• $33,0652
  • €36,2173
  • 2612.98
  • 11139.5
22 Ağustos 2022 Pazartesi

Türk çocuklarına verilen tuhaf isimler ve beyazlaşma

Bugüne kadar bu köşede çeşitli konularla ilgili yazılar yazıldı, bunların birçoğu çok tartışıldı, konuşuldu ama pek azı 4 Kasım 2021 tarihinde yayınlanan "Türk Çocuklarına Verilmeye Başlanan Tuhaf İsimler ve Aşağılık Kompleksi" başlıklı yazım kadar yankı yaptı.

Daha önce bu konuda akademik bir çalışma ve yayın yapmış biri olarak o yazıda uzun uzun Türklerdeki isim verme pratiklerinin tarihsel sürecini, özellikle modernleşme dönemindeki değişim dinamiklerini tartışmıştım. Türkiye'de özellikle kentleşmenin ağırlık kazandığı 1950 sonrasında neredeyse pek çok toplumda olmadığı kadar yoğun isim modalarına (bu tabire başvurmak zorunda olmak bile saçma) rastlandığını yani bazı isimlerin birden moda haline gelirken bazılarının demode olduğunu anlatmıştım. Bu başlı başına enteresan bir durumken son yıllarda bu isim verme pratiklerindeki değişim ve yeni isimlerin karakteristiği kesinlikle tartışmaya değer. Çünkü isim dediğimiz şey sadece bir kelime değil; bir kimlik ilanı.

"BEYAZ" İSİMLER

Çocuklara yeni yeni verilen isimlere bakıldığında öncelikle bir "özgün" isim verme söylemi dikkati çekiyor. Sanki bu konuda bir yarış varmış gibi sırf özgün olsun diye verilen bu isimlerin ise ilk duyduğunuzda çocuğun hangi milletten olduğunu anlayamayacağınız isimler olması başlı başına tuhafken "neden bu isim?" diye sorulduğunda ise bir o kadar tuhaf cevaplarla karşılaşabiliyorsunuz. İşte özgünlük iddiası ilk gelen cevaplardan biri. Herhalde arkadaşlar çocuklarına verdikleri bu anlamsız isimlerin patentini aldıklarını düşünüyorlar.

Esas enteresan iddia ise "modernlik" ve "evrensellik" iddiası. "İsmin moderni, pre-moderni, post-moderni olur mu" diye soramıyorum tabii. Zira sorunun bu kitle tarafından anlaşılacağından bile emin değilim. Ama evrensellik iddiasını özellikle soruyorum. Çünkü orası önemli işaretler veriyor: Öncelikle evrensel olduğu söylenen isimlere bakıldığında mesela kadın isimlerinin çoğunun "-ya", "-ra" veya "-na" hecesiyle bittiği yani Yunan-Latin kökenli Batılı isimleri fonetik olarak çağrıştırdığı görülüyor. Anlamlar ve değerler dünyasında da ne Türk ne de Müslüman isim verme kültüründe de olan bu isimler çocuklara verildiğinde isimlerin evrensel olacağı varsayılıyor. Ne de olsa bir şey Batılıysa evrensel, Batılı değilse yereldir ve modern değildir!

Dahası da var. İsimlerde Türkçe harf karakter olmaması da tercih ediliyor. "Yurtdışında zor oluyor şekerim" diye ekleniyor. Herhalde ileride Kaliforniya Vali adayı olacak evladımızın siyasal kariyeriyle oynamak istemiyor bu saygıdeğer ebeveynler. Uzun süre eğitim sebebiyle oralarda kalmış birisi olarak söyleyeyim; eğer kişiliğiyle, zekasıyla, başarısıyla saygın bir kişilik olursanız en zor Türkçe isimleri bile öyle güzel telaffuz ediyorlar ki! Yoksa oraya kaçan FETÖ'cüler gibi kendinize sonradan John, Michael falan bile deseniz ciddiye alınmazsınız. Tabii esas kriterin Batılılar tarafından değil kendi milleti tarafından ciddiye alınmak olması gerektiği hususuna hiç girmiyorum. İşte müstemleke zihniyetinden manzaralar.

Bir de beyazlara dâhil olmayıp, onları taklit edip onlar gibi çocuklara isim verdiğinde statü elde edeceğini sanan daha alt gelir gruplarından lümpenler var ki onlara da söylenecek çok şey yok.

"BEYAZ MUHAFAZAKÂR" İSİMLERİ

Verilen isimler Türkiye'nin içindeki toplumsal kesimler arasında farklılık da gösteriyor. Benzer bir şekilde beyazlaşmaya çalışan muhafazakârların çocuklarına verilen isimler de tuhaflaşıyor. Yine o kadar İslami isim varken sırf kulağa alafranga geldiği için sonu "-ya", "-na", "-ra" ile biten isimler özellikle aranıp bulunuyor ve çocuklara koyuluyor. "Niye bu ismi koydunuz?" diye sorulduğunda alınan cevaplar ise çok komik. "Kur'an'da geçiyor" veya "Kutsal bölgelerdeki bir dağın, mağaranın, taşın adı" gibi cevaplar alınıyor. 1400 yıldır hiçbir Müslüman'ın, 1200 yıldır hiçbir Türk'ün aklına gelmemiş bu isimler, bu süper yaratıcı dimağlar tarafından icat ediliyor ve koyuluyor. Anlamı sorulduğunda da "cennettin kapı kolu anlamına geliyor" gibi bunu dini olarak meşrulaştırma amaçlı cevaplar alınıyor ama tabii ki bu anlamların o isimlerin koyulmasının arkasındaki amaçla bir alakası bulunmuyor. Hatta sırf kulağa alafranga geldiği için Arapçadaki edatları (Türkçedeki gibi edadı benzeri) Kur'an'dan bulup çocuğuna isim diye koyanlar bile oluyor. Kulağa alafranga gelmesi ve bir beyazlaşma kompleksi yine karşımıza çıkıyor.

<p>Trump'ı 'kaçak göçmenler' kurtardı...</p><p>Yasa dışı göçmenlerle ilgili tabloyu okumak için başı

Trump'a suikast girişimi neden öngörülemedi?

Üniversite tercihi yapacaklar dikkat! İşte en çok para kazandıran meslekler

Kıbrıs Barış Harekatı'nın az bilinen fotoğrafları! İlk kez göreceksiniz

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (18 Temmuz 2024)