• $7,4164
  • €9,0311
  • 442.517
  • 1542.45
20 Ağustos 2011 Cumartesi

Deprem hazırlıklarımız...

Kırık fay hattı üzerine uzanmış İstanbul'un zahmetsiz mali kaynak yaratan taşı ve toprağıyla 'deprem' hariç bütün dünyevi yatırımlar için hazırlıklar tamam...
Büyük Marmara Depremi'nin 12. yılında gözünü yapılaşma bürümüş İstanbul'un biten toprağına yeni arsa üretip katmaktan başka kaygısı yok...  
Bunun için de 'Kentsel Dönüşüm Projeleri'nden sonra eli kulağında beklenen 2-B yani ormanlık vasfını yitirmiş arazilerin ve Boğaz kenarındaki başta Kuleli Askeri Lisesi olmak üzere tarihi kamu varlıklarının satışı imdada yetişerek gayrimenkul sektörü rahatlatılacak.
Sonra 3. köprü projesiyle 3 milyon denilen ağacın mecburen 10 milyona varacak kesimiyle elde edilecek arazi arzı büyük ferahlama getirecek.
Bu hummalı faaliyet sürerken 17 Ağustos depreminin 12. yılında bakıyoruz ki olası bir depremde deprem çadırlarının kurulacağı 480 adet çadırkent arazileri bile lüks konut ve AVM'lerle doldurulmuş.
Piyasa mekanizması park ve pazaryeri olarak tutulan çadırkent alanlarını bile yutup kendine katmış.
Elbette çelişki; depremi ranta çeviren piyasa aklının 'depreme dayanıklı konut yaptık' diye depremde acil yardım ve barınma alanını işgal etmiş olması.
Diğer yandan TMMOB 100 kamu binasından birinin depreme dayanıklı olduğunu belirtip Marmara depreminin 12. yılında yurt, cezaevi ve hastanelerin yüzde birinin onarıldığını ekliyor.
Bu arada gayrimenkul sektörüne kapatılan İstanbul, 'depremi' ranta dönüştüren yıkımlar sonrasında daha yüksek katlı yoğun yapılaşmayla otel, lüks konut, iş merkezi inşaatlarıyla dolduruluyor.
Ve deprem anında ne ulaşım güvenliği sağlayacak yol genişliği ne barınacak alan ne de ayakta kalmış hastane bulmak mümkün görünüyor.

YALOVA DA DEPREME HAZIRLANIYOR...
Yine 1999 Marmara depreminde yerle bir olan Yalova'daki ticari yatırım pişkinliği de insanı dehşete düşürüyor.
Dünyanın en büyük kimyasal atık depolama tesisi Yalova'ya kuruluyor, Marmara bölgesinde özellikle İzmit körfezindeki 'kirlilik' doğan bebeklerin vücuduna yerleşmişken bu tesisin kimseye zarar vermeyeceğini buyuranlar muhakkak çıkacaktır.
Serkan Ocak'ın Radikal'deki haberinde 39 çeşit kimyasal atık ve petrol ürününün depolanacağı 26 hektarlık alana 701 bin metreküplük tesis kurulması planlandığı yazıyordu.
Yıllardır biriktirdiğimiz Körfez'in pisliği yetmezmiş gibi şimdi parayla gelişmiş ülkelerin kimyasal zehirlerini deprem bölgesinde toplayıp muhafaza etmenin adını ülkemize 'yabancı yatırım geldi' diye koyabilirler... 
Kimyasal çöpçülük için denizin içine 750 metre iskele kurup tankerlerle gelen 710 bin ton 'kimyasal atık' ya da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın düzelttiği üzere 'kimyasal madde' istiflenecek...
Kuzey Marmara fay hattının en küçük silkinişinde de bu kimyasal maddelerin depoda durduğu gibi durmayacağı belli...
Ama henüz yaşama kastedenin 'deprem olmadığını' açgözlü dünyevi karlılık olduğunu konuşamıyoruz bile çünkü 'kalkınma düşmanlığı' yapmanın sırası değil...

<h3>Aşıda ikinci parti ne zaman gelecek?</h3><h3>BAŞKAN ERDOĞAN AÇIKLADI</h3><p>Başkan Erdoğan, Çin'

22 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kafese giren adam ayıya yem oldu

Gaziantep'te tır kazası! Yol trafiğe kapandı