• $13,4951
  • €15,3051
  • 796.386
  • 2011.16
5 Aralık 2021 Pazar

TIR-ÖR

Kamyonlarda arka tampon tepkisi: Asistan doktor Rümeysa Berin Şen'in yaşamını yitirdiği kaza ile yeniden gündeme geldi. (25.10.2021 Haber Global)

Çekmeköy'de seyir halindeyken otomobillerin önüne kıran bir TIR sürücüsü, çocukların da içinde bulunduğu bir otomobilde bulunan aileye dehşeti yaşattı (20.08.2021 CNN TÜRK)

Manisa'nın Salihli ilçesinde, bir TIR'ın kırmızı ışıkta bekleyen 2 TIR ve 2 otomobile çarptığı kazada, 3 kişi öldü, 5 kişi yaralandı (30.08.2021 Haber Türk)

Sol şeritte TIR faciası: 1 ölü, 7 yaralı (28.07.2016 Sabah Gazetesi)

12 aracı biçen kamyon dehşeti kamerada. (31.01.2017)

Sivas'ta ambulansın TIR'a çarptığı kazada hemşire hayatını kaybetti (27.01.2021 Yeni Şafak)

Ve nihayet şiddetli rüzgârları yaşadığımız son günlerde aldığımız acı haberler ve içinde tır geçen bir sürü haber!

***

Her gün karşılaştığımız tır-kamyon kazası haberleri ve hayatını kaybeden, sakat kalan insanlarımızın görüntüleri bizi üzmeye devam ediyor. Bu bağlamda tır ve tır şoförlerini topyekün hedefe koyan bir karalama kampanyası başlattığımız da düşünülmesin lütfen.

Hepimizin hayatında bir veya birkaç trafik kazası anısı ve onun açtığı derin acılar ve yaralar mutlaka vardır...

İstatistikler ülkemizde kazaya neden olan kusurlar içinde sürücü kusurlarının %89,3 ile ilk sırada olduğunu göstermektedir.

Peki bu sürücü hataları neden oluyor?

Bunu irdelemek istiyorum.

Medeniyet, özü itibariyle bir kurallar bütünüdür. İnsanın insana, çevresine ve kendisine saygısı olduğu yerde medeniyet vardır. Trafik kültürü de bir medeniyet göstergesidir. Bizim gibi zengin blr ahlak ve erdem zengini olan medeniyet coğrafyasından beklenen de her konu ve alanda bu arifane tutumu göstermemiz beklenmektedir.

Maalesef ülkemizde yıllardır tır ve kamyon sürücüleri tarafından tuhaf bir argo/jargon kültürü geliştirilmiştir. Medeni olmayan bu argo/jargon kültürüne kamyon arkası yazılarda hepimiz tanık olmuşuzdur.

"Mecburum geçmeye.", "Rampada yavaş, düzlükte savaş" ," Yetişemezsen el salla" , "Kuzu kurdun yol...

Bu argo ve jargon kültürün sonucu emniyet şeritlerimiz adeta araç sollama şeridine dönüşmüştür. Direksiyona geçenin kontrolü ele alması beklenir halbuki. Bu tablo ise tam bir kontrolsüzlük olarak göze batmaktadır.

Bu kültür sayesinde sol şeritten gidiyorsanız selektörle terbiye edilirsiniz.

Bu jargon sayesinde makas atma kavramı ortaya çıkmış ve dünyada başka bir örneği de yoktur.

Sinyal vererek sollamanın jargon kültüründe kesinlikle yeri yoktur. Hatta ayıptır. En insaflısı eliyle yönetir arkasında akan trafiği.

Dörtlüleri yaktın mı artık tüm yol senindir...

Bu kültürün sonucu olarak her yıl binlerce insanımız teröre değil tır-ör'e kurban gidiyor.

Trafik kuralları herkes için ve herkesin can ve mal emniyetini temin etmek için konulmuş kurallardır.

Yolları adeta işgal eden, geçiş hakkı tanımayan herkese karşı açık bir biçimde saygısızca davrananlarda bu kurallara tabidirler esasında.

Kişisel kanaatim bu yaşananların en büyük nedeni eğitimsizliktir. Ve belki de trafikte kütlesel hacmi büyük olan araçların sürücüleri diğer araçlara "küçük balık" muamelesi yapmaktadır.

