• $8,8689
  • €10,474
  • 499.049
  • 1384.68
22 Ağustos 2021 Pazar

"Reklamın iyisi kötüsü" olur

Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Dinle

Yasaklı ve zararlı maddelerin; sigaradan alkole kadar insan sağlığını tehdit eden tüm yapıların reklamı en az o maddelerin verdiği zararlar kadar yıpratıcı ve yıkıcı etkilere sahiptir. Görseller ve "afili" cümleler ile; hatta sezdirme yoluyla dahi olsa kötülüğü ve sağlıksız maddeleri özendirmek üzerinde önemle durulması gereken bir husustur.

Günümüzde bağımlılık yapıcı maddelerle mücadele artık devletlerin bir yandan hukuk yapmak, diğer yandan toplumu ve bilhassa çocukları ve gençleri eğitmek suretiyle sistemli bir şekilde yürütmesi elzem olan konuların başında gelmektedir.

Çocukların ve gençlerin dikkatini çekmek isteyen her türlü satıcının en çok kullandığı metot reklamdır. Bu bakımdan ilgi çekmek isteyen her müessese reklam ve tanıtımdan faydalanmaktadır.

Reklam her zaman "bir ürünün net tanıtımı" şeklinde olmayabilir. Gizli reklam denen tanıtım yollarından da faydalanılabilir. Mesela bir dizi veya sinema filminde başrol oyuncusunun kullandığı aracın markasını ilaveten reklam yapmaya gerek yoktur. Çünkü oyuncunun hayranları artık gizli reklamın etkisi altındadır. Bu metoda günümüzde ürün yerleştirme de denmektedir. Ancak asıl fonksiyonu örtülü reklam olmasıdır.

Bu metot yıllar yılı ülkemizde batılılar tarafından hem örtülü ve hem de aşikâr olarak kullanılmıştır. Sinema filmlerinin en eskilerinden, siyah-beyaz dönemden akıllarda neler kaldı ki? Veya şöyle düzelterek sorayım: neler kalmadı ki?

At üzerinde elinde veya ağzında sigara ile gelen özgür delikanlı (!)... Eve gelen genç; bir elinde sigara, diğerinde içki kadehi...Efkarlanıp çareyi içki şişesinde ve sigara dumanının altında arayan başrol oyuncusu...

Maalesef Yeşilçam'da ekilen alkol, sigara, mafya, gazino, kadına şiddet, ahlak zaafiyetleri, kısa yoldan köşeyi dönme, kadın tokatlama sahneleri... gibi pek çok olumsuz rüzgârların fırtına olarak biçildiği günleri yaşıyoruz.

Bağımlılıkların reklamlar yoluyla bulaştığı gerçeğinden hareketle 1996'da kısmen, 2008'de ise tamamen tütün ürünlerinin, 2013 yılındaysa alkollü içkilerin reklamı yasaklandı.

Bu yasaklar sonrası köşeye sıkışan alkol üreticisi firmalar tabelalarını kaldırmış olsalar veya alkol reklamlarını yapmadıkları görünürse de maalesef tüm büfe ve diğer işyerlerinin önlerine alkol ismi yazan kutular veya kasalar, güneşlikler ve gazetelikler gibi malzemeler koymak suretiyle fiilen reklama devam etmektedirler.

Geçtiğimiz günlerde ulusal bir kanalımızda yayınlanan Avrupa Şampiyonası maçında yasak olmasına rağmen (canlı yayın bahanesiyle) alkollü içecek reklamları yapıldı.

Ekranlarda özellikle futbol maçlarında canlı yayın bahanesiyle veyahut banttan yayınlarda billboardlar marifetiyle alkol reklamı yapanların mutlaka engellenmesi, futbolun ve futbol sahalarının bu etkiden bir an önce kurtulması, yeşil sahalarda alkol reklamları yaparak hayatların karartılmaması için TFF'yi ve RTÜK'ü gerekli önlemleri alması noktasında göreve tekraren davet ediyorum.

Şurası açık ve net olarak bilinmelidir ki, gizli yada aleni her türlü bağımlılık yapıcı reklama karşı durmak ve engellemek; çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğini kazanmaları için onlara katkı vermektir. Pek çok yavrunun daha körpecik iken bedenlerinin kara toprağa verilmesini engellemektir.

Bağımlılık yapıcı her türlü maddenin reklamı ve tanıtımı satıcıların cebini karla, satın alanların vücudunu da zehirle doldurmaktadır. Kaybedilen sağlığı geri satın almak mümkün olmadığı gibi çocukluğu ve gençliği hakkıyla yaşayamamanın da karşılığı parayla ölçülememektedir. Maddi düzlemde telafisi olmayan kayıpların adeta bir soykırım gibi üstümüze çöreklendiği bu konuda yapılması gerekenler öncelikle özendirici her türlü eylem ve iradenin ortadan kaldırılmasıdır. Önce gözlerden isimlerini, cisimlerini ve resimlerini silmeliyiz, sonraysa renk ve mesaj içeren tüm yansımalarını. Bazı renklerin bile bir takım sigara ve alkol markalarını çağrıştırdığı düşünüldüğünde vahamet çok daha çarpıcı bir şekilde zuhur etmektedir.

At izinin it izine karıştığı şer çamurunda her türlü ayak oyunu mübah görülebilir(!). O halde bize düşen bu çamuru kurutmak, geleceğimizi bulandırmak ve gençliğimizi esir almak isteyen küresel vampirleri inlerine tıkamaktır. Anlaşıldığı üzere tüm zararlı maddelerin ve alışkanlıkların arka planında özendirici ve hatırlatıcı mesajlar içeren reklamlar vardır. Direkt ya da dolaylı olarak yapılan bu reklamların etkileri maalesef ki karşılığını bulmaktadır. Geçtiğimiz günlerde Süper Kupa Futbol Müsabakasında yayını yapan kanalın alkol reklamının ekranlara yansıması sözlerimizi adeta ispat ve zehir tüccarlığını itiraf niteliğindeydi.

Kimler kazanıyor bu ve benzer tablolarda ve kimler kaybediyor iyice düşünmek lazım sevgili okurlarım.

Kazanan her daim zehirle beslenen, zehirledikçe semiren global aktörlerdir. Kaybeden ise her daim bir tuzağa çekilme riskiyle karşı karşıya olan çocuklarımız ve dolayısı ile geleceğimizdir. Bu ve türdeş reklamlar devam ettikçe kötü alışkanlıklardan vazgeçmeye çalışan, doğru niyetle yoluna devam etmek isteyen insanlar da bu algı oyunlarının etkisine girecekler ve unutmak istedikleri her şeyin sürekli hatırlatılması gibi bir işkenceye maruz kalacaklardır.

Hasılı kelam, var olan bir kötülüğü yaymak dahi o kötülüğü bizzat yapmak gibi kabul edilir bizim medeniyetimizde. Bizler iyinin ve güzelin anlatılmasından, "reklamının" yapılmasından yanayız. Çoğaltacaksak güzellikleri çoğaltalım, öyle değil mi sevgili okurlarım... Sağlıkla kalınız.

<p class='MsoNormal'>Gülenay Kalkan, geçen sezon FOX dizisi Yasak Elma'da Feride  karakteriyle izley

'Yasak Elma'dan neden ayrıldığını Akşam'a açıkladı

Biber kurutma mesaisi köyü adeta kırmızıya boyuyor

Sahili kaplayan su sümbülleri temizleniyor

Tescilli kayısı çekirdeğinden kurabiyeler damakları tatlandırıyor