• $ 7,9026
  • € 9,3337
  • 483.104
  • 1204.7
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Ah be kaynana!

Türkiye’nin genel ve geçmez bir sorunu olarak bildiğimiz gelin kaynana arasında geçenleri ele alarak hem farkındalık oluşturmak hem de var ise mağdur tarafın güçlenmesini sağlamak amacı ile bu yazıyı ele aldığımı başından belirtmek isterim.

Programlara bile konuk olan bu konunun aşılması bu kadar zor mu gerçekten? Aşmak istediğimize emin miyiz? Ne olursa bu sorun geride kalır ve artık bir başkası ile olan bağımızı etkilemeyecek şekilde hayatımıza devam edebiliriz. Kaynana sorunu yalnızca Türkiye’nin sorunu mudur? Türkiye’de gelin ve kaynana arasında var olan gerçek sorunlar nelerdir? Bu soruların cevapları için önce sorun diye nitelendirdiğimiz şeylere bakmakta fayda var! Aksi hâlde çözüm yolları ulaşılamayacak kadar uzak kalacak…

Sorun; ‘Üzerinde düşünülmeye değen ve çözüm getirilmesi, olumlu ya da olumsuz bir sonuca ulaştırılması gereken bir durumdur.’ diyor sözlük anlamı. Bu anlama şunu eklemek istiyorum; sorun iki kişi arasında var olan ve nihayetinde bir sonuca elbet ulaşacak olan bir durumdur. Yani sorun aslında sorunun iki kişi arasından çıkmasıdır. Var olan bir durum iki kişi arasında çok daha kolay çözüme kavuşurken üçüncü bir kişinin dâhil olması ile çözümden uzaklaşabilmektedir.

Özellikle de bu konuda bilgi sahibi olmayan yani iletişim konusunda profesyonel birinden destek alınmadan konu komşu ile sorunları çözmeye çalışan bireyler, sonucunda sorunlarını artırmaktan başka bir şey elde edemez.

GELİN KAYNANA SORUNU NEDEN VAR?

Herkesin bir yarası var ve bu yara üzerinden yaklaşır sizin sorunlarınıza da dolayısıyla sorun dediğiniz artık allanıp pullanıp başka bir boyuta çoktan geçmiştir bile! Zannettikleriniz ile atılan adımların ağır bedellerini ödeyenler ise yine eşler. İllaki bir kişiyle sorunlarınızı paylaşacaksanız, o kişi kendi hayatı ile ilgili verdiği örneklerle sizi yönlendirmeye çalışıyorsa, paylaşacağınız kişi olmamalıdır. Çünkü roller aynı olsa da filmin konusu bambaşkadır…

Gelin kaynana sorunu yalnızca Türkiye’de değil dünyanın her yerinde vardır. Özellikle de geleneksel toplumlarda daha fazla ön plandadır. Peki, ne oluyor da bu anlaşmazlık bir türlü bitemiyor?

1.Anne ve oğul ilişkisi; bağını koparamayan anneler çocuklarını bir başkası ile paylaşmak istemez. Gelinleri kendilerine büyük rakip görürken, kendisi yerine tercih edilen başka bir kadını içten içe kıskanmaya başlarlar. Bu süreçte farkındalığını körelten etkenler yani komşular sürecin zorlaşması için elinden geleni yaparlar.

Geçmiş hikâyeleri ile iki tarafında olaylara bakışını olumsuz yöne çekmeleri için çabalarlar. Bu noktada damat beye oldukça önemli görevler düşmektedir, gelin hanımlara ise düşen tek görev sağlıksız gördükleri bu bağın düzelmesi adına kayınvalidelerinin yaptıklarını bireyselleştirmemeleridir. Aksi halde ‘zor bir kişilik ile nasıl yaşanır’ olgusunu çözemezler ise öğrenilmiş çaresizlik ile yaşamaya mahkûm kalırlar. Damat beyler asla iki taraf arasında laf taşımamalı, olumsuz bir ifadeyi kendi eleğinden geçirip karşı tarafa o şekilde aktarmalıdır. Ateşe odun atmak o ateşi alevlendirir… Annenin aşırı koruyucu tavırları gelin hanımları bezdirse bile bunu neden yaptığının bilinmesi sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır.

2.Eş olma sorunu; evli olmak artık bireysel bir çekirdek aileye sahip olmaktır. Kendi aileniz ile var olan çekirdek ailenizi ayırmalısınız. Hâlen evin küçük çocuğu olsanız da diğer ailenizin annesi ve babası ve eşi olmaya devam edebilenler kazanıyor. Yeri geldiğinde küçük bir çocuk yeri geldiğinde sorumluluk sahibi bir eş olanlar arada kalmadan devam edebiliyor. Rol belirsizliği yaşayanlar ise arada kaynıyor.

