• $ 8,3465
  • € 9,6728
  • 504.287
  • 1112.37
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Ayasofya'yla Dertlenenlerin Hazımsızlığı

Ayasofya’nın ibadete açılması konusunda Danıştay’ın kararını açıklamasını bekleyen Hükümet, kendi kararını yakında verecek.

Bu arada Ayasofya konusunda Türkiye’ye yönelik peş peşe açıklamalar geliyor.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo; “Ayasofya’nın müze olarak kalması için Türk hükümetine çağrıda bulunuyoruz…ABD, Ayasofya’nın statüsünün değiştirilmesini, olağanüstü bir yapının geçmiş mirasının hafifletilmesi olarak görüyor’’ dedi.

Rusya’dan da açıklama geldi. Önce Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Verşinin, “Biz bu konudaki görüşümüzü saklamıyoruz. Bir karar alınırken yapının tüm dünya için taşıdığı önemin göz önünde bulundurulmasını umuyoruz” dedi ve sonra da Rusya Dış İşleri Sözcüsü Mariya Zaharova’da “Bu sıra dışı anıtın statüsüne ilişkin tüm kararların dengeli olmasını, bu sorunun inananlar için yüksek hassasiyeti, bilinen dinler arası bağlamı ve UNESCO Dünya Mirası anıtlarının yönetimi alanında mevcut uluslararası yasal düzenlemelerin dikkate alınmasını bekliyoruz” açıklamasını yaptı.

Fransa’da açıklama yapmayı ihmal etmedi. Fransa Dışişleri Bakanlığı Ayasofya’nın herkese açık kalması gerektiği çağrısında bulundu.

Yunanistan, İstanbul’un Fethi vesilesiyle Ayasofya’da okutulan Fetih Suresi sonrasında tepki göstererek, Edirne sınırında bulunan Dimetoka kentinde ibadete kapalı bulunan tarihi Çelebi Mehmet Camii’nin minaresine misilleme olarak Yunan bayrağı astı. Ardından da siyasileri eliyle bir dizi tehdit içerikli açıklamalar yaptı.

Tartışmaya katılan Atina ve Yunanistan Başpiskoposu Leronimos’da açıklama kervanına katıldı ve “Türkler ellerinde ne varsa bunu oynar. Ayasofya da o oyunlardan biri. Bunu yapacaklarına cüret edebileceklerine inanmıyorum” dedi.

Rus Ortodoks Kilisesi de boş durmadı. Rus Ortodoks Kilisesi’nin üst düzey yetkilisi Piskopos Mitropolit İlarion, “Mevcut koşullarda bu hareketin kabul edilemez bir dini özgürlük ihlali olduğuna inanıyoruz. Şimdi Orta Çağ’a geri dönemeyiz…Çok kutuplu ve çok mezhepli bir dünyada yaşıyoruz. İnananların duygularına saygı duymalı” dedi.

Bu arada ABD’de yayın yapan Archaeology dergisi konuyu kapağına taşıyarak, skandal ifadelerle ele aldı. Ayasofya Camii’nden katedral olarak bahseden dergi, İstanbul için de Constantinopole ifadelerini kullandı.

Tümünün ortak noktası çok açık. 1453 ‘de yaşanan İstanbul’un fethinin tarih boyunca eksilmeyen hazımsızlığı. 567 yıldır bitmeyen kin ve öfke.

1453 ten sonra Ayasofya’nın onarımları yapılarak, mimari değeri korunmuş, Mimar Sinan’ın eli değmiş, depreme karşı dayanıklılığını artırabilmek için payandalarını yapmıştır. Zaman içinde çevresine eklenen kütüphane, imarethane, medrese, şadırvan gibi yapılarla birlikte Osmanlı Külliyesine dönüşmüştür. Ayasofya, Fethin sembolü olarak yani fethedilen beldenin artık bir İslam şehri olduğunu işaret etmek için camiye bizzat Fatih Sultan Mehmet Han tarafından çevrilmiş ve 1934 kadar ibadete açık olarak varlığını korumuştur.

Ayrıca Ayasofya unutulmamalıdır ki; Ebu’l-Feth Sultan Mehmet Vakfına ait hayrat taşınmazıdır. Bu nedenle de özel hukuk hükümlerine göre Vakfın belirlediği amacı dışında kullanılamaz. Bu konuda Kariye Cami ile ilgili daha önce verilmiş olan yargı kararı emsal niteliğindedir.

Bütün bu gerçekler bir yana bugün açıklama yapan mahfillerin profili göstermektedir ki; Meselenin içinde Hristiyan dünyasının küresel güç ilişkilerindeki siyasi ve stratejik belirleyiciliği de önemli yer tutmaktadır. Ayasofya konusunun ABD ve Rusya’yı aynı noktada buluşturmasının arka planında da bu gerçek yatmaktadır.

Bu arada hatırlatılmalıdır ki; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı gibi Türkiye’de 435 kilise, sinagog veya havra ibadete açık durumdadır. Ortada dini özgürlükler yönünden kısıtlayıcı bir durum yoktur. Peşe peşe açıklama yapan bu zatların derdi; Türkiye’nin egemenlik haklarına yönelik açık bir siyasi ve stratejik sıkıştırma çabasıdır.

Bu çaba beyhudedir…Artık Türkiye Türkiye’de yönetilmektedir ve bu zatlar da eninde sonunda bu gerçeği içlerine sindirmeyi, istemeseler de, hazım sorunu yaşasalar da başaracaklardır… 

İzmir'de yıkılan binanın enkazından yaralı bir vatandaş kurtarıldı

İzmir'de yıkılan binanın enkazından yaralı bir vatandaş kurtarıldı

Depremin ardından Seferihisar'da sokakları deniz suyu bastı

Depremin ardından Seferihisar'da sokakları deniz suyu bastı

Bakan Karaismailoğlu, Kahramanmaraş-Göksun kara yolunda yapılan ç

Bakan Karaismailoğlu, Kahramanmaraş-Göksun kara yolunda yapılan çalışmaları inceledi

İzmir'de deprem! Vatandaşlar sokağa döküldü

İzmir'de deprem! Vatandaşlar sokağa döküldü