• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
25 Mayıs 2013 Cumartesi

Ünal Aysal farklı başkan

- Drogba ve Sneijder imzaları gösterdi ki iş profesyonellerde.
- Yönetimine SMS attı, kupa resmine kimse girmedi.
- Soyunma odasına girmesi için ısrar edildi, asla girmedi.

Kongre öncesi Ünal Aysal’ı Lig TV’de konuk etmiştik. Yapacaklarını anlatırken ilk işinin “Kurumsallaşma” olacağını söylemişti...
Ünal Aysal seçildi, uzunca bir süre sonra Fatih Terim takımın başına getirildi...
Ünal Başkan’ın o günlerde söylediklerini de çok iyi anımsıyorum;
“Fatih Hoca ile konuştuk... Sahanın içi O’nun, sahanın dışı benim...”
Herkesin kendi yetki alanında kalacağının ilk işaretlerinden biriydi bu...
En çarpıcı gelişmeye Drogba ve Sneijder transferlerinde tanık olduk...
Bizim bildiğimiz yıllardır bu işleri yöneticiler yapardı...
Gazeteciler peşlerinden koşar, transferle ilgili tek kelime almak için kan-ter içinde kalırlardı... Yöneticilerin havasından geçilmezdi...
Ama bu iki büyük transferde hiç yönetici görmedik...
Transfer, Fatih Terim’in onayı ve  transferin aday listesi alındıktan sonra CEO Lütfi Arıboğan, Başkanın Danışmanı Bülent Tulun ve Başkan arasında gelişti...
Futbol ailesi böyle yöntemlere alışkın değil...
Örneğin Drogba transferinde Başkan Yardımcısı Ali Dürüst’ü sadece imza töreninde gördük...
Kaldı ki, o törende imza  yetkisi ile CEO Lütfi Arıboğan da masada oturuyordu...

İNATLA ODAYA İNMEDİ

Şampiyonluk töreninden birkaç gün önce yöneticilerin cep telefonlarına Başkan’ın mesajı geldi:
“Sahaya hiçbir yönetici inmesin. Bırakalım, Florya çalışanları dahil, saha içindeki bu kutlamayı hizmeti geçenler, alınteri dökenler yapsın...”
Nitekim kupa töreninde sahada tek yönetici yoktu...
Başkan kendisi de şampiyonluğun garanti edildiği Sivas maçından sonra soyunma odasına inmesini isteyenlere “Böyle yaparsam, rol çalmış olurum” diyerek bu isteği geri çevirdi...

ALBAYRAK’A KARŞI MI?

Dünya sevimlisi yönetici Abdurrahim Albayrak’ın, futbolcu Melo ile birlikte “timsah dansı” yapmasından, her maç sonrası “I Love You Hocam” diye açıklama yapıp, tweet atmasından sıkıntı duyduğu, en azından bir yöneticiye yakıştıramadığı dilden dile dolaşmaya başladı...

DİREKTÖR ZİRVESİ

Kulüp içinde bazı çok ciddi muhalefete rağmen deneyimli profesyonel Lütfi Arıboğan’ı CEO’luğa getirdi...
Galatasaray kulübünün idari yapısı içinde bir dizi “Direktörlükler” kuruldu...
Duyduk ki, Başkan haftanın her Cuma günü CEO Lütfi Arıboğan başkanlığında yapılan “Direktörler” toplantısına katıldı...
Bu toplantıları genelde dinledi, ancak takıldığı yerleri, merak ettiklerini sürekli “Direktörlere” sordu, bilgi aldı, gereken yerlerde uyarılar yaptı...

İÇ MESELE

Başkan şimdi yönetimi yenilemek, kurumsal yapıyı daha da iyi oturtmak istiyor...
Doğal olarak çok uzun yılların verdiği alışkanlıkla, bir kesim buna da karşı çıkıyor...
Bu karşı çıkış doğru olabilir, yanlış olabilir... Galatasaray’ın iç meselesidir ve genel kurul üyelerinin iradesine saygı duymak gerekir...
Ama bakıyorum, çok uzun yıllardır o klasik yönetim anlayışlarının bir yere varamadığını görüyorum...
Üstelik bu klasik yönetim anlayışlarının ardında, her büyük kulüp için 200-300 milyon dolarların konuşulduğu borçlar mevcut...

