• $7,5345
  • €8,9837
  • 411.286
  • 1541.98
30 Ocak 2021 Cumartesi

Şikâyet değil, şükür gerek

Psikolog Derya Yalçınkaya
Psikolog Derya Yalçınkaya
YAZARIN SAYFASI

İnsanoğlunun kullandığı dilde onarmakta zorlandığı problemi; şikâyetidir. Sürekli başına gelenlere şikâyet etmek maalesef hiçbir şey öğrenememek ile eş değer kanımca. Yaşam tarzı hâline gelmişse, geçmiş olsun… Peki, insan bu tarz düşünmenin kendisine zarar verdiğini bilse, yapmaya devam eder mi? Bu bir alışkanlık mı yoksa huy mu? Hani derler ya ‘can çıksa huy çıkmaz’ diye, o zaman asıl soru; düzelmez mi?

Küçük bebekler gelir hep aklıma, derdini anlatamayıp mızmızlanan, anlaşıldığını anladığı an mutlu olan… Dediğini yaptırana kadar da direten… İnsan başına neyin geleceğini seçemez ama onlara anlam yükler. Sürekli şikâyet eden bir dil nedense memnun olmayacağı şeyleri bulma konusunda üstün yeteneğe sahiptir. Ne olursa olsun, hep bir memnuniyetsizlik vardır yaşamında. Oysaki yaşam şikâyet edecek kadar uzun değil. Bu kişiler psiko-vampir kelimesine uyumlu, olduğu yerin enerjisini düşüren ve dolayısıyla mutsuz! 

Sürekli pohpohlamak zorunda kaldıklarınızdan bahsediyorum, çok yabancı değiller, belki de en yakınlarınız ya da eşiniz, aileniz… Şikâyet ettiğin konu hakkında adım atmalısın, yolunda gitmeyen şeyler sen mızmızlanmaya devam ettikçe düzelmiyor, maalesef.

İNSAN ODAĞINI YAŞAR

İnsanlar olumsuz duygu diye nitelendirdiğini (oysaki olumlu ve olumsuz duygu yoktur, her duygunun yaşamımızda işlevsel bir yeri vardır) nasıl yaşayacağını bilmediğinde şikâyet ederek onu dışa vururlar. Oysaki bu durum tam olarak kendini gerçekleştiren kehanete dönüşür. Zihin sürekli olumsuz düşündüğü için, bilişsel süreçlere yön vererek beden sağlığını da bozar. Bu durumda hem somatik ağrılar başlar hem de ruh sağlığı sıkıntı yaşar. Körle yatan şaşı kalkar dedikleri şeyi yaşamaktır bu. Sürekli şikâyet eden insanların etrafında bir zaman sonra sende şikâyet etmeye başlarsın. Aslında neyi görmek istersen onu görürsün!

Kendini mutsuzluğa mahkûm etmek tam olarak böyle bir şey. Etrafına dikkatlice bak, kimin her şeyi tam ki! Kendinden kötüsü ya da iyisi, hayat zaten sadece seni iyi hissettiren duyguları yaşamandan ibaret olsaydı, o duygunun seni iyi hissettirdiğini anlayamazdın bile. Tüm duyguna sahip çıkarak hayatının akışını fark etme zamanı! Evet, yolunda gitmeyen şeyler hatta seni çıldırtan insanlar var. Peki, sen neyi nasıl düzeltebilirsin? Artık sorun üzerine düşünmek yerine çözüm yollarını araştırmalı, denemediğin yollardan gitmelisin. Kim bilir belki de çözüm kullandığın dildedir.

Kendindeki karanlığa temas et. Herkes kötü sen iyi mi? Bir şeyler yolunda değilse zihnindeki olumsuzluklarla yoluna girer mi? Şöyle düşünelim; hayatında aksilik gerçekten var olsun buna eksi bir puan verelim ve sende negatif düşünerek puanını eksi ikiye düşürebiliyorsun. Oysaki aksiliğin varlığını yok edemiyorsun buna puanın eksi birde kalmaya devam etsin, ama sen pozitif düşünerek ya da bu durumdan kurtulmaya çalışmak için adımlar atarak eksi birde kalmaya hatta sıfıra çıkmaya ulaşabilirsin. O zaman neden yürümek varken, sürünesin?

KISIR DÖNGÜNÜN ÖNÜNE GEÇEBİLİRSİN

Sürekli sahip olmadığını aramak çok zor olsa gerek. Bu dünyayı hem sana hem de etrafına zindan eder. Problemi belirlemekte asıl olay. Önce sorunun ne olduğu netleşmeli ki çözüm yolları türeyebilsin. Sorunu önce kabullenip sonra sorumluluğunu alırsan ancak o zaman döngünden çıkabilirsin. Hayatında yolunda gitmeyen şeylere odaklanıp canını sıkmaktansa, yolunda gidenlere odaklanıp onları daha da güçlendirmen yaşamı kendi adına anlamlı kılmana yardımcı olacak. 

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı

Başkan Erdoğan, Mavi Vatan 2021 Taktik Tatbikatı'na canlı bağlantıyla katıldı