• $15,8769
  • €16,8435
  • 942.556
  • 2372.35
18 Haziran 2011 Cumartesi

Taşkın ve Heidi

Türk Telekom'un fiberoptik altyapısıyla ilgili Cem Yılmaz'ın oynadığı reklam filmi son yıllarda izlediğim en başarılı reklamlardan biri...
Gülmekten gzölerimden yaş geldi... Birkaç kez izledim. Yürekten tebrik ediyorum. Son derece yaratıcı ve başarılı bir reklam filmi olmuş. Bu reklam filmini izlerken alt metindeki o göndermeleri düşündüm.
Sürece; Türkiye'nin değil bölgesinin dünyanın en önemli ekonomik güçlerinden biri olmasına, ülkede yaşanan sosyal dönüşüme ve bu dönüşümün yaratageldiği yeni insan tipine dair düşündüm.
Önceki gece Türkiye'nin en başarılı markalarından birini yaratan bir grup arkadaşımla beraberdim. Dünyaca ünlü bir mimar dostumuz da yanımızdaydı. Hayata, siyasete, insana dair son derece lezzetli sohbetler yaptık. Seçim sonuçlarını değerlendirdik. Türkiye'nin adını, yarattıkları markaları hangi zirvelere nasıl taşıdıkları ayrı ayrı kitap konusudur. O değerdeki bu gençlerin elbette çok temel ve sahici kaygıları var. Türkiye'nin önündeki engellere dair. Ama bir o kadar da umutlular, inançlılar. Önceki gece bu dost meclisindeki sohbette nerelere savrulmadı ki hayallerim. Aynı siyah beyaz yıllarda yetiştik.
Hiç şüpheniz olmasın Heidi bize çok şey anlatır. O nedenle Cem Yılmaz'ın artık kocaman bir kız olmuş sarışın Heidi'ye 'Peter n'apıyor? Görüşüyor musunuz?' demesi şahane bir göndermeydi. Reklamın hedefindeki milyonların zihin algısında bu muzip esprinin bir karşılığı vardır. Tıpkı, bir zamanlar on binlerin tribünlerden, 'Avrupa Avrupa duy sesimizi bu gelen Türklerin ayak sesleri...' demesi gibi Taşkın'ın yancısının, 'Avrupa'ya döşemeye geliyoruz' demesi de aslında bir başka mesaj... O mesaj ki 'Avrupa' algısına; sembolüne duyulan hesaplaşma duygusuna sağlam bir gönderme. Lümpen ama sahici.
O filmde Cem Yılmaz'ın gerçekten şapka çıkartılası bir oyunculukla karikatürize ettiği tipleme aslında ne kadar da bildiktir. İş bitirici, fırlama, çalışkan, sevimli ve pragmatik...
Tabii burada bir başka önemli açı da muazzam pazar araştırmaları yapan dev markaların tıpkı Recep İvedik gibi tiplemeleri çekinmeden yanlarına koymaları gibi Taşkın tiplemesi de böyle bir sosyal gerçeklikten ileri geliyor.
Ciddi, soğuk, mesafeli, elitist, ulaşılamaz yerine yakın, bizden, sokaktan, sevimli...
Kabul edelim. Bu yeni Türkiye gerçekliğidir. Bu fotoğrafı tanımlarken sindirmek gibi bir fiili kullanmak bile artık taca çıkar. Çıkıyor...
O nedenle budur. Ve bu yeni gerçekliğin kabulü; içselleştirilmesi bir zenginlik meselesi olarak algılanmalı.
Sandıktan çıkan Türkiye gerçekliğini okurken dövünenlere önerim bu reklam filmini izlerken gülümsemelerine aynada bakmaları ve düşünmeleridir.
Serdar Erener haklı beyler: Game Over...

<p>Ali Nuri Türkoğlu, Payitaht Abdülhamid dizisinde Emanuel Karaso karakterini oynamıştı. 30 yılı aş

Ali Nuri Türkoğlu'ndan samimi açıklamalar

Akıncı Toyu 2022 Uluslararası Atlı Okçuluk Yarışması başladı

Türkiye'nin en pahalı Tofaş'ı! 250 bin liraya satıldı

Türkiye'nin kültürel mirası 35 bin eser dijitalle dünyaya açılacak