KURUMSALLAŞMA ŞART

Peki akılda kalan ne derseniz, unutulmayacak tek şey Galatasaray’ın 2000 yılının Avrupa şampiyonluk kupası...
Bizim yerel şampiyonluk, zaten üç büyüklerin elinde dönüp dolaşıyor... Bu kadar para harcamasalar da zaten her yıl biri şampiyon oluyor...
Bu anlamda, kurumsal yapı belki de özellikle büyük kulüplerimiz için daha disiplinli yönetilmek, daha başarılı olmak, en önemlisi, daha az borçlanmak, daha fazla para kazanmak anlamını da taşıyacak...

ETKİ YARATABİLMELİ

Ancak Ünal Başkan, sanıyorum çok konuşuyor... Her gördüğü gazeteye, her gördüğü televizyona konuşuyor... Hemen hemen hergün konuşuyor...
Oysa Galatasaray Başkan’ı az ve öz konuşmalı. Konuştuğu zaman söyledikleri çok ciddi etki yaratmalı...
Ayrıca Ünal Başkan, belki de futbol dünyasını yeni tanıyor olmasından bazı aşırı fanatiklerin ve kötü niyetlilerin etkisi altında kalıyor... Bu etkilenme ile bazen kurumları ve kişileri gerçekçi anlamda tanıyamıyor, tanımakta zorlanıyor... Hatta günahlarını alıyor...

BARIŞ İÇİN AYSAL

Ünal Başkan, zaman zaman “Barış süreci”ne adım atmaya niyetleniyor... Ama bazı çevrelerden o kadar çok ve o kadar sert tepki alıyor ki, o atmaya niyetlendiği adımdan vazgeçiyor...
Nitekim, Fenerbahçe-Galatasaray maçı sonrasında ırkçılık konusunda “Bu işi kapatalım, ülkeye zarar veriyor” diye son derece olgun bir açıklamanın üstünden 48 saat geçmeden bu defa katıldığı televizyon programında Fenerbahçe ile mevcut gerginliği daha da arttıracak, önemli açıklamalar, önemli iddialarda bulundu...
Belli ki, ırkçılıkla ilgili açıklamasının ardından gördüğü sert tepki, Başkan’ı geri adım atmaya mecbur etti...
Ama Sayın Başkan’ın bilmesi gereken bir şey var. Bu ülkede futbol adına toplumsal bir barış sağlanacaksa, bunun çok önemli iki isminden biri Ünal Aysal’dır...
Bunu denemeli Başkan... Karşı taraftan da aynı adımı ve anlayışı bekleyerek denemeli...
Hepimiz biliyoruz ki, Galatasaray-Fenerbahçe ilişkisi samimi biçimde düzelmeden, bu ülkeye futbol barışı gelmez, gelemez...

PARA KONUŞULMUYOR

Dönelim kurumsal yapıya ve kongre kararına;
Kongre iradesi bu: Üstünde bir başka güç yok...
Ünal Aysal’a karşı bir Başkan adayı çıkarabilirler, hatta Ünal Aysal’ın hevesini de kaçırabilirler...
Ama Galatasaray’ın dışından, futbol dünyasının içinden baktığınızda Ünal Aysal’ın Galatasaray için önemli ve değerli bir başkan olduğu çok net görülüyor...
Adnan Polat başkan döneminde parasal durum biraz toparlanmış olsa bile, Ünal Başkan döneminde, Galatasaray’da artık para konuşulmaz oldu...

EKİBİNİ KURMALI

Futbol dışındaki diğer branşlarda çok ciddi bir diriliş yaşandı, yaşanıyor...
Futbolda çok önemli transferler yapıldı...
Ünal Aysal’ın iki yıllık başkanlığında, takım iki defa şampiyon oldu...
Başarılar ve yeni stad ile birlikte Aslantepe dolup taşmaya başladı...
Sıkıntılarla geçen çok uzun yıllardan sonra, şimdi ortada “mutlu” bir Galatasaray var...
Bu kadar kısa sürede, bunlar az şeyler mi?
Üstelik her lider kendi ekibi ve kendi sistemli ile çalışır, en azından çalışmak ister...
Bunu doğal karşılamak ve buna saygı duymak gerekmez mi?

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi