• $ 7,8311
  • € 9,4562
  • 455.884
  • 1325.29
Reklamı Kapat

Zeytin Dalı Harekatı’ndan rahatsız olanlar

Zeytin Dalı Harekatı içeride dışarıda birçoğunun dengesini bozmuş durumda. Harekatın içeriği ve işleyişinin ürettiği sonuçlar, her bakımdan tarihi nitelikte.

Her şeyden önce teröre ve terör örgütlerine karşı nasıl mücadele edileceğini dosta, düşmana göstermiştir. Hem demokrasi, hem hukuk devletiyim diyeceksin, hem dünyaya küresel terörle mücadelenin öncüsü cakasını atacaksın hem de göz, göre göre terör örgütleriyle dans edeceksin bu durum insanlık karşı suçtur.

Türkiye’nin ortaya koyduğu haysiyetli duruşun, ilk yerleştiği yer; başta Suriye olmak üzere tüm Ortadoğu’nun mazlum halklarının yüreğidir. Bunun da en çarpıcı dışa vurumu; Kürtçe yayın yapan bir TV kanalının Erbil’de röportaj yaptığı bir Kürt teyzenin tertemiz yüreği ve ele geçirilmemiş zihniyle ona yöneltilen sorulara verdiği cevaplardır. Röportaj yapanın tüm çabalarına rağmen Mehmetçik’ten hiçbir zarar görmediği, asıl PKK terör örgütünün yaptıklarından yakınmaları Türkiye’nin bölgeye yaptığı harekatın sadece terör örgütlerinin kalleşlikle yoğrulmuş yapısına yönelik yapılmış askeri harekat değil, aynı zamanda bölgenin etnik aidiyeti ne olursa olsun tüm mazlum halklarının yüreklerine yapılmış bir sevgi harekatıdır. Nitekim bu durumun sonuçları kendi doğallığı içinde halklar nezdinde vücut bulmaya başlamıştır.

İstanbul’da yapılan Rusya, İran ve Türkiye üçlü zirvesinin sonuçlarını da yansıyan esasen Türkiye’nin Zeytin Dalı Harekatı’nın siyasi ve stratejik hedefleridir. Buna göre Türkiye’nin; terör örgütlerine karşı ayrımsız mücadelesi, Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasına yönelik kararlı tutumu, terörden arındırılmış yerleşim alanlarının asli sahiplerine açılmasına göre ısrarlı çabası gibi stratejik hedefleri Rusya ve İran açısından da göz ardı edilemeyecek, kolayca reddedilemeyecek bir tabloyu oluşturmaktadır. Üçlü zirveden yansıyanlar içinde son derece önemli vurguların yer alması, aslında Türkiye’nin attığı kararlı adımların birer yansımasıdır.

Buluşma sonrası yapılan; “komşuların ulusal güvenliğini zayıflatmayı amaçlayan ayrılıkçı gündeme karşıyız. Suriye’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine, toprak bütünlüğüne kuvvetle bağlıyız” açıklamaları meselenin geldiği en önemli ve geniş buluşma zeminini oluşturuyor. Buna göre denilebilir ki, özellikle bu ülkeler arasında bilhassa Suriye ajandaları açısından çıkarlar ve çelişkiler hiyerarşi yapıldığında çıkarlarının çelişkilerin çok üstünde yer aldığını görmek gerekir. Buna göre özellikle de Türkiye-Rusya ilişkisinde Esad meselesi, ortak çıkarların altında kalabilecek, giderek önemsizleşecek bir çelişki olmaya mahkumdur.

Durum böyle iken bazı çevrelerin ısrarla Türkiye’yi Esad ile görüştürme çabası, iyi niyetli bir çaba değilse, yanlış bir analiz ürünüdür. Bu ülkelerin arasındaki üst seviyeye çıkan çıkar buluşmasının altında kalan Esad çelişkisine rağmen Türkiye’yi Esad ile buluşturmaya çalışmak; onun bugüne değin milyonlarca insanın katledilmesinde payını, unutturmaya, önemsizleştirmeye ve giderek meşrulaştırmaya dönüktür. Rusya’nın temel şart olarak Türkiye’ye dayatmadığı bir konuyu, bazı çevrelerin Türkiye’ye hayati bir mesele gibi sunması tuhaftır.

Bu arada Zeytin Dalı Harekatı’nın baştan beri ruhuyla, anlayışıyla bütünleşemeyenlerin şimdi yine aynı refleksle sınıra giden, Cumhurbaşkanı ve Mehmetçik’le buluşan toplumda tanınan bazı isimler üzerinden adeta bir cinnet haline dönüşen yaklaşımı, son derece vahimdir.

Israrla bu mücadelenin ne olduğunu, niçin yapıldığını yok sayarak ve giderek yeniden verilen milli mücadele ruhunu köreltmeye yeltenerek, aslında emperyalizme karşı verilen bu amansız mücadelede kimin safında yer aldığı netleşmeye başlayan bir tutumla ve sözüm ona savaş karşıtlığı gibi bir maskeyle davranıyor olmak son derce rahatsızlık vericidir, kaygı vericidir. Sınıra giden isimlere; “rezil adamlar” diyerek, içindeki nefreti dışa vuran zihniyetin varacağı yer vahimdir. Bu duruş halkın gerisine düşmektir. Bu duruş nefretin köleliğine dönüşmektir ve giderek milli karakteri yitirmektir… Çok yazık…

İzmir depreminden yeni görüntü: Sakince Türk kahvesini yudumladı

İzmir depreminden yeni görüntü: Sakince Türk kahvesini yudumladı

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'ın oyuncularına sald&

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'ın oyuncularına saldırı anı kamerada!

Yılın Fotoğrafları oylaması başladı

Yılın Fotoğrafları oylaması başladı

Urfa Kalesi gün yüzüne çıkarılıyor

Urfa Kalesi gün yüzüne çıkarılıyor