• $8,2693
  • €10,0522
  • 488.154
  • 1454.99
27 Ocak 2019 Pazar

Maduro olmak veya madara olmak!

Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Prof. Dr. Cevdet Erdöl
YAZARIN SAYFASI

Petrol ve altın zengini Venezuela’da Amerikan yönetiminin sıradışı bir darbe girişimine tanık oluyoruz.

Maalesef millet iradesine düşman, halktan, demokrasiden, akıl, izan ve vicdandan nasibini almamış anlayışların seçimle iktidara gelmiş, millet eliyle imar olmuş hükümetleri yok sayışlarının en son ve vahim örneği ile yeniden karşı karşıyayız.

Bu kirli kalkışmada sorgulamamız gereken birkaç önemli husus bulunmaktadır.

Kendini demokrasi ve insan haklarının beşiği olarak tanımlayan Amerika, bağımsız bir ülkenin seçilmiş yönetimini neden devirmek ister?

Kendi seçimlerine Rus müdahalesi dedikodusunu soruşturma üstüne soruşturma ile irdeleyen bir devlet başka ülkelerin yöneticilerini devirme hakkını kendinde nasıl görür?

Aslında yanıt oldukça basit!

Bir ülke eğer yeraltı ve yerüstü zenginlikleriyle Amerika ve diğer emperyalist ülkelerin gözünü kamaştırır ve eğer o ülkenin yönetimi bu zenginliklerin sömürülmesine karşı çıkarsa işte o andan itibaren emperyalist güçlerin gözünü demokrasi bürür, ağzının kenarından insan hakları salyası akmaya başlar.

Sayın Cumhurbaşkanımız bu durumu “Kan kokusu almış bir köpekbalığından daha tehlikelisi, petrol kokusu almış emperyalistlerdir.” sözleriyle çok güzel bir şekilde tarif etmişlerdir.

Emperyalistlerin bu tarzı asırlardır aynıdır ve tarihimiz bunun sayısız örnekleriyle doludur.

Saddam diktatör dediler, devirdiler, idam ettiler. 15 yıldır Irak perişan. Seveni, sevmeyeni, destekçisi muhalifi herkes Saddam’ı mumla arıyor. Kaddafi diktatör dediler, devirdiler, kendi halkına linç ettirdiler.

Libya iç savaş ile paramparça ve kan gölüne döndü. Herkes aynı şekilde Kaddafi’yi mumla arıyor. Emperyalist vakum şimdi de gözünü Venezuela’ya dikmiş demokrasi (!) adına, seçilmiş devlet başkanı Maduro’yu atanmış bir kukla ile devirmeye çalışmaktadır.

Venezuela’da olan olaylar Amerika’nın yeraltı ve yerüstü zenginliklerine sahip ülkelerde uyguladığı senaryo ile tıpatıp aynıdır.

Ama artık bu senaryo miadını doldurmuştur. ABD bildiğimiz ABD olsa da 15 Temmuz’dan sonra dünya artık ABD’nin bildiği dünya olmaktan çıkmıştır.

Evet 15 Temmuz’da Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Aziz Milletimizin dünya milletlerine cesaret veren dik duruşu büyük bir dönüşümün mimarı olmuş ve Maduro’ya sahip çıkan cesur Venezuelalıları da haksızlık ve zulme karşı birleştirmiştir. Bu sarih gerçeği Sayın Maduro ‘Türkiye Cumhurbaşkanı beni aradı. Türkiye halkı Venezuela halkının yanındadır. Bugün tarihi bir gün.” sözleriyle Türkiye’nin öncülük ettiği gerçek egemenlik ve demokrasi ruhunu kıtalar ötesinden sahiplenerek doğrulamıştır.

Bu süreçte bize düşen, millet iradesine sahip çıkarak seçilmişleri atanmış kuklalara boğdurmamaktır! Devlet-Millet yürüyüşünün münevver bir örneğini dünyaya gösteren Venezuela ve dost lider Maduro’ya haklı mücadelelerinde muvaffakiyet dilerken seçimleri, özgür iradeleri yok sayan kurtlanmış darbeci zihniyet ve çığırtkanlarını lanetliyorum.

Trump ’a tavsiyem ise mazlumlara reva gördüğü kanlı demokrasisini emperyalizmin nimetleri ile obez olmuş kendi halkına yedirmesidir.

Venezuela’nın lideri Maduro’dur bunu antidemokratik müdahaleler ile değiştirmeye yeltenenler ise “Madara” olmaya mahkumdur.

Merak Ediyorum:

ABD petrol için kaç devleti perişan etti?

Sağlık ve afiyet içinde kalınız.

<p>Londra'nın tarihi köprüsü Tower Bridge'de okunan akşam ezanına çok sayıda Müslüman tanıklık ederk

Londra'nın tarihi köprüsü Tower Bridge'de ezan okundu

Onları görebilmek neredeyse imkansız! İşte kamuflaj ustası savaş gemileri

Çamurlarda serinleyen mandaların görüntüsü Serengeti'yi aratmadı

Dereotunun az bilinen şaşırtıcı faydaları