• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
04 Şubat 2012 Cumartesi

Ağlak haysiyetsizlere

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Türkiye yaşanacak yer olmaktan çıktı. Üniversite öğrencileri, gazeteciler, aydınlar, sıradan insanlar sadece itirazlarını dillendirdikleri için kafileler halinde tutuklanıyor. Birileri medyayı ele geçirmiş tatlısu yayıncılığı yapıyor. Aykırı veya muhalif hiçbir sese tahammül yok. Toplum kamplara bölünmüş vaziyette. Bir yanda son derece keskin bir şekilde siyasallaşmış milyonlarca Kürt, öte yanda sistemden dışlanan ve horlanan Aleviler, şiddete her geçen gün daha fazla mazur kalan kadınlar, tedirgin azınlıklar, sesi kısılmış emekçiler...
Öte yanda sisteme eklemlenmiş; bugüne kadar ona çektiren aygıtı ele geçirmenin zafer sarhoşluğu içinde, sadece maddi olarak zenginleşen ve hızla yozlaşan bir tuhaf muhafazakar tabaka...
Hepsinin ortasında savruk, günü yaşayan, umarsız yığınlar. Sadece genç olmasıyla övünülen bir nüfus... Kalitesiz eğitilen, kadim değerleri anlamamış, sindirememiş heyecansız, meselesiz bir gençlik.
Bu vahim bir fotoğraf. Bu vahamete itiraz eden her kim olursa olsun bir soruşturmayla ilişkilendirilip çuvala tıkılacağını biliyor.
İtirazlar duyulmazsa çöküş cari değil midir?
Sanıyorum öyle düşünülüyor. Bu çöküşün çatırtısını duymak için sadece dış politikaya bakmak bile yeterli... Libya'da, Mısır'da nereden nereye savrulduk ve bu iki ülkedeki fotoğraf ne vaziyette? O gün dış politikamıza alkış tutan laf cambazlarının bugün konuşacak çok başka şeyleri elbette var.
Son lafım da kılıç artığı solculara; yani liberal geçinen tayfaya... Yetmez ama Evet'çilere...
Görünen o ki 'muhafazakar demokratlar'ın getireceği ileri demokrasi size pek uymadı.
Zararın neresinden dönseniz kar diyeceğim ama dönecek bir istikamet de pek yok.
Darbecilerle hesaplaşıyoruz ayağına epey tantana yaptınız. Ama asıl hesaplaşmanız gereken geçmişiniz.
12 Eylül üzerinden yapılan bu ağlak mağduriyet edebiyatına isyan eden gerçek devrimciler bugün size haysiyet fırlatıyorlar.
Ve diyorlar ki;
'Bizler 12 Eylül'de cami avlularından alınmadık. Baskınlara hayır işleri için çay partileri düzenlerken uğramadık. Biz bu ülkenin fabrikalarından, tarlalarından, yoksul gecekondu sokaklarından, amfilerinden ve dersliklerinden, amele pazarlarından kısacası hayatın çarklarını çeviren milyonlarca emekçinin yaşadığı bir hayattan sıyrılıp geldik ve bu düzeni yıkmak için ayağa kalktık. Örgütlendik ve silahlandık. İsyanımızın karşılığının ne olduğunu çok iyi biliyorduk. Tereddüt etmedik ve sonrasında eğilmedik. 'Mübalağa cenk olundu' ve bizler yalnızca bu seferlik yenildik. Hepsi o kadar. Biz 12 Eylül'ün mağdurları değiliz olsak olsak mağrurlarıyız. Olan biten işte tastamam budur...'
Bu haykırış size bir şey hatırlattı mı? Sanmam!
Sırtınız pek, karnınız tok! Gerisi de pek mühim değil galiba...

<p>Okurlarından gelen 'Kullanmış olduğunuz dil, çoğu kez 'ağdalı ve anlaşılması güç' noktasında gele

'Türkçenin inceliklerini kullanmazsak yok olup gidecek'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İzinsiz kazı yapan 11 kişi gözaltına alındı

İran, Hint Okyanusu'ndaki temsili hedeflere uzun menzilli balistik füzeler fırlattı