• $ 5,7442
  • € 6,3253
  • 276.526
  • 100237
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Paris’ten İstanbul’a yeni Gezi rüyası

Fransa’daki sokak gösterileri burada da birtakım malum çevreleri heyecanlandırmışa benziyor. Bu kesimler sokakları yeniden ateşe vermek ve ülkeyi yakıp yıkmak ateşiyle yanıp tutuşuyorlar.

Çoğu kişi hâlâ maalesef Gezi’nin uzun süre hazırlığı yapılan, organize, dışarıdan yöneltilen ve Türkiye’yi destabilize etme projesi olduğuna hâlâ inanmıyor. Gezi olaylarıyla ilgili süren soruşturma kuşkusuz bu konulara açıklık getiriyor, getirecektir.

Gezi’de öne çıkan bazı isimlerin, özellikle de gazeteci ve sanatçıların birer ajan-provokatör olduğu geç kalan Gezi soruşturmasıyla iyice aydınlığa çıkacaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gezi’ye yönelik taviz vermeyen, dik duran tutumunun da ne kadar yerinde ve haklı olduğu bugün çok daha iyi anlaşılıyor.

O dönem “mesajı aldık” diyerek Erdoğan’ı açığa düşürmeye çalışanların nasıl sinsi hesapların içinde olduğu da bu son bir yılda iyice görüldü.

Erdoğan’ı sokağın hedefi haline getirerek, “diktatörlük” suçlamasıyla istifaya zorlayarak Türkiye’yi ele geçirmeye çalışmışlardı. Erdoğan çetin ceviz çıkınca sokağa çıkanlar ortada kaldı, tabii Erdoğan’ın yalnız bırakan “yol arkadaşları” da sinsice yeni bir darbeyi beklemeye koyuldu.

Gezi’de, küresel siyasal iklime uygun şekilde hükümeti “sivil” darbeyle devirme çabaları sonuç vermeyince “yolsuzluk” susturucusu takılmış Yargı darbesine devreye koydular.

17-25 Aralık darbesi Gezi’nin devamıydı ve sonradan bu soruşturmayı yürüten polis ve savcıların ABD istihbaratıyla işbirliği içinde olduğu açığa çıkacaktı.

Gezi ve 17-25 Aralık operasyonunun arkasındaki uluslararası güç, “sivil” yollardan sonuç alamayınca askeri darbeye yöneldi. 15 Temmuz, Gezi ve 17-25 Aralık operasyonlarının üçüncü ve en şiddetli halkası halkası olarak gelişti.

Erdoğan’ın kararlı liderliği ve bu liderliğin arkasındaki toplum desteği olmasa bugün bambaşka bir Türkiye tablosuyla (Suriye ve Irak’takine benzer) karşı karşıya olurduk.

Şüphesiz tehlike tümüyle atlatılmış değil; Gezi’den bu yana Türkiye önemli mesafe kat etse de Erdoğan’ı devirme yönündeki uluslararası arayışlar devam ediyor. İkinci Gezi hevesinin arkasında da bu arayışlar yatıyor.

Gezi’nin sebebi nasıl ki “ağaçlar” değildiyse Paris’teki ayaklanmanın sebebi de “akaryakıt zammı” değil. Öyle olsaydı herhalde zamlar durdurulurken ayaklanma devam etmezdi. Fransa’nın eksiği kararlı bir siyasi liderlik. Şaşkınlık, “mesajı aldık” ahmaklığı siyasi iradenin sokağa teslim olmasını getirir ki, Macron’un içine düştüğü hata da bu.

<p>Olayın PKK´yla bağlantısı tespit edilmiş, Cumhuriyet Başsavcılığı olayı derinleştirilmişti. Yapıl

Pendik´te Orman Kundaklamaya Çalışan Hainin Kimliği Belli Oldu

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Türk Yıldızları'nın İstanbul'u selamlamasına "kokpit içi" bakış

Oğuz Boyu geleneğini Trabzon'da sürdürmeye çalışıyor