• $7,435
  • €9,0213
  • 443.752
  • 1540.21
14 Mayıs 2011 Cumartesi

15 Haziran neden kritik?

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Ortadoğu'da yaşananları olabildiğince yakın takip ederken fırsat bulup Kürt meselesinde ne olup bittiğine dair bir türlü kapsamlı bir yazı yazamadım. Gelinen noktayı sürecin belki de en kritik aşaması olarak görüyorum. 12 Haziran seçimleri sonrası oluşacak Meclis, yüzde 10 barajı ve siyasi partiler kanunundan ötürü yeni anayasayı yapma yetkinliğine sahip değildir.
Bugüne kadar 'Ben yaptım oldu' diyen kesimin bugün karşısında durabilen tek yapı, Kürt siyasal hareketidir. Bu hareketin içinde ellerinde silah olmayanlarının halini KCK davasında görüyoruz. Malum dinlemelerle onları da hapse attılar. Elbette medya ayağı da sağlam çalıştı ve çalışıyor.
Muhafazakar demokratların önderliğindeki koronun 'Derin PKK' ve 'Ergenekon' bağlantısı üzerinden kurgulamaya çalıştığı tablo mevcut gerçeklik karşısında biçaredir.
Eğri oturup doğru konuşulması gereken bir noktadayız. Öcalan, İmralı'da devlet adına konuşan birileriyle pazarlık masasında.
'Buradaki görüşmeler elbette önemlidir, heyet ciddidir. Heyette devletin ciddi kurumlarının temsilcileri vardır. Devlete etki edebilecek güçte bir heyettir. Heyetin devlete, siyasi partilere, topluma etki edecek nüfuzu vardır. Ama henüz devlete, siyasi partilere, topluma etki etmemiştir.' diyen Öcalan'ın ısrarla 15 Haziran'ı işaret etmesini çok önemli buluyorum. İktidar odaklarının, dışarıdakileri ve dağdakileri evcilleştirme çabasına karşın hareket bugün bir coğrafyayı tuttuğunu ve çok ciddi toplumsal bir tabana sahip olduğunu ispat etmiştir.
O nedenle Öcalan'ın,
'Ben, 15 Haziran'dan sonra 'ya büyük anlaşma olur ya da topyekun büyük bir savaş olabilir, kıyamet kopar' demiştim. Hem kırda hem şehirde topyekun bir halk savaşı gelişebilir. Bunun da sonuçları çok ağır olur. Böyle halk savaşı, sokaklarda, şehirlerde her yerde olur, hatta iç savaş olabilir, demiştim. Tekrar söylüyorum iç savaş olursa bundan yalnızca Kürtler etkilenmez, herkes etkilenir. Zerre kadar onuru olan her Kürt'ün bir saat bile beklemeye tahammülü kalmaz. Kürtlere açık açık söylüyorum. Böyle bir durumda da burada beni ölmüş bilsinler, burada pratik önderlik yapamam. Daha bir aydan fazla zaman var.' demesini iyi anlamak gerekir. Türkiye'nin bir yarısı olan bitene 'terör' derken, hatırı sayılır bir kesim 'siyasal mücadele' diyor. Seçim ekranlarında siyasetteki aktörlerin seviyesiz, vizyonsuz ve samimiyetsiz konuşmalarına bakarak çok büyük endişe duyuyorum. Tahrir göndermesini henüz pek az kişi kavramış vaziyette. Oysa büyük medyamızın Türkiye'ye göstermediği (veya çarpıtarak gösterdiği) fotoğraf kareleri Tahrir'in kat be kat ötesinde... Kendilerine muhatap aldıkları ve kapalı kapılar ardında pazarlık yaptıkları insan bakın ne diyor:
'Türkiye'de iki blok vardır. Birincisi milliyetçi-ulusalcı bloktur, bunu MHP ve CHP temsil etmektedir. MHP hala bu bloğun katı temsilcisidir. İkinci blok İslamcı-Türkçü bloktur. AKP bunu temsil ediyor. Bizim geliştirdiğimiz üçüncü blok, milliyetçilik, dincilik, etnikçilik, mezhepçilik değil demokratik toplumsalcılığı esas alan demokratik ulus bloğudur. Ben bu sürece demokratik anayasal çözüm süreci demiştim. Eğer hükümet bu çözüm sürecine gelmezse, büyük bir savaş çıkarsa üç ay bile dayanamaz.'
Bu gerçeğin maliyet hesabını yapamayanlar kayıt yapmakla meşgul...
O kayıtlar maalesef burada işe yaramayacak.

<h3>Süper Lig'in 21. haftasında Galatasaray, Yeni Malatyaspor'a konuk oldu. Sarı Kırmızılılar çok zo

Galatasaray - Yeni Malatyaspor maç yorumu

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Beş asırlık Tarihi Maraş Çarşısı'nın dış cephesi yenileniyor

Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattında performans testi için Ankara'dan Yozgat'a geçti