• $28,9632
  • €31,2267
  • 1890.33
  • 7984.49
1 Ocak 2023 Pazar

Hareketin bereketli dünyası!

İnsan zamanın, mekânın ve şartların etkisiyle değişen ve gelişen bir varlıktır. Fiziki görüntüsü değişir. Psikolojik haritası değişir. Gözlerinin feri, hayata bakışı değişir. Bir hekim nazarıyla ele alırsam sağlığı da değişir insanın. Bu, akışın bir sonucu olduğu kadar tedbirsizliğin ve akışa kapılmanın da neticesi olabilmektedir. Tam da bu noktada zaman ve şartlar karşısında aşağıya doğru bir grafik çizilir insan hayatında. Siyah saçlar griye ve beyaza döner. Gergin ve parlak cilt solgunlaşmaya başlar. Ve organları da eskisi gibi olmaz artık insanın. Peki ama yapacak bir şey yok mu tüm bu değişimler karşısında? Elbette var. Tamamen bir geri dönüş mümkün olmayacaktır. Ancak, her yaşı kendi şartlarına nispetle mümkün olan en verimli şekilde yaşayabiliriz. Bunun için de en kritik nokta olarak hareket(sizlik) çıkmaktadır karşımıza.

Dünya Sağlık Örgütü'nün bu konuya ilişkin verilerine bir göz atmamızın sanırım faydası olacaktır. "Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ilk defa hareketsizliğin etkileri üzerine küresel bir rapor hazırladı.

Yayınlanan rapora göre hükümetler ve bireyler bu konuda tutumlarını değiştirmezse 2020-30 yılları arasında fiziksel hareket eksikliği nedeniyle kalp sorunları, obezite ve diyabet gibi hastalıklara yakalananların sayısı yaklaşık 500 milyon olacak.

Bunun sağlık sistemlerine maliyetinin ise yıllık 27 milyar dolar civarında olacağı tahmin edilmektedir.

Bunun getireceği iş yükünün diğer hastalara verilen hizmeti de yavaşlatacağı düşünülmektedir.

DSÖ'nün 194 ülkeden derlediği verilerle hazırladığı rapor ülkelerin vatandaşlarını harekete teşvik etmekte yetersiz kaldığını gösteriyor.

Ülkelerin vatandaşlarını yürüme, bisiklet kullanımı, spor ve diğer fiziksel aktivitelere teşvik etmesine ihtiyaç var.

Bireyler olarak bizlerin de sağlıklı bir yaşam için hareket etmemize ihtiyaç vardır.

Evet sevgili okurlarım. Atalarımızın da öz bir şekilde ifade ettiği gibi "Nerede hareket, orada bereket!"

Bireyden topluma, yerelden küresele kadar her türlü sağlıksızlığın arkasında hareketsizlik vardır. "İşleyen demir ışıldar" öyle değil mi? Garajda kaderine terk edilmiş lüks bir otomobil bile performansından görüntüsüne kadar kayıplar yaşar mesela. Ya birçok sistemler bütünü olan insan hareket etmezse sağlıklı nasıl kalabilir?

Ekonomi bile çalışmayla üretmeyle ayakta kalır.

Branşım olan kardiyoloji alanından yola çıktığımda da hareketin önemini hep ana unsurlardan birisi olarak gördüğümü söylemeliyim.

Kolaylaştırıcı teknolojilerle hayatımıza konfor katarken hareket alanlarımızı da kısıtladığımızı fark ediyor muyuz acaba? Otomobil sahibi bir birey yürüme mesafesindeki yerlere aracıyla giderken hayatını "adım adım" hayattan mahrum bıraktığını düşünüyor mu-düşünüyor muyuz- acaba?

Ayakları üstünde duran nesiller yetiştirmeyi planlarken çocuklarımıza yürüyüş alışkanlığı kazandırabilmeyi de dert ediniyor muyuz, mesela?

Şehir hayatı yorucu, şartlar kolay değil evet. Ama imkanlar bizim yaşantımızda açtığımız alanlarla var olabilmektedir. Sokakları varsa mahallemizin-ki var- yürünecek yollar da var demektir. Hafta sonlarımızı planlarken bir sahil şeridini, mesire alanını yürüyüş ve temiz hava için planlarımıza dahil etmemizin de önünde çok büyük engeller olmasa gerek.

Hareket için harekete geçmek lazım sevgili okurlarım. Günlük ya da haftalık takvimlerimizin içinde sporun ve hareketli bir yaşamın yeri olmalı.

Hem hareketli yaşamı çalışma hayatımızda da uygulayabiliriz. Masa başı bir işimiz olsa bile bu mümkün. Ofis içinde sandalyelerin tekerlekleri üzerinde sörf yapmak yerine birkaç adım mesafedeki dolaplara, raflara, ofis içi aygıtlara yürümek bile hareketin tanımına içerik oluşturacaktır.

Velhasıl sevgili okurlarım, beden ve ruh sağlığı pozitif yönde seyreden bireylerin oluşturduğu toplumlar da o sağlıktan nasibini alacaktır. Sağlıklı insan sağlıksız tüketimlerin de müşterisi olmayacaktır. Tütün ve mamulleri, alkol ve türevleri başta olmak üzere tüm tehditler de çıkacaktır o sağlıklı hayatlardan. Çıkmalıdır da. Hatta hiç girmemelidir zaten. Çocuklarımıza bu minval üzere örnek olarak sahip çıkmayı asla ihmal etmeyelim! Hareketin bereketli dünyasında buluşmak üzere sevgili okurlarım...

Sağlıkla kalınız.

<p></p><p>Azerbaycan Sismolojik Hizmet Merkezinden yapılan açıklamada yerel saatle 08.16'da meydana

Azerbaycan'da 5.6 şiddetinde deprem!

Havada taklalar atarak yere düştü! Yaya geçidinde kan donduran kaza

Uludağ'ın “Uyuyamayan” ayı ailesi! Yemek yerken görüntülendiler

Ustasından çay tarifi! Meğer yıllardır yanlış demliyormuşuz…