• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
01 Kasım 2011 Salı

İstanbul'da kim çıplak kalacak?

Ülke, kapitalizmin 'temel rant toprağı' İstanbul'u küresel kent yapma saplantısıyla Marmara depreminden sonra geçen 12 yıllık süre zarfında bırakın 'deprem hazırlığını' depremde çadır kurma alanları olarak boş tutulan arazileri bile beton AVM ve yüksek katlı rezidanslarla doldurulmuştu.
Şehrin küresel rekabetçi üstünlüklerini ön plana geçirmek için yapılan 'imaj' çalışmaları,  bilim, hukuk ve insanı inkar eden 'çarpıcı projelere' ayrılan milyon dolarlık bütçelerin çok gerisinde kalan 'deprem stratejisi' bugünlerde gündeme yerleşti.
Van depremi ertesinde 'kentsel dönüşümün cenneti' ve 2029 yılına kadar büyük depremi bekleyen İstanbul'un 'yıkılıp yeniden yapımı' ivedilikle yürürlüğe girdi.
İstanbul'daki 3.5 milyon konuttan yarısının gerekirse 'kamulaştırılarak' yıkılacak olması hızla büyüyerek rekor kıran inşaat sektöründe büyük sevinçle karşılandı.
İstanbul'daki 'yıkım' için ellerinden geleni fazlasıyla yapacaklarını söyleyen sektör temsilcileri bu kararı artık 'marka konutların zamanı, ucuz konut sağlam değildir' açıklamalarıyla kutladılar.
Çünkü 'kentsel dönüşüm projelerinin' öncülüğünde şimdiye dek lüks konut, rezidans yaparak milyon dolar fiyat biçen sektör için bu yıkım, büyük bir arsa arzı anlamındaydı ve İstanbul'un yıkımı/yeniden yapımı kendileri adına tarihi bir milattı.
Dolayısıyla inşaat sektöründeki bu yoğun memnuniyet ve hükümete yardım beyanları 'kamulaştırarak yıkımın' acaba spekülatif kent rantını mı yoksa kentin sosyal yapısını/insani varlığını mı gözetecek sorusunu beraberinde getiriyordu.
Yani 10 milyon insanın yaşam alanını ve şehir karakterini değiştirecek bu devasa dönüşümün 'kamusal niteliğini' nereden anlayacaktık...
İSTANBUL'U YIKARKEN...
17 milyar dolar deprem vergisinin duble yollara harcandığı ülkemizde, arsa üretimi için Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarını satışa çıkardığı, kamu varlıklarının süratle 'özelleştiği' İstanbul'da başlatılacak 'depreme hazırlık yıkımının' ekonominin ana motoru inşaat-finans işbirliğini ihya edeceği açıktı...
Ayrıca bugüne kadar 'kentsel dönüşüm' projeleri göstermişti ki İstanbul'un tarihi, kültürel dokusunda yaşayan kent sakinleri, o bölgeden temizlenerek 'dönüşüm' gerçekleşiyordu ve metrekaresi 500-800 TL'ye kamulaştırılan arsalar 8 katı fiyatlarla ihaleye açılıyordu.
Bu kamulaştırarak yıkımın aslında İstanbul'daki dar gelirli kentlilerin de topyekun tahliyesini beraberinde getireceğini görmemek için kör olmak gerekti. 
Öte yandan 1999 depreminde halkın çadır kurduğu Kağıthane'deki İETT arazisi, Şişli'deki Likör Fabrikası, Beşiktaş'taki Ortaköy Vadisi gibi 240 kadar geniş alan tabii ki belediyeler tarafından imara açılmış ve üzerlerine gayet lüks/pahalı/marka yapılar nasıl yükselmişti.
Dere yataklarından otoyol geçen, gecekonduları yıkıp yine balçık zemine yüksek katlı tower'lar inşa edilen İstanbul'daki 'yıkım' depreme karşı daha dayanıklı bir İstanbul anlamına gelecek miydi?     
Velhasıl sorular şöyle özetlenebilirdi?
Kaçak yapıları yıkarken Boğaz tepelerindeki ormanlık arazi ve su havzalarına yapılan özel güvenlikli birkaç milyon dolardan başlayan siteler de yıkıma dahil edilecek miydi?
Ya da 'yapı denetimini özelleştiren' hükümet, müteahhit firmanın 'müşteri' konumunda olduğu yapı denetim firmasından aldığı 'dayanıklılık onayını' hala geçerli sayacak mı?  
Yapı denetiminden geçmiş olmasına rağmen 'dayanıksız binalar' nasıl saptanacaktı?
Hükümet 648 sayılı KHK ile nüfusu 5 binin altında olan yerlerde yapı denetimini kaldırmıştı, şimdi bu KHK'yı iptal edecek miydi?
Kamusal denetimin işlemediği yerde inşa edilen yeni 'pahalı' konutların sağlamlığının garantisi ne olacaktı?
Deprem riski gerekçesiyle kamulaştırılarak yıkılacak İstanbul' 'özelleştirilmiş metalaşmış bir kente' dönüştüğü takdirde kimler çıplak kalacaktı...

<p>CHP’nin yayın organı Halk TV’de program sunan Özlem Gürses MHP lideri Devlet Bahçeli&

Sağlık Bakanlığından Halk TV sunucusu Özlem Gürses'e yalanlama: Öyle bir personelimiz yok

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İstanbul boğazında görüntülendi! Sakarmekeler martılarla beraber simitle besleniyorlar

Rusya'da binlerce kişi sokaklara döküldü!