleklerimi ürkütürsem?''

<p>‘Dünya artık dijitalleşiyor’ demek son yılların en popüler söylemi oldu. Dijital düny

Doymayan emperyalistler ve aşı eşitsizliği

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Nur Vergin'in cenaze törenine katıldı

Yusufeli Barajı'nda sona yaklaşıldı