• $7,2804
  • €8,7788
  • 406.414
  • 1527.45
04 Nisan 2011 Pazartesi

Suriye pandora mı?

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Şam'da çarşıya çıktığımda Nişantaşı'ndakine benzer tüm dünya markalarına rastladım ancak etrafta kalaşnikoflu siviller hala tedirginlik yaratıyor. Bu da Esad'ın reformist değil modernistliğini gösteriyor

Yanılmıyorsam 1993 yılıydı... Mehmet Ali Birand'la bir gece yarısı Şam'a inmiştik. Birand, 32.Gün için Faruk El Şara ile röportaj yapacaktı. Baas rejimini o gün tanıdım. Muhaberata bilgi vermeden kaldığımız otelden dışarı  adım atamıyorduk... 24 saat gözlem altındaydık. Bir ara otelin dışına izinsiz çıktığımda etrafımda anında birkaç sivil bitmiş ve uyarılmıştım. Şam'ın o büyüleyici atmosferini sindiremeden Muhaberat'tan bir sivil ile Şara'nın ofisine götürülüşümüzü unutamıyorum. Hemen her köşe başında pis sakallı, sıcak havaya karşın siyah takım elbiseler içinde bir ağaç gölgesinde bekleşen o gölgeleri fark etmiştim. Hepsinin omuzunda bir kalaşnikof asılıydı. Ağızlarında bir sigara geçen araçlara tehditkar bakışlar fırlatıyorlardı.
Aradan yıllar geçti... Suriye'ye çeşitli vesilelerle birkaç kez geldim. Beşşar Esad söyleşisi de bunlardan biriydi. Gerçek anlamda bir bahar havası yaşanıyordu... Fakat ne zamanki Deraa'daki olaylar patlak verdi ve tırmanmaya başladı bir kez daha Suriye'ye gelmeye ve kendi gözlerimle ne olup bittiğine tanıklık etmeye karar verdim.
Buraya ulaştığım gün hava beklemediğim kadar sıcaktı ve rahat bir ayakkabı almak istedim. Burada yaşayan bir gazeteci arkadaşım beni ünlü markaların olduğu bir semte götürdü. Son ziyaretimde böylesi bir çeşitlilik görmemiştim. Nişantaşı'ndaki marka desenine benzer çeşitlilikteki dükkanların arasına daldım. Rolex, Porche, Zara, Massimo Dutti... Aklınıza gelebilecek tüm markalar... Alışverişimiz bitti ve taksi bulmak için yürümeye başladık. Bir anda adeta zaman tüneline girdim.
Zihnim yıllar öncesine gitti. Köşe başlarındaki o karaltılar yerli yerindeydi... Kimi veya neyi koruduğu meçhul etrafa tedirginlik veren kalaşnikoflu siviller... Beşşar Esad reformist değil modernisttir tespiti aslında bu karede saklıydı.
Esad'ın yapısal bir dönüşüme imza atabildiğini söylemek pek mümkün değil.
Birand'la geldiğim günlerde Suriye'nin elinde PKK kartı Türkiye'nin elinde ise su kartı vardı ve tam bir gerilim yaşanıyordu. Hafız Esad öldüğünde Cumhurbaşkanı Sezer'in Şam'a gelişi iki ülke ilişkileri açısından adeta tarihin sonuydu. İki ülke o eşik sonrasında tüm düşmanlıkları unuttu ve AKP o çıtayı hayal dahi edilemeyecek noktalara taşıdı.
Bugün Türkiye'nin tüm Ortadoğu politikası Suriye üzerinden kurgulanmıştır demek abartı olmaz.
Ancak tüm bu fotoğraf şu anda ciddi bir tehlike altında. Bir yanda statükonun ta kendisi Hafız'cı Baas ekibi (ki son derece yaygın ve kudretliler) öte yanda reformistler ve tam ortada, büyük bir halk desteğine sahip Beşşar Esad...Yalnız bir tek adam aslında...
Reform taleplerinin zalim bir üslupla bastırılması ve protesto gösterilerinin kitlesel olmayışı bu saatten sonra 'Suriye'de hiçbir şey olmayacak''demeyi mümkün kılmıyor.
Suriye'de Pandora'nın kutusu maalesef açıldı.

Eski bakan yeni hükümeti kuracak
Suriye'de protesto gösterileri sonrasında hükümetin istifasını isteyen Devlet Başkanı Beşşar Esad, eski hükümetin Tarım Bakanı Adil Safir'i yeni hükümeti kurmakla görevlendirdi. Safir'in kabinesini iki gün içinde kurması gerekiyor. Eski hükümetin çoğu üyesi yolsuzluk yaptıkları gerekçesiyle eleştirilirken, Tarım Bakanı Safir dürüst kişiliğiyle biliniyordu. Fransa'da eğitim gören 58 yaşındaki Safir, 1997-2000 yılları arasında Şam Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde dekan olarak görev yaptı.

NOTLAR...
- Baasçı bürokrasi medyaya karartma uyguluyor.
- Adeta temenni haberciliği yapan dünya medyası ve diğer yandan muhalefetin kullandığı sosyal medya ağları burada yaşananları bire on katarak dolaşıma sokuyor.
- Toplum psikolojisi açısından temel sorunlardan biri de bu...
- Beşşar Esad'ın beklenen konuşmayı yapmaması hala temel sıkıntı.
- Şam merkezinde hayat kesinlikle normal...Hatta şaşırtıcı sayıda yabancı turist kafilesine rastlamak mümkün...
- Ancak, bir köşede oturup sokaktaki insana kulak verdiğinizde ülke tarihinin en gerilimli günlerinden birini yaşadığınıza tanıklık ediyorsunuz.
- İhvan (Müslüman Kardeşler)'in sokağa çıkamaması durumunda eskisi gibi yeniden silahlı eylemlere kalkışabileceği konuşuluyor.
- Esad, hükümeti kurma görevini eski Tarım Bakanı'na verdi...Yeni hükümet çabası Suriye'de heyecanla ve umutla karşılandı demek mümkün değil.
- Facebook'ta açılan 'Suriye devrimi 2011'' sayfasında son haftalarda yaşananlar sırasında çekildiği söylenen son derece kanlı görüntüler var.
- Buna rağmen Facebook'un yasaklanmamasını bir Türk olarak şaşırtıcı bulduğumu itiraf etmeliyim.
- Beşşar Esad'ın yakın çevresinin öncelikle dünya medyasına kapıyı açmak gibi bir planı olduğu söyleniyor. Ancak şurası bir gerçek ki kapı açılsa dahi gazetecilerin olayların yaşandığı bölgelere gitmesi şu aşamada imkansız görünüyor.

<p>Türkiye, adı sonradan 'post-modern darbe' olarak konulan müdahaleyle 24 yıl önce tanıştı. Peki, b

28 Şubat bitti mi? 28 Şubat'ın dinamikleri neler?

Niğde'de kaçak kazı yapan 4 kişi suçüstü yakalandı

Akkuyu Santrali'nde ikinci ünitenin konsol kirişinin kurulumu tamamlandı

Adıyaman'da ''Gastropod'' nesline ait hayvan fosili bulundu