• $7,436
  • €9,0435
  • 443.377
  • 1567.43
19 Ocak 2011 Çarşamba

Ve elitler yeniden sahnede

Aaron Sorkin adını duydunuz mu? Facebook'un hikayesini beyazperdeye bir aksiyon filmi hızında uyarlayan senaryo yazarı. Epeydir hayranıyım.

Pazar gecesi yapılan Altın Küre ödüllerinde de 'En iyi senaryo' ödülünü hakkıyla kazandı. Ancak o gece ilginç bir konuşma yaptı.

Önce asistanı dahil akla gelebilecek herkese teşekkür etti, sonra kızına seslendi: 'Sevgili kızım, elit kötü bir kelime değildir. Özenilecek bir kelimedir. Bak buradaki kadınlara; akıllı kızlar daha fazla eğlenir.'
Sorkin bir isyanı dile getirdi.

Son yıllarda Amerika'da 'elit' kelimesi kötü anlamda kullanılmaya, küçümsenmeye başlandı.

Bunu yapanların kim olduğu da belli: Çay Partisi üyeleri, ultra-cahil Sarah Palin ve peşine takılan hokey anneleri, gerici Orta Amerikalılar, cahiller, üretime hiçbir katkısı olmayan, sadece tüketen, buna karşılık sürekli üreyenler. Tek özellikleri çoğunluk olmaları. Çoğunluk olmanın gücüyle zekayı, ilericiliği, mantığı ezmeye çalışıyorlar. Kendi eksikliklerini başkalarını geri çekerek giderebileceklerini düşünüyorlar.
Elitten kasıt da iyi okullarda eğitim görmüş, para harcayan, kitap okuyan, sinemaya, tiyatroya giden, yabancı dil bilen entelektüel insanlar. Gelir ve bilgi piramidinin üst kademesindekiler.

Başkaları tarafından 'elit' diye damgalanan insanlar demokrasi adına, hoşgörü ve siyasal doğruculuk diyerek seslerini pek çıkarmıyordu. Sadece anlamaya çalışıyorlardı. Neden küçümsendiklerini, entelektüel olmanın neden utanılacak bir şey olduğunu çözmek için...

Kısa sürede anlaşıldı ki elitlere savaş açanların kendilerini geliştirmek gibi bir dertleri yok, sadece başkalarını sindiremiyorlar.

Aklımda kaldı, bundan bir süre önce yandaş medyada yazan bir gazeteci bir başka gazeteciyi 'Zaten onlar Vanity Fair okur' diye suçluyordu. Tuhaf ve akla mantığa uymayan bir suçlama değil mi? Ne zamandır iyi bir haber-magazin dergisini okumak 'küçümsenecek' bir şey oldu?

Belli ki kendisinin İngilizcesi bu derginin kapak yazısını bile okumaya yetmediğinden bu öfke. Vizyonsuzluğunun ve bilgisizliğinin intikamını 'elitlerden' almaya çalışıyor işte.
Bildiği tek dil İngilizce olup onu konuşurken bile kendi kendine kelime uyduran Sarah Palin'in 'elitlere' öfkesinden pek farksız değil.
Aaron Sorkin'in isyanı bize de cuk oturuyor:  Elit kötü bir kelime değildir, özenilecek bir kelimedir.


Adnan Polat'a sevgilerimle

Günlerdir bir Adnan Polat portresi yazmak için bilgisayarın başına oturuyorum, sonra hukuki engellere yenik düşüyorum. Biliyorum ki kendimi tutamayacağım. Hıncal Abi'nin tabiriyle koca Galatasaray'ı 'Adnanspor' yapan başkandan zaten hazzetmiyorum son olanlardan sonra nefret etmeye başladım...

Arada sırada 'Keşke ben yazmış olsaydım' diye imrenerek baktığım bir yazı olur. Dün Hürriyet'te Kanat Atkaya'nın yazısını okuyunca hem alkışladım, hem de düşüncelerime tercüman oldu.
Altına imzamızı atalım:
'Sen Galatasaray Başkanı olacaksın Adnan Polat, bina memuru, stat müfettişi değil. Yapamıyorsan -ki belli ki yapamıyorsun- çek git.
'Büyük camialar bedel ödemez, ödetir.
'Galatasaray'a, Fenerbahçe'ye, Beşiktaş'a 'ezik' muamelesi yapmak kimsenin yanına kalmaz.
'Ölen başkanına [Özhan Canaydın'a] laf ettirdin ya, çıkıp o adama 'Doğru söylemiş' dedin ya, yazıklar olsun.
'Daha lafım var ama Cem Yılmaz'ın dediği gibi kamera kaydediyor...'


