• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
14 Ocak 2011 Cuma

Haklı endişe

Dün başta bizim gazete olmak üzere Başbakan'ın manşetlere yansıyan açıklamalarını okudum. Her zamanki gibi müthiş bir özgüven, kendisinden emin ve çok net, çok kararlı. 'Yeni anayasa yapılacak' diyor, heykelin yıkılmasını gerektiğini söylüyor ve 'ucube' sözünün arkasında duruyor.

Eskiden 'Gizli gündem' diye bir laf vardı.
Başbakan'ın açıklamalarından anlıyoruz ki artık bu laf tarihe karıştı. Herhangi bir niyetini gizleme gereği duymayacak kadar kuvvetli ne de olsa bu iktidar.
Türkiye'nin Ortadoğu'da yer alması gerektiğinin altını çiziyor açık açık. 'Laik paranoyası' denirdi bu gibi iddialara eskiden. Bu söz de tarihe karıştı. Paranoya gerçek oldu.
Yüzünü net bir şekilde Ortadoğu'ya ve Arap dünyasına dönen Türkiye'de buna paralel olarak arka arkaya ilginç gelişmeler oluyor.

RTÜK, 'Muhteşem Yüzyıl' dünyasına müthiş bir ayar veriyor.
Yeni içki düzenlemeleri apaçık 'yasak' demese de niyeti ve bu işin varacağı yeri çok belli ediyor.

Ve heykel tartışmaları: Türkiye 'insanlık anıtını' yıkmaya niyetli bir ülke haline gelmiş.
Bu gelişmeler tek bir gerçeğe işaret ediyor günün sonunda: Endişeliler haklıymış meğerse...

Deniyordu ki 'Merak etmeyin, demokrasi geliyor' ya da 'Türkiye ilerliyor, gelişiyor, kimse yolundan çeviremez.'

Yahut 'Bu hükümet kimsenin içkisine karışmaz, herkes birbirinin yaşam tarzına saygılı olsun' nutukları atılıyordu.

Bunlar safça iyi niyetmiş meğerse. Gidişatın çok net bir yaşam tarzı müdahalesi olduğu ortaya çıktı.

'Endişeli modernler' ilk günden beri AKP iktidarına kuşkuyla bakıyordu zaten, maalesef ezberleri bozulmadı. Ve her geçen gün endişelerinin haklılığı bir kez daha ortaya çıkıyor.

'Yüzde 58' mutlak gücü hükümete verdi, hükümet de bu gücü başkalarının kaygılarını hiç gözetme ihtiyacı duymadan kendi lehine, kendi vizyonu doğrultusunda kullanmaya başladı.

Kısacası, Türkiye'nin yeniden şekillenme operasyonu hız kazandı ve itiraz edecek bütün kurumlar sindirildiğinden önlerinde hiçbir engel de yok. Dönülmez bir noktaya gelindi.

Ne ilginç ki artık AKP iktidarına hep destek veren, arkasında duranlar bile kuşkulu. Liberal yazarlara bakıyorum, Başbakan'a hiçbir şekilde destek çıkamıyorlar. Eminim deniyorlardır ama onlar bile elle tutulur tek bir tarafını bulamıyorlardır bu tartışmaların...

Nasıl oldu da 'endişeliler' gidişatı önceden kestirdi, seslerini yükseltti ve itiraz etti ama 'diğerleri' görmezden geldi, bizi kandırdı, iktidarın propaganda makinesi olarak görev yaptı?


Galatasaray'a ihanet ediyorlar
Ali Sami Yen artık tarihe, anılarımıza gömüldü. Bir kuşak sonra bu efsanevi ismi de, stadı da hiç kimse hatırlamayacak. Yeni Galatasaraylı olmuş çocuklar Türk Telekom'la, Arena'yla bilecekler Galatasaray'ı.

Bu yönetim Galatasaray'ın tarihini sildi, köklerini kopardı.
Neden kimse hangi hakla Ali Sami Yen'in adını tarihe gömdüklerini sorgulamıyor?
Buna ek olarak İstiklal Caddesi'ne paralel Hasnun Galip Sokak'taki kulüp binasını 'başka bir şekilde' değerlendirmek için kapatıyorlar ve bütün yönetimi yeni stada taşıyorlar... Hangi cüretle; bu kulübün adı 'Galatasaray' ve Beyoğlu'ndan nasıl koparırlar?

