• $7,468
  • €9,0535
  • 441.366
  • 1565.01
12 Kasım 2011 Cumartesi

Zenginliğin ve büyümenin böylesi!

'Kamu yararı' ilkesini doludizgin 'piyasacılığa' kurban etmiş devlet, Van'da depremzedelere gaz bombası atarken 'zengin ve büyüyen' Türkiye'nin haşince otoriterleşen 'kamu' yönetimi de gözler önünde yine yere serilmişti. 
Devlet, birinci depremde çadır yetiştiremediği için bakan, vali tüm kamu idarecilerinin uyarısını dinlemeyip hasarlı evlere girmeyen ve böylece ikinci depremde hayatlarını kurtaran vatandaşları bibergazıyla kucaklıyordu. 
Ama zaten 'içinde kamu yararı ve insanın olmadığı' ekonomik büyümenin 'fetiş' düzeyine getirildiği ülkemizin 'küçülen insani değerleri' küresel raporlarda alt alta sıralanıyordu...
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın 2011 İnsani Gelişme Raporu'nda İnsani Gelişim Kategorisi'ndeki 92. sıramızın medya tarafından 'Türkiye insani gelişimde yükseliyor' şeklinde takdimi sahiden hazindi...
187 ülke arasında Kosova, Bosna-Hersek, Gürcistan, Hırvatistan, Lübnan, Kazakistan, İran, Azerbaycan ve Ermenistan'ın arkasında kalan Türkiye'nin esip, gürleyip borç krizindeki Avrupa'ya ekonomi dersi verdiğini de unutmamak gerekirdi...
AB'nin 'sömürgeleştirmeye' çalıştığı, yoğun finansal saldırılarına maruz kalan Yunanistan'ın batık ekonomisine rağmen 29. sırada olmasını açıklayamazdık.
İstihdam ve adalet yoksunu olarak büyüyen milli gelirimize karşılık vatandaşın gelişmeyen eğitim ve sağlık koşulları tepetaklak giderken toplumsal cinsiyet eşitsizliği endeksinde 77. sırada olmamız da sürpriz değildi.         
Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği listesinde Tunus, Cezayir, Libya gibi 'Arap Baharı'nın kavurduğu' ülkeler bile bize 20 küsur sıra fark atmışlardı.

EĞİTİMSİZ, EŞİTSİZ, ADALETSİZ AMA ZENGİN ÜLKE...
UNESCO'nun 2011 'Küresel Eğitim Araştırması' ise Türkiye'nin Avrupa'da en fazla okuma yazma bilmeyen nüfusu barındırdığını söylüyordu. Türkiye'de 15 yaş üstü nüfusun 5 milyonu okuma yazma bilmezken bu nüfusun içindeki kadın oranı yüzde 90'dı.
Estonya'da 15 yaş üstü okuma yazma bilmeyenler 2 bin, Letonya'da 5 bin kişiydi...
Elbette 'Avrasya Kaplanlığımızla' çok çelişkili ve orantısız veriler akıp gidiyor.
 Credit Suisse Araştırma Enstitüsü'nün Küresel Servet raporunda da Türkiye'deki servet dağılımındaki eşitsizlik 'kapitalizm karşıtı gösterilerle' sarsılan dünya ortalamasının oldukça gerisindeydi.
Rapora göre Türkiye'de 49 milyon 800 bin kişinin toplam serveti 1.3 trilyon ve servet dağılımında 10 doların altında büyük yığılma var.
35 dolar milyarderimiz ve 43 tane 500 milyon - 1 milyar dolarlık servet zenginimizle servet dağılımındaki eşitsizliğimiz 'gini katsayısıyla'  Afrika ortalamasına çok yakındı. 
Ekonomik büyümede Avrupa birincisi Türkiye, yine Berteisman Vakfı'nın araştırmasına göre 'sosyal adalette' 31 zengin ülkenin en fakiriydi...  
Türkiye, GSMH'nın sadece yüzde 0.02'sini çocuk eğitimine harcıyordu ve yüzde 25 genç işsiz nüfusuyla 31 ülke arasında en geridekiydi.
Yani sonuçta ne denir ki; 'insani yatırımı' kamusallık zihniyetiyle birlikte silen 'kalkınmacı ideolojiye' teslim Türkiye'ninki gibi 'büyüme ve zenginleşme' görülmemişti...

<p>Sağlık çalışanları ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Sağlık Bakanlığı tarafından koronavirüs

Kısıtlamalar esnetilecek mi?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Zehir tacirlerine şafak baskını! 6 İlde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi

Hayvanat bahçesideki hayvanlar karın keyfini çıkarıyor