Show TV yönetimine mektup

Sevgili Saner Ayar...
Sana sitemimdir bu, insan bir açar teşekkür eder. Baksana genel müdürü olduğun Show TV'nin yeni dizisi 'Muhteşem Yüzyıl' için 260 bin dolar değerinde reklam yapmışım köşemde. Üstelik sadece dört kere adını geçirerek... Ve sen bunun üzerine bir kere bile beni aramadın, bir çiçek, bir teşekkür notu bile yollamadın. Ki normalde ince bir insansındır...
Şaşırdın değil mi?
Cemaat böyle şaşırtır işte... Sadece bir TV dizisine saldırmazlar. Şimdi bir de Zaman'a ikinci sınıf bir medya analisti bulmuşlar, o da yazımdan böyle hesap çıkarmış.
E bana da sadece sana sitem etmek düşer bu durumda!


Ucube!

Ben söyleseydim liberal faşistler tarafından taşlanırdım, neyse ki tam da aklımdan cümleyi dünkü Radikal'de Akif Beki kurmuş: 'Ucube bir film.' Tabii ki Sinan Çetin'in yeni filminden bahsediyor.
Peki neden 'ucube' Sinan Çetin'in filmi dersiniz?
Düşünceleri, hayata bakışı ucube de ondan... Kendisi o kadar gerici ki, filmleri de böyle. Hala düşünce yapısını sloganlardan sıyıramamış, ucuz propaganda peşinde.
Yaptığı film de ilk hafta sonunda gişede bu yüzden çuvallıyor. Çünkü bu 'ucubeyi' bir tek Taha Akyol beğeniyor.


Gemiyi önce...
Ferhat Boratav kuruluşundan beri CNN Türk'te... Bir tür Demirel. Yönetimler değişiyor, birileri gidiyor-geliyor ama o hala bir şekilde koltuğunu koruyor. Fakat kimse ne iş yaptığını pek bilmiyor, ortalarda görünmediği, ekrana çıkmadığı için hatırlanmıyor ve gözden kaçıyor...
Ancak son zamanlarda birkaç kritik hata yaptı.
Mesela önce durup dururken Pensilvanya'ya 'hanut' Hocaefendi gezisine gitti.
Ekrana çıkıp kendini göstermeye ve bunun iyi bir şey olduğunu düşünmeye başladı.
E bir de benim yazılarıma 'sit com' karakteri olarak konuk oldu... Galiba benim için Balçiçek'in yerini aldı artık.
Fakat bütün bunlar Ferhat Boratav'a iyi olmadı. Çünkü hatırlandı!
'Ya böyle bir adam vardı bizde, sahi bu adam ne iş yapıyor' diye konuşulmaya başlandı Patronlar Katı'nda.
Zaten kısa sürede anlaşıldı pek bir iş yapmadığı, parlak bir fikri falan olmadığı.
Bir de CNN Türk'te işler kötü gidiyor, birinin kellesi gidecek, kabak başına patlamasın diye panikledi o da.
Dikkat çekmenin kendisine artı puan kazandırmadığını anlamış ki geçenlerde bayramlık takımlarını giymiş ve El Cezire Türkiye'nin kapısını çalmış. 'Beni atmadan ben gideyim' derdinde.
Yalnız bu bir iş görüşmesi değil, yanlış anlamayın. Sadece bir 'ön mülakat.' Çünkü El Cezire bu aralar 'headhunter'lar tarafından bulunan isimlerden önce CV istiyor, sonra görüşüyor ve değerlendiriyor. Yani birileri teklifte falan bulunmuyor, bir tür sözlü sınav yapılıyor.
Ne diyeyim, hayırlısı olsun.

<p><strong>'Reformlar kamuoyuna sunma aşamasına geldi'</strong></p><p><strong>BAŞKAN ERDOĞAN'DAN ÖNE

19 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Nur Vergin'in cenaze törenine katıldı

Şuşa'ya giden ''Zafer Yolu'' eylülde hazır olacak