'Aslantepe' adının metro durağı olarak anılması için belediyeye başvurmuş bir de Adnan Polat, yanıt bekliyormuş... Bu kulübün, Galatasaray adının yeni bir 'markaya' ihtiyacı mı var?

Ben bu gidişattan hiç hoşlanmadım doğrusu...
Ama Adnan Polat'ı da anlıyorum: Tipik bir müteahhit mantığı işte. Klasik bir yeni zengin... Parası var ama burjuva değil...

Polat'ın bütün hayatı kendi kişisel tarihini, geldiği yeri, geçmişini silmekle, onu örtmekle, unutturmakla geçtiği için... Aynısını Galatasaray'a da yapabileceğini düşünüyor.

Oysa bunlara hiç gerek yok.
Peki bunu çimentoyla, betonlarla örülü mantığına nasıl anlatacağız?


Kabinede kullan-at devri
Yerinde olmak istemeyeceğim tek kişi 'Bakanlık yapma yetkisi olmayan Kültür Bakanı' Ertuğrul Günay bu aralar:

- Önce 'Kraldan çok kralcı' tavrı benimseyip Başbakan'ın heykele 'ucube' demediğini basın toplantısında duyurdu... Sonra Başbakan kendi bakanını yalanladı ve heykele 'ucube' dediğini duyurdu...

- Önce İlber Ortaylı gibi bir değerli hocanın Topkapı Sarayı'nın başına geçmesi için ön ayak oldu... Sonra birileri bir 'badem bıyıklı' atayınca Ortaylı'nın telefonlarına çıkamaz oldu...

- Önce sola küfretti, CHP'li köklerine ihanet etti, AKP'nin özgürlük ve demokrasi vaat ettiğini anladı... Sonra yeni mahallesinde ne eleştiri kültürünün, ne tartışma özgürlüğünün olduğunu anladı ve sesini çıkaramıyor...
Bütün bu olaylardan sonra umarım Ertuğrul Günay kendisinin yetenekleri, vereceği hizmetler, birikimi olarak bakan yapılmadığını kavramıştır.
Kısacası, kendisinin bir vitrin olarak 'müşteri çekmek' için kullanıldığını ve 'sezon' bitince de depoda kendi kaderine terk edileceğini...


Hanuta iyice alıştı
Yer Doğan TV Center, Bağcılar...
Gündüz saatleri...
CNN Türk katında reklam departmanından içeri kanalın danışmanı Ferhat Boratav giriyor...

Önce bir hoş-beş, 'Nasılsınız, iyi misiniz' faslı... Tüm şirinliği, sempatikliği üstünde... Yüzünde gülücükler...

Ve hemen sadede geliyor:
'Artık her gün ekrana çıkıyorum, biliyorsunuz' diye konuya giriyor... 'Kanalda bir sürü insana kıyafet alıyorsunuz... Saba Tümer'e mesela... E ben de bir ekran yüzüyüm, bana da bir kıyafet bulsanız artık...'

Sempatik ya, espriyi de patlatıyor: 'Sormayın biraz da göbek yaptık bu aralar... Kah kihkoh... Mesela XXX firmasından kıyafet alabilir misiniz? Onları beğeniyorum...'
Şimdi harıl harıl Boratav'a uygun kıyafet aranıyor; hayır üzerine uyacak değil, ona bedava kıyafet vermeye razı olacak firma...

Bir kere hanutçu olunca hep hanutçu olunuyor demek ki: Pensilvanya'ya 'bütün masraflar dahil tam pansiyon' ziyarete götürüldüğünden beri bedavacılığa alıştı sanırım.

Bir onu düşünün... Bir de işi gereği her akşam farklı takım elbise giymeye mecbur olan ve hepsinin parasını cebinden ödeyen, yıllardır kendi adıyla bir markayı özdeşleştirmekten kaçınan Uğur Dündar'ı...

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İşte Galatasaray'ın gündemindeki golcü oyuncular

Ankara'nın simgelerinden Kuğulu Park buz tuttu