• $8,1242
  • €9,7078
  • 455.389
  • 1378.37
04 Nisan 2021 Pazar

Tedbiri “evde” bırakmayalım!

Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Dinle
YAZARIN SAYFASI

Test sonuçlarında pozitiflik oranının rekorlu rakamlara, ağır hasta sayılarının dörtlü ve maalesef ölümlerin üçlü hanelere ulaştığı günlerin içinden geçiyoruz kıymetli okurlarım.

Her akşam Sağlık Bakanlığımızın paylaştığı verileri tedirgin, endişeli, çekinerek takip eder olduk.

Geldiğimiz nokta, devletimizi ve özellikle canlarını dişlerine takarak ateş çemberinde olağan dışı ve insan üstü bir mücadele veren kahraman sağlık çalışanlarımızı velhasıl hiç kimseyi memnun etmiyor.

Seyyar satıcısından tutun ülkemizin en hacimli ticari isimlerine kadar, ekmek parası derdindeki esnafımızdan binbir emekle kurulmuş işletmelere kadar tüm köşe taşlarımızı da ekonomik anlamda etkilemektedir bu can yakıcı ve can sıkıcı durum.

Bir de bu sıkıntıların üstüne aşı faşizmi eklendi ki sormayın gitsin. Çözüm üretildi, şifaya kavuşuyoruz derken, eski bir faşizan hastalık, virüslere ilave olarak küresel vampirleri esir aldı. Bulduğu aşıyı kendisine politik ve ticari rant yapmaktan utanmayan bazı ülkeler, adeta kimin yaşayıp kimin öleceğine karar verircesine kime ne kadar isterlerse o kadar veriyorlar ellerindeki aşıları.

Bu tablodan yerli ve milli ilaç hamlelerinin ve tabii ki yerli aşı hamlesinin ne denli yerinde ve elzem olduğunu görebiliyoruz.

Bu arada ifade etmek isterim ki, ülkemizde yerli aşı, ilaç ve tıbbi malzeme; yerli sağlık yazılımları, teknokentler kuruldu ve bu alanda önemli mesafeler kat edildi. Tabii ki daha aşılacak çok yollar, yapılacak çok işlerimiz var. İnanıyorum ki İbn-i Sinaları, Farabileri, El Zehravileri... yetiştiren medeniyetimiz Savunma Sanayiinde ve otomotiv sektöründe olduğu gibi "Yerli İlaç-Tıbbı Cihaz" alanlarında da destanlar yazmaya çok yakındır. Yeter ki bir olalım, birlik olalım, harici ve dahili engellemelere karşı uyanık olalım.

Bu günler de geçecek ve Covid-19 dünyanın mazisinde bir tarih sayfası olarak kalacak elbette! Neler atlatmadı ki dertli dolap gibi dönen dünyamız. Rabb'im tez zamanda nasip ede o günleri.

Ve elbette bu acıların içerisinde birbirine Çanakkale ruhu ile tutunmuş milletimizin göz yaşartan, gönül aydınlatan dayanışması var ki, geleceğe ümitle bakmamak imkânsız. Virüs sebebi ile hasta yatağında yatan, evinde karantina sürecini yaşayan insanımızdan sıcak çorbasını, hayır duasını ve güven veren varlığını esirgemeyen asil milletimizden Allah razı olsun.

Bu vahimleşen tablodan memnun olmak, kısıtlamalardan mutlu olmak mümkün değil. İyi ki evlere kapanıyoruz diyemeyiz. Ama, tedbirsiz ve dikkatsizce sokakların içinde olmak da sağlıklı bir fikir olamaz. Biz isteriz ki; tedbirli ve özgür olalım. Bu virüs bizi terk edene, Rabb'im şifamızı verene kadar onunla aramıza aşılmaz mesafeler koyalım.

Gelin yeniden kenetlenelim. Fiziken sarılamasak da doya doya gönülden ve kardeşçe sarılalım birbirimize. Ve sokağa her çıkışımızda bir başkasına zarar vermekten korkarak adımlayalım yolları. Zarar vermeyen kişi zarardan kendisini de korumuş olur. Bu yaklaşım bizim medeniyetimizin en temel çıktılarından biri değil mi zaten.

Her güne, azalan vakalar ve çoğalan mutluluklarla uyanmayı diliyor ve tüm acı kayıplarımıza rahmet, hastalarımıza şifa, sağlık personelimize güç kuvvet diliyorum. Allah, devletimize ve milletimize zeval vermesin. Maske Mesafe ve Temizlik ile aşı tedbirlerine mutlaka riayet edelim. Unutmayalım ki bunlar bizim için Hayat MEMAT meselesidir. Sağlıkla kalınız.

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen Koronavirüs'ün kalp rahatsızlığı olanlar üzerindeki etkis

Koronavirüs Kalp Krizine Yol Açar Mı?

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler