• $7,4204
  • €8,9846
  • 438.106
  • 1467
22 Eylül 2011 Perşembe

Kalkanın hesaplanamaz maliyeti

Bir ayağı Türkiye'ye yerleştirilecek NATO Füze Savunma Sistemi, 'NATO'nun yeni güvenlik konsepti' adı altında pazarlanırken, kalkanın ardında en az 100 milyar dolarlık silahlanma bütçesi duruyordu.
Bu bütçenin önümüzdeki yıllarda Füze Kalkan Sistem ağının kurulması tamamlanınca  katlanacağı ve 2002'den beri artan küresel silahlanma harcamalarının rekor kıracağı kesin.
GSMH'sının yüzde 2.5'ini savunma bütçesine ayıran Türkiye'nin, bu proje için oldukça yüklü bir fatura ödeyeceği konuşulsa da meblağ tam olarak telaffuz edilmiyor.
Gündemde Malatya Kürecik'e yerleştirilecek Füze Radar Sistemi'nin 'kalkansız' olması hasebiyle Türkiye'nin doğusuna bir balistik füze saldırısında acaba NATO'nun Romanya'daki üssünden ateşlenen füzelerin menzili, hızı ve yetecek mi sorusu var.
NATO yetkilileri endişeye mahal yok derken Füze Kalkan Sistemi'nin Türkiye'ye kurulmasıyla açık hedef haline gelen 'ulusal güvenliğimiz' için avcı füze siparişleri de milli faturaya eklenecek gibi görünüyor.
Yani milyarca dolarlık askeri harcama kapımızda.
Tabii ki proje ve sistemin sahibi ABD'nin 1980'lerden beri 'yıldız savaşları' fantezisiyle milyarlarca dolara geliştirdiği 'Füze Kalkan Projesi' oldukça karlı bir savunma yatırımı olarak zamanını bekliyordu.
ABD Füze Kalkan Projesi'nin pazar müşterisi, 28 ülkenin üye olduğu NATO ittifakı olarak planlanmıştı.
Böylelikle NATO, 'füze ve radar sistem ağıyla' geçmişteki ruhuna kavuşurken, sınırlarını doğuya doğru esnetecekti.
Ve elbette ABD havacılık ve uzay sektörü bu yeni militer dönemin 'Füze Kalkan Sistemi' üzerine kurulmasıyla birlikte başta NATO ülkeleri olmak üzere alınan yekun siparişlerle büyük cirolara kavuşacaktı.
Füze ve kalkan imajlarıyla nükleer silahların daha görünür olduğu ve açıktan savaş tehdidini diri tutan temsillerle dolu NATO'nun yeni savunma konsepti ayrıca silah yığınağı yapan Körfez ülkeleri, Hindistan gibi büyük alıcıları da daha da heveslendirecekti.  
Diğer yandan NATO'nun yeni savunma konseptinin Soğuk Savaş yıllarından yegane farkı ise bu defa Polonya ve Romanya'ya yerleştirilecek füzelerin yönünün 'olası bir tehlikeye karşı' hiç de tekin olmayan  'doğuya' çevrilerek NATO topraklarının korunmasıydı.
'Olası bir tehlike' bulmak zor değildi, İran ve Kuzey Kore zaten 'haydut devlet konseptinden ' beri Batı kamuoyunda tehditkar ülke algısına sahiptiler.
Hele İran'ın gelişmiş nükleer teknolojisi adeta NATO'nun 'Füze Kalkan Sisteminin' gerekliliğinin teminatı oldu...   
Velhasıl geçen yıl ABD'nin NATO vasıtasıyla pazarladığı 'Füze Savunma Sistemi' projesine 28 NATO ülkesi ortak olma kararı aldılar.
Mali krizle boğuşan borç batağına saplanmış Avrupa hükümetleri, silah harcamalarından tasarruf yapmamıştı. 10 yıl boyunca 200 milyon dolarlık katılım yapacakları Füze Sistemi'ni onaylamışlardı.
Türkiye'nin stratejik payına da Malatya Kürecik'e kurulması kesinleşen Füze Sistemi için gerekli radar ve uydu sistemleri düşmüştü.
Belli ki darboğazdaki ABD ekonomisine milyarlarca dolar girdisi sağlayacak 'Füze Kalkan Sistemi' Türkiye'nin de aralarında bulunduğu NATO ülkeleri tarafından finanse edilmekle kalmıyor 21. yüzyılın savaş 'konsepti de' böylelikle onaylanmış oluyor.
Her türlü 'savunma projesinin' aslında 'saldırı projesi' olduğunu anladığımızda bari geç olmasa...

<h3>Başkan Erdoğan’dan CHP’ye erken seçim yanıtı</h3><p>“2023’E KADAR BEK

27 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Klozeti açınca dev yılanla göz göze geldi! İşte o korku dolu anlar...

Define için 45 metre tünel kazmışlar! Suç üstü yakalandılar