3.Saygı; her ne olursa olsun iki tarafında birbirlerine saygı duyması gerektiğini benimsemeleri gerekmektedir. Çünkü nerede durman gerektiğini sana hatırlatan saygın, senden önce bir yaşamı öğrenmesi için büyütülen çocuğa verilen emeğin önünde eğilmek zorunda kalır. Bir annenin çocuğu ile görüşmesinin engellenmesi soruna çözüm getirmez. Sorun; her ne olursa olsun, birilerinin görüşmeye devam edip etmemesi, üçüncü bir kişinin kararında olmamalıdır. Yine sizin görüşüp görüşmeme kararınıza kimsenin karışamaması gibi düşünülebilir.

4.Gelinin eleştirilmesi; sürekli eleştirildiğiniz bir ortamda ne kadar barınabilirsiniz? Anne-baba-çocuk ilişkisinde ele aldığımız bu önemli konuyu, kayınvalidenin gelinini eleştirdiği noktada da değerlendirirsek hiçbir farkının olmadığını gözlemlemiş oluruz. Kimse sizin sahibiniz gibi davranamaz, eleştirinin olduğu noktalarda art niyetli mi yoksa değil mi diye bakmakta fayda var. Çoğu kayınvalide yaptıklarının kendi kayınvalidesinin ona yaptıkları ile karıştırması sonucu sorunları büyütmekte olduğunun farkındayız. Sizin başınıza gelen şeyler için günahsız birini suçlayamazsınız. Bu, sizin sorunlarınız ile nasıl baş ettiğinizin sonucu, olayları birbiri ile karıştırmaması gerektiğini ayırt edemeyen bir bireyse, bu farkındalığın bile bilinmesi olaylara verdiğiniz sonuçların değişmesini etkiler niteliktedir.

5.Hizmet beklentisi; gelin değil evine hizmetçi dâhil etmiş gibi beklentilere girilmesi sonucu sorunlar işin içinden çıkılmayacak bir hal alır. Hali hazırda bir önyargının geliştiği durum beklentileri arttırdığında hayal kırıklıkları kaçınılmaz olacaktır.

6.Çocuk bakımı; her anne ve baba dünyaya getireceği çocuğun bakımını düşünmelidir. Bir başkasına güvenerek çocuk yapılmaz. Özellikle de kayınvalideler torun özlemi ile henüz dünyaya gelmeyen çocuklar için birçok söz verirler. Gelin hanımların bu konuda daha uyanık olmaları gerekmektedir. Beklentilerinizi artırıp gerçekleşmediklerini gözlemlediğinizde ilişkilerinizi olumsuz etkilediğini fark edersiniz. Burada hayal kırıklığı yaşamanız sizin karşı tarafa çok anlam yüklemeniz ile ilgilidir.

GELİN KAYNANA SORUNU NASIL ÇÖZÜLMELİ?

Çözüm; sınır koymanızda gizlidir. Gelinde olsanız kaynanada olsanız hayatınızdaki insanlara sınır çizmelisiniz. İnsanların sizinle nasıl konuştuğu sizin verdiğiniz izinlerde gizlidir. Yeri geldiğinde saygının yitirilmediği bir hayır kelimesi sizi kurtarırken, her şeye ayıp olmasın diye evet dediğiniz durumlar ileride destek almanız için sizi zorlayacaktır. 

Ön yargılarınızdan arınıp yeni bir insanla ilişki kurduğunuzu benimsemeli, yüklediğiniz anlamları abartmazsanız da çok fazla üzülmediğinizi gözlemlemiş olursunuz. Beklentiler sizi yorarken, olması gerekenler diye duyduklarınız sizi yıpratır. Çünkü ilişkilerde olması gereken diye bir şey yoktur. 

Her bir örnek birbirinden farklıdır. Söz konusu insan ilişkilerinin olduğu bir durumken, anlaşamama konusunda anlaşmak sorunlarınıza bakış açınızı olumlu bir şekilde etkileyecektir. 

19 Ekim 2020 Güncel Haberler

19 Ekim 2020 Güncel Haberler

Balık pişirirken yapılan hatalara dikkat!

Balık pişirirken yapılan hatalara dikkat!

Kovid-19'u gripten ayıran 10 belirti

Kovid-19'u gripten ayıran 10 belirti

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Azerbaycan'da

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Azerbaycan'da