• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
01 Temmuz 2011 Cuma

Muhalifin uslu çocuk olarak portresi

Kariyeri boyunca Bob Dylan'a üzerinden çıkarmak için çok uğraştığı ama bir türlü beceremediği bir politik kıyafet giydirildi. Daha ilk yıllarında siyasi mesajlar veren şarkıları bırakıp sadece müzik yapacağını açıkladığında hayranlarının hışmına uğradı.
Ve Dylan yaklaşık 50 yıldır kendisinin bir siyasi kahramanlığa soyunma niyeti olmadığını, sadece müzik yapmak istediğini anlatıyor.
Anlatıyor da insanlar anlıyor mu?
Hala ona belli sorumluluklar, misyonlar yüklüyorlar.
Bundan birkaç ay önce Çin'de konser vermeye gittiğinde de ciddi bir eleştiri yağmuruna tutulması bundan.
Konsere çıkmadan önce Çin hükümetine çalacağı şarkıların listesini verdiği bile yazıldı, ama Dylan bunları yalanlamak zorunda kaldı. Başka ülkelerde ne çalıyorsa Çin'de de aynı sırayı takip edeceğini açıkladı. Dahası Çin'deki otoritelerden böyle bir talep gelmediğini de söyledi.
Herkes 'Sadece müziğimi yaparım' deyip işin içinden sıyrılmıyor tabii ki.
Daha birkaç hafta önce dünyanın en önemli heykel sanatçılarından Anish Kapoor bu ülkedeki önemli bir sergisini iptal etti.
Çin'e karşı açıklama yapan pek çok sanatçı gibi o da Ai Weiwei'nin hapiste tutulmasına isyan ediyordu.
Kendisine özgü sakalından hemen tanıyacağınız Ai Weiwei sadece Çin'in en önemli sanatçılarından biri değil, ayrıca sesi en güçlü çıkan muhaliflerinden. Çin'deki otoriter sisteme karşı sesini yükseltiyordu ne zamandır.
Ta ki 1 Nisan'da Beijing havalimanında tutuklanana kadar.
Bu tutukluluk geçen hafta son buldu ve Ai Weiwei serbest kaldı. Tek bir karelik fotoğrafta kendisiyle özdeşleşen sakalı yerinde yin, üzerinde de mavi bir t-shirt görünüyor.
Mahkumiyeti, tutukluluğu hakkında ne diyor peki?
Hiçbir şey... Konuşması yasak.
Çünkü Ai Weiwei özgürlük adına uslu çocuk olmayı kabul etti.
Aylardır ne ile suçlandığını bilmeden hapis yatan bir adamın ruh halini de anlamak lazım 'İşte korktu, sustu' demeden önce. Dünyanın yeni otoriter devletleri insanın gözünün yaşına bakmıyor.
Hiçbir hüküm giymeden 1 Nisan'dan beri hapis yatan Ai Weiwei'nin tutuklu kalmasının nedeni tabii ki Çin hükümetine yönelik yaptığı çıkışlar ve muhalif duruşu değilmiş! Resmi açıklamaya göre bir 'vergi kaçakçılığı' davasında tutuklanmış ünlü sanatçı. Çin hükümeti meğerse vergi konusunda çok hassasmış...
Çin'in resmi haber ajansının haberine göre Ai Weiwei 'Artık vergilerimi ödeyeceğim' demiş...
Eskiden dünyanın global bir köye dönüştüğü, Tayland'da kanat çarpan bir kelebeğin etkisinin bir başka kıtada da olacağı konuşulurdu. Bu teori ekonomik yansımalar kadar global özgürlükler konusunda da bir altyapı oluşturuyordu. Global köyde eski tip otoriterlik dünyanın baskısına yenik düşmeliydi.
Oysa global köy teorisi global barışı sağlama konusunda çok kötü sınavlar verdi. Hem bireysel özgülükler, hem de büyük çapta yaşanan savaşlara (Bosna, Rwanda) karşı getirilen korkak ve gecikmiş çözümlerle uluslararası organizasyonlar sınıfta kaldı.
Uluslararası Af Örgütü dünyada tutuklu kalan mahkumlara karşı binlerce mektup yollayabilir. O mektuplar otoriter devletleri yönetenlerin masasına bile varmadan çöpe atılıyor artık. Birlemiş Milletler koca bir şakadan ibaret... O idealizm eski yüzyılda kaldı.
Özgürlüğün teminatı sadece devletin kendi insafında. Uluslararası baskının ise sadece kozmetik karşılığı var.
Çin hükümeti her gün New York Times tarafından dayak yemektense göstermelik adım atarak vitrinini düzenliyor.
Artık tutuklu değil ama özgür mü Ai Weiwei?
İnsanın ailesiyle, arkadaşlarıyla, alıştığı hayatıyla bir arada olması günümüzde düşüncelerini açıkça ifade etmekten daha önemli. Hem hiç kimse ikisini birlikte sunmuyor: Birinden diğerini seçiyorsunuz.
Hayatını bir Çin zindanında geçireceğine hiç değilse alıştığı hayatını yaşasın Ai Weiwei...

Yarım asırlık dostluk
Dün Ayşenur Arslan'ın 'Medya Mahallesi' programını gördünüz mü? Haluk Şahin'le sohbet ederken birden stüdyoya Uğur Dündar elinde bir pastayla giriyor.
'Nehir kenarına' çekilen gazeteciler arasında yer alıyor ya artık Haluk Şahin (gerçi onunki adaya çekilmek) onun için bir pasta hazırlanmış. Haluk Şahin şaşırıyor, hatta bir ara Ayşenur Arslan'a 'Doğum günün mü' diyor.
Uğur Dündar 'Pasta kesmek için illa bir bahane mi olması gerekiyor' diye yanıt veriyor, 'İyi ki varsınız demek için bu pasta.'
Medya dünyasında herkesin birbirinin kuyusunu kazdığı, gazetecilerin birbirini gammazladığı bir dönemde ne kadar güzel bir jest. Bazen böyle insanlara 'İyi ki varsınız' demek gerekiyor işte. Uğur Dündar'a bunu hatırlattığı için teşekkürler...
Hakikaten de iyi ki var Haluk Şahin... İyi ki var Ayşenur Arslan... Ve de tabii ki Uğur Dündar.
Programda arada kaybolan bir cümle dikkatimi çekti.
'Yarım asırdır arkadaşız' diyordu Uğur Dündar, 'Haluk Şahin'le ta 46 sene öncesinden tanışıyoruz.'
Dile kolay, 46 sene. Bazen birlikte çalışarak, bazen uzakta ama hep dost kalarak 46 sene... Mümkünmüş işte...
Medya o kadar da pis bir dünya değilmiş demek ki...

<p>CHP’nin yayın organı Halk TV’de program sunan Özlem Gürses MHP lideri Devlet Bahçeli&

Sağlık Bakanlığından Halk TV sunucusu Özlem Gürses'e yalanlama: Öyle bir personelimiz yok

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İstanbul boğazında görüntülendi! Sakarmekeler martılarla beraber simitle besleniyorlar

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor