• $7,4234
  • €9,0083
  • 446.304
  • 1569.35
18 Ağustos 2011 Perşembe

'İnsani yardım operasyonu' palavrası!

Hızlı ve etkin insan öldürme teknolojileriyle donatılmış Batılı silahlı güçlerinin kabaran emperyal hevesleri, bu defa 'insani yardım bahanesiyle' Suriye'ye yönelmiş durumda.
Mart ayında Libya halkını paranoit liderinden kurtarma gerekçesiyle başlatılan 'insani müdahalenin' bilançosu 15 bini aşkın hava saldırısı ve 6 bin bombalamayla kabartılmaya devam ediyor.
Daha geçtiğimiz hafta NATO'nun bir köyde 33'ü çocuk 85 kişiyi aynı Afganistan'da olduğu gibi bombalayarak öldürmesi, NATO'nun 'kazara katlettiği' sivillerin sayısına eklendi.
'İnsani kurtarma operasyonunun' zamane savaş dilindeki karşılığı başka ülkelerin sivillerini doya doya katletmedir.
Uluslararası güvenlik misyoneri NATO'nun Afganistan'da öldürdüğü binlerce sivilden sonra belirlediği sivil öldürme tarifesi 1500 dolardı, uzuv kaybı ise 600 dolar.. 
NATO saldırılarında Libya'da şimdiye kadar aralarında doktor, kadın, çocukların da olduğu 1500 Libyalı hayatını kaybetti.
Libya müdahalesi altı aydır bir fiyaskoya dönerken, NATO'nun 'insani müdahalesinin' sivillerin tepesine yağdırdığı tonlarca bombanın maalesef küresel kamuoyu tarafından 'olağan' kabulü de bir medeniyet travması olsa gerek.
21. yüzyılın sömürgeci- militer aklı, dünyayı 'felaket ve kötülükten kurtarmak' için küresel terörle mücadele stratejisi iflas edince başka ülkelerin topraklarında savaş çıkartmanın yolunu 'insancıl gerekçelere' dayandırmakta buldu.
ABD ve Batı ittifakının Libya'yı 'istikrarsızlaştırma' planı başta yolunda gitse de bir zamanların halk lideri Kaddafi'nin direnci ortaya çıktı.
Ayrıca küresel güçlerin Libya'daki muhalifleri ve çok yönlü manipülasyonlarıyla da 'halk ayaklanmalarını' yozlaştırmasının sonucu siyahi Libyalıların etnik katliamına kadar vardı.
Ama sonuçta Kaddafi yine halk desteğiyle ayakta kaldı.
Elbette 'bir anda' Arap coğrafyasını saran 'halk ayaklanmaları' küresel hegemonyanın eski güvenlik konseptinin 'haydut devletler' kategorisine aldıkları ülkelere musallat olmaları için büyük fırsattı.
Şimdi Libya sonrası sırayı Suriye almış görünüyor, 'sivil insanlar öldürülüyor' diye Suriye'ye askeri müdahale gerekçesi 'Suriye'deki insanlık krizi' haberleriyle dayatılıyor...
Amerikan medyası 'Suriye'de akan kan Türkiye'ye hakarettir' derken sivil katletme makinesi NATO gücüyle 'sivil insanları kurtarma fantezisi' PR kampanyasını Batı basını yönetiyor..
Ne de olsa hegemonik güçler için Afganistan'dan Körfez ve Afrika boynuzunun içlerine doğru uzanan geniş coğrafyayı kaynaklarıyla ele geçirip kontrol etmek 21. yüzyılın dünyasını ve tarihini yönetmek demek.
Körfezin petrol zengini ülkeleriyle ittifak halinde planlanan büyük ateş çemberinin cephe kapısı Suriye'den açılacak.            
Tüm Ortadoğu'yu ve İran-Somali hattında bütün bölge halklarını Şii/Sünni karşıtlığıyla tutuşturularak kasıp kavuracak şiddet girdabına dünya gün sayıyor olabilir.
Suriye'yle ilgili kara propagandanın gizlediği gerçekler aynı Irak savaşının gerekçeleri misali peşinen Türkiye'ye ağır vebal yükleyebilir.
Suriye'deki muhalefete para ve silah yardımı yapan Batılı müttefikler, 'Bakın insanlık katlediliyor' dezenformasyonu yapan Batı medyası halen halk desteğinin yarısını arkasına alan otoriter Suriye yönetimini 'canavarlaştırarak' Türkiye üzerinden Suriye'ye yükleniyorlar.
Hiçbir savaşın ahlaki ve insani ihtimal taşımadığını bilme bilgeliğinin işe yaramadığı zamanlardayız.
Ama komşumuzun kanının dökülmesine ne razı gelmeliyiz ne de elimize kan bulaştırmalıyız.

<p><span>Niğde'nin meşhur patatesi dondurmaya da lezzet katacak. 'Patatesli dondurma olur mu?' demey

Patatesli dondurma hem şaşırtıyor hem de tadanları kendine hayran bırakıyor

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Azerbaycan'da 20 Ocak Katliamı'nın kurbanları yad ediliyor

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı