• $28,9105
  • €31,2659
  • 1877.66
  • 8057.42
8 Ocak 2023 Pazar

Randevunuz var, unuttunuz mu, yoksa…!

Bizim, insanlar olarak insan olmaktan kaynaklanan haklarımız vardır. Ayrıca inançlarımız gereği "kul hakkı" diye de bir kavramımız daha var. Bu kul hakkı, bir insana habersizce ve rızası dışında yapılan zarar verici şeyler olarak özetlenebilir. Kimi kul hakları da var ki, kim kimin hakkını yedi bilinmez bile.

Tabii ki hepimizin ev ve iş hayatı münasebetiyle yaşadığı bir düzlem ve hareket sahası var. Ve penceremizin açıldığı yerleri daha dikkatle müşahede etme fırsatına sahip olabiliyoruz. Ben de sağlık sektörünün naçizane bir neferi olarak bu sahada yaşananları gözlemleme fırsatı buluyor, tespitlerimi de yetkililerle ve sizlerle paylaşarak takdirlerinize sunuyorum sevgili okurlarım.

Bugün sizlerle paylaşmak istediğim konu, hepimizin hayatında önemli bir yer tuttuğunu düşündüğüm MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi). Gerek mobil uygulama kolaylığı ve gerekse telefon hattı ALO 182 ile bizleri sağlık sisteminin ulaşılabilirliği ile tanıştıran Sağlık Bakanlığımıza müteşekkiriz. Lâkin bu imkan ihtiyaç sahipleri için kolaylaştırıcı olduğu kadar ihmal ve istismar sahipleri için de bir istismar alanı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hastanelerde, hekim odaları önlerinde, kamu eczaneleri turnikelerinde oluşan uzun kuyruklardan bu noktaya gelişimiz ne kadar da sevindirici halbuki.

Ama beş parmağın beşi bir olmuyor işte. Nimet gören ve şükredenleri olduğu kadar fırsat gören ve istismar edenleri de olmaktadır sistemlerin. Bu alandaki vahameti Sn. Sağlık Bakanımız birçok açıklamayla daha önce olduğu gibi geçtiğimiz günlerde de ortaya koydular. MHRS sisteminden randevu alanların yüzde 25'inin randevularına gitmediğini şaşkınlık ve endişeyle öğrendik. Şu anda sağlık sisteminin en kritik konularından olan randevu alabilme ve hekime ulaşılabilirlik olduğu düşünüldüğünde tablonun ne kadar vahim, ne kadar da acı verici olduğu ortaya çıkmaktadır.

Acılarını dindirmek adına randevu almaya uğraşan insanların yaralarına tuz basan bu ihmal ve istismarı ancak sorumluluk duygusu ve iyi niyet ile aşabiliriz. Yaptırım noktasında da mutlaka bu tablonun müsebbiplerine caydırıcı ihtar ve cezalar uygulanmalıdır. Bir başka yüzü de var bu konunun. Sağlık Bakanımızın "112 Acil Çağrı Merkezimiz gümrük kaçağı bir cep telefonuyla bir ayda tam 22.217 defa arandı" açıklaması da cabası oldu bu manzaranın. Bu yönüyle de düşünülecek olursa bir suikastten bahsetmek de mümkündür. Kimler, niye sağlık sistemini meşgul eder? Unutarak ve cebri sebeplerle, alınan randevuya gidememek daha ayrı bir konu. Ama! Bunu bir alışkanlık ve kasıtla tekraren yapmak çok başka ifadeleri de hak etmektedir doğrusu.

Devlet-millet karşıtlığının her geçen gün başka bir ayak oyununa tanık olduğumuz bir zamanda randevu gaspı da kafamızı kurcalamaktadır. En hafif ifadeyle sorumsuzluktur bu mesele. Kul hakkıdır. İnsan hakları ihlalidir. Kula ve insanlığa yüktür. Bu konuyu önemsiyorum, çünkü sağlığın ve canın ne demek olduğunu sizin gibi ben de biliyorum sevgili okurlarım. Canımıza ve sağlığımıza sekte vuran, kast eden bu cerahat sağlık sistemimizden ve kamudan ve mümkünse tüm hayattan sökülüp atılmalı, kurutulmalıdır.

Sağlık Bakanlığımız randevu alan vatandaşlarımıza randevu tarihinden kısa bir süre önce randevularını hatırlatmakta ve eğer bir manileri varsa randevularını iptal etmeleri konusunda uyarmaktadır.

İlgili mercilerin de bu konuyu kasta binaen gerçekleştirdiği belirlenenler hakkında cezai bir yaptırımda bulunması en büyük arzumuzdur. Anne karnındaki bir fetüsten tutun da yaşı kemâle ermiş bir yaşlı büyüğümüze kadar geniş bir kitleyi etkileyen bu konu hakkında üzerimize düşeni vatandaş olarak da yapmalıyız. Yapalım lütfen! Gereksiz yere telefonumuzu meşgul eden birisi olduğunda bile neler hissettiğimizi düşünelim. Bir sağlık sistemini meşgul eden; sistemi boşa çıkaran, hastaların dertlerine dert katan bu mesele hafife alınabilir mi?

Evet sevgili okurlarım, sorumluluk duygusu ve israftan kaçınmak çocuklarımıza bırakabileceğimiz en güzel miraslardandır. Başkasını da hesabına dahil ederek yaşayan, kul hakkını hassas bir teraziyle tartan, gıda ve giyimde olduğu kadar "randevularında" da müsrif olmayan nesilleri yetiştirebilmek ümidiyle. Unutmayalım, biz yaparsak çocuklarımız da yapar!

Sağlıkla kalınız.

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları 60'ıncı günde devam ederken, Hamas'ın silahlı kanad

Kassam Tugayları işgalci İsrail askerlerinin içine sızdı

İşgalci İsrail Batı Şeria'da ablukaya devam ediyor... Cenin Mülteci Kampı'na baskın

300 bin TL ile 350 bin TL arası! İşte adeta teklif yağan ikinci el otomobil modelleri…

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye'ye dönüyor... Yurtdışına yasadışı yollarla kaçırılmışlardı