• $32,3607
  • €34,4602
  • 2438.65
  • 9814.19
19 Mart 2023 Pazar

Yardıma koşan dev yürekler ve devlerin(!) yardıma muhtaç halleri

Pireyi deve yapan bir maksatlı grupla yaşamak zorunda olduğumuz için üzgünüm. Üzgünüm, çünkü kendisiyle ve ülkesinin ne milli ne de manevi aidiyetleriyle ilgilenen tuhaf bir gruptur bunlar. Burada yer, içer, büyürler(!) fakat burasının menfaati için ortaya koyabilecek bir ürünleri olmadığı gibi iyi bir niyetleri dahi yoktur. Tek ürettikleri şey spekülatif yaşam anlayışlarıdır.

İçinden geçmekte olduğumuz "asrın felaketi" sürecinde bile bu figürleri çokça görmekteyiz. Her zemini ve zamanı fitne için bir fırsat olarak gören bu amipler tefrika tüten fısıltılarını duyurmak için her türlü iletişim kanalını kullanmaktadırlar.

Malum, yaşadığımız deprem felaketi münasebetiyle bir yardım seferberliği oluştu. Başta aziz milletimiz olmak üzere dünyanın birçok noktasında bu oluşuma yanıt bulduk. Azı olan azını, çoğu olan çoğunu verdi. Kimisi de canından öte canla başla bu fotoğraftaki asil yerini aldı. Bir de kar dağından kar bağışlayanlar vardı. Dağın, dağların fare doğurduğuna şahit de olduk bu süreçte. Ne yazık ki koca cüsselerinden, dünyaya caka satan duruşlarından çok uzakta yardım edenleri hep birlikte gördük. Gördük ama bunu farklı şekilde göstermek isteyenlerin de olduğunu anladık. Müslüman ülkelerin yardımlarını hafife alıp dünya devlerinin(!) komik sayılabilecek sözüm ona desteklerini nitel ve nicel açıdan yere göğe sığdıramadılar bunlar. Dünyanın yirmi büyük ekonomisi içinde yer alan İngiltere beş milyon Sterlin, yani yüz milyon Türk Lirası kadar yardımda(!) bulunurken onlarla kıyaslanamayacak bir durumda olan ve ekonomik güçlüklerle boğuşan Pakistan; kadim ve vefalı dost devletimiz altı yüz milyon Türk Lirası bağış yaparak yüreğimizi okşamış, bize can suyu, nefes olmuştur. Belçika da İngiltere'den farklı bir duruş sergileyemedi bu tabloda.

Dış ülkelerden gelen yardım miktarları, sadece İslâm ülkelerinden gelen rakamlarla dişe dokunur bir hal almıştır. Katar 2 milyar Türk Lirası ile bu kötü günümüzde yaramıza merhem olmuştur. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan milyar Liralarını bizim için feda ederken, İsveç altmış milyon Türk Lirası, tüm Avrupa Birliği üyeleri de toplamda sadece beş milyon Euro; yani yüz milyon Türk Lirası kadar bir rakam göndererek tablodaki manidar yerlerini belli etmişlerdir. ABD bile benzerleri arasında en yüksek bağışı yapan ülke olarak kardeş ülkemiz Kuveyt'in cömertliğine ulaşamamıştır.

Ama algı operatörleri İslâm devletlerinin fedakarlıklarını Batı'nın sembolik yardımları karşısında yok saymayı görev bilmişlerdir adeta. Üstelik Batı ya da Avrupa titrini taşıyan bir isim, bizim bir hayırseverimiz kadar dahi destek toplayamamışken!...

Buna garp hayranlığı mı, şark düşmanlığı mı, dersiniz onu size bırakıyorum sevgili okurlarım.

Elini taşın altına koymak için yarışan kardeş ülkelerimiz, kader birliği yaptığımız milletler-devletler canlarından can bağışlarken, hem de bunu azami seviyelerde gerçekleştirirken, Batı'nın piresini deve yapanların aklını da maksadını da makul ve mazur görmek mümkün değildir.

Milli ve manevi müştereklerimiz olan devletlerin bizim yanımızda olmasından daha doğal ne olabilir ki zaten. Biz nasıl ki zamanı gelince onların yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz, onların da bugün bizimle olmaları beklenen, doğal bir reflekstir elbette. Doğal olmayan, bunu sindiremeyenlerin oluşturma gayretine girdikleri algı operasyonlarıdır ancak! Gerçi bu da onların doğası gereğidir.

Müslüman ülkelerin destekleri ortada iken, bazılarının "dostlarının" yardımlarını abartmalarını iyi niyetten uzak bir toplum mühendisliği gayreti olarak görmekteyim.

Gelen her yardım için -az veya çok- müteşekkiriz. Ancak gelen yardım miktarını mübalağa ile yansıtmak iyi niyetin ötesinde bir davranıştır. Bu tutum, gerçek dostları "kara günde" belli ettiği gibi " dost bildiklerimizi" de onların iç dünyalarını da hatırlatmaya kafidir.

Bu, aslında -bir noktada- kimin dostu olduğunuzun ilanıdır. Hamdolsun, dostlarımızla da dost görünenlerimizle de yerimiz ve duruşumuz nettir. Fakat büyük bir farkımız vardır dost görünenlerden: yardıma ihtiyacı olan kim olursa olsun koşarız!

Yardım söz konusu olduğunda ayakları tutulanlardan değiliz.

"Veren el alan elden üstündür" sözüne gönülden inananlardanız hamdolsun!..

Sağlıkla kalınız.

<p>Anadolu Yayıncılar Federasyonu (AYF) Başkanı Sinan Burhan, Filistin'de bugüne kadar 140 gazetecin

Sultanahmet Meydanı'nda Gazze'de öldürülen gazeteciler anılacak

Antalya'da teleferikte mahsur kalanları kurtarma çalışmaları devam ediyor

İstanbul'da insan trafiği!

Hasankeyf'te bayram tatili yoğunluğu