Eğitim seviyesi yükseldikçe ve farkındalık bilinci kökleştikçe bizde de herkes kendi hakkı olanı talep edecek, haddi olmayan hareketlere tevessül etmeyecektir.

Peki bu sorunu nasıl çözmeliyiz?

Her şeyden önemlisi toplumumuzda oluşmuş ağır vasıta sürücülerine ait argo-jargon kültürünü yok etmemiz lazım.

İlköğretim ve ortaöğretim çağındaki gençlerimizin trafik kuralları ile ilgili ciddi bir eğitim müfredatının hazırlanıp uygulanması gerekiyor.

Özellikle tır/kamyon gibi araçların sürücülerinin yılda en az bir kez "eve dönmek, mekânsal bedensel yolculuk" gibi simgeler hakkında eğitim almasını zorunlu kılmak gerekiyor.

Anın, vaktin, insanın, hayatın kıymetini nimetini zerrelerine kadar her seferinde hissetme eğitimleri verilmesi şart belki de.

Trafik denetim birimlerimizin denetimlerinin önemi de yadsınamaz. Şehir içi, şehirlerarası ve uluslararası otobanları güvensiz hale getiren denetimsizliktir. Daha fazla para kazanmak için, trafikteki diğer seyir halindeki insanların güvenliğinden çalan patronlar denetimsizlikle de ödüllendirilmeseydi, insan hayatı bu kadar ucuz olmazdı.

Bir de çok çarpıcı bir çözüm önerisi olarak, tır gibi büyük hacimli araçların ön ve arka tamponlarının darbe emici ve çarpışmanın şiddetini aza indirecek şekilde tasarlanması önemlidir. Kaldı ki, "Kasalı kamyonet-kamyon-römork tipi yük taşıyan araçların, arkadan çarpmalarda kasanın altına girmeyi önleyecek şekilde tasarlanması zorunludur." Bu arada Arka Koruma Tip Onay Yönetmeliği bulunduğunu da hatırlatmak isterim ve bu yönetmeliğe aykırı araçların sadece para cezası ile ödüllendirilmesinin (!) yerine caydırıcı ilave yaptırımlar getirilmesini öneriyorum. Asistan Dr Rümeysa Berin Şen'in (benzeri pek çok vakada olduğu gibi ) yaşamını yitirdiği kazada park halindeki kamyonun arka tamponu yönetmeliğe uygun yapılsaydı belki de Rümeysa kızımız ve diğer canlarımız hayatta olacaktı.

Tüm bu sebeplere araç kullanımı esnasında sigara içmek, telefonla meşgul olmak ve hele de alkollü olmak, uyuşturucu etkisinde araç kullanmak eklendiğinde içinden çıkılmaz bir bataklığa dönüşüveriyor meselemiz. Yaptırımların para cezaları ile kısıtlı kalmaması ve hatta bu türlü kaza müsebbiplerini caydıracak ileri derecede müeyyidelerin uygulanması en büyük temennimdir.

Biz ağır vasıta sürücülerimizi "tır-ör" le değil, darbeye karşı direnen kahramanlıklarıyla hatırlamak istiyoruz. Tır mottosu ile kaleme aldığım yazım aslında içinde kural yıkıcılık ruhu taşıyan tüm sorumsuz bireyler için yazılmıştır. Bilinçsizlik bir taşıta mal edilemez elbette. Bir yaya da, bir bisikletli de trafik terörünün müsebbibi olabilir pekala.

Kurallara nizami olarak uyan sürücü kardeşlerimi tenzih ederek, trafik sorununun çözümünde herkesi sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyorum.

Milletimize trafik bilincinin tam anlamıyla oluştuğu, kazaların asgari düzeye indiği, gereksiz acıların yaşanmadığı kazasız belasız hayırlı güzel günler temenni ediyorum.

Sağlık içinde kalınız.

<p>Çok şanslı biri olduğunu söyleyen Bülent  Serttaş, 'sahnelerden çok para kazanıyor ve kazandırıyo

Gayrimenkul zengini Bülent Serttaş'ın duası: Rabbim çok para verme!

İstanbul'da bordo-mavi fırtına!

Beyaz örtü her yeri sardı! İşte Türkiye'den kar manzaraları

Piton ve timsahın ölümcül mücadelesi! Görenler dehşete